BÜYÜK KAPTAN..! OSMAN ÇAKIR..!
Kocaelispor
25 Nisan 2020 Cumartesi 23:47

BÜYÜK KAPTAN..! OSMAN ÇAKIR..!

4 yaşında İzmit’te geldi. 12 yaşında annesini, 18 yaşında da babasını toprağa verdi.  Annesi 33, babası ise 39 yaşında hayata veda etti. Hayatın en acımasız yüzü ile 18’inde karşı karşıya kaldı. Henüz o yaşta ailenin tüm sorumluluğunu aldı. Kocaelispor formasını 16 yıl giydi, tam 500’e yakın kutsal formayı terletti. 20 yaşında takım kaptanı olurken kaptanlık pazı bandını 12 yıl boyunca çıkarmadı. O Kocaelispor’un yaşayan efsanelerinden. O herkesin “Büyük Kaptan” dediği müstesna bir kişilik… Evet… Bahsi geçen değerimiz…. OSMAN ÇAKIR…  Yani…  BÜYÜK KAPTAN!

 

EMİNE HANIMLA EVLİ, 3 ERKEK EVLAT, 1 DE TORUN SAHİBİ,  

Emekli hemşire –merhum- Zeynep Çakır ve işçi –merhum- Mehmet Çakır’ın 3 oğlundan büyüğü olan Osman Çakır 16 Haziran 1967’de Eskişehir’de dünyaya eldi.

4 yaşında İzmit’e gelen Osman Çakır, emekli hemşire Emine Hanım ile evli ve 33 yıldır aynı yastığa baş koyuyorlar.

Osman Çakır’ın 3 oğlu var. 1990 doğumlu Mehmet Çakır, Belsa Plaza’da yer alan Mayko Gümüş’ün sahibi. 1993 doğumlu Melih Çakır Amerika San Diego’da yüksek lisans eğitimi alıyor. Küçük oğlu ve Kocaelispor’da da oynayan 1997 doğumlu Mertcan Çakır ise Kocaeli Üniversitesi Uluslar Arası İlişkiler Bölümü’nde eğitim hayatına devam ediyor.

Çiçeği burnunda dede olan Osman Çakır’ın 5 aylık torunu var. Osman Çakır’ın büyük oğlu Mehmet Çakır’ın biricik kızlarının adı ise Defne…

 

Osman Çakır'ın üç oğlu... En büyüğü Mehmet (Sağda), ortanca Melih, küçük oğlu Mertcan (Solda)

 

HENÜZ 18’İNDE AİLENİN TÜM SORUMLULUĞUNU ALDI

Derince 60 Evler’de yaşayan Osman Çakır henüz 12 yaşında annesi Emine Çakır’ı kaybetti. Anne Emine Hanım henüz 33 yaşındayken üçüncü oğlunun doğumu sırasında hayata gözlerini yumdu.

Sadece 6 yıl sonra da baba Mehmet Çakır kalp krizinden vefat etti. Mehmet Çakır ise sadece 39 yaşındaydı.

Acımasız hayat Osman Çakır’a öyle bir tecrübe kazandırdı ki, efsane futbolcu karakterini ve kişiliğini çok erken yaşlarda geliştirdi, gerek normal yaşamı gerekse de futbol yaşamında bu tecrübelerini en iyi, en doğru şekilde çevresine aktarmasını bildi.

Kocaelispor forması ile tam 16 koca yıl deviren, 500’e yakın Kocaelispor forması ile yeşil zemindeki yerini alan, 16 yılın 12 yılında da kaptanlık pazı bandını hiç çıkarmayan Osman Çakır gerçekçi olmak gerekir ki yaşayan bir efsane!

Kısacası o gerçekten Büyük Kaptan!

 

Kocaelispor'un efsanelerinden Osman Çakır, emekli hemşire Emine Hanım ile 1987 yılında evlendi.

 

GEBZESPOR’DA BAŞLADI

Başlıyoruz…

Osman Çakır futbola olan sevgisini, Kocaelispor’a geliş sürecini, Kocaelispor yıllarını ve unutamadığı hatıraları şu şekilde anlattı: O yıllarda tüm çocukların olduğu gibi benim de hayalim futbolcu olmaktı.

Futbola Gebzespor alt yapısında başladım. 17 yaşıma kadar Gebzespor’da oynadım.

14-16 yaş grubundayken, hem 16-18 yaş grubu hem de A takım maçlarına çıkıyordum.

Hocamız Levent Kılıçarslan’dı.

3 yıl birlikte çalıştığım Levent hocamın da bende çok büyük emekleri vardır.

 

Osman Çakır (Sol üstte) futbola Gebzespor'da başladı

 

ADNAN DİNÇER FENERBAHÇE’YE İSTEDİ

Adnan Dinçer hocam Fenerbahçe alt yapısındaydı.

Adnan hoca genç ve yetenekli futbolcu taraması yapıyordu.

Gebze’de iyi bir dönemim vardı.

Bunu bilen Adnan Dinçer beni Fenerbahçe’ye kazandıracaktı.

Hatta Fenerbahçe ile 2-3 ay antrenmanlara çıktıktan sonra Almanya’ya bile gittim.

Fenerbahçe 2 milyon lira bonservis ile Gebzespor ile anlaştı.

Kısacası Fenerbahçe’ye transfer oluyordum.

 

Adnan Dinçer 

 

KOCAELİSPOR 2.5 MİLYON BONSERVİS PARASI VERDİ, İŞİ BİTİRDİ

Kocaelispor’da dönemin başkanı, çok değerli büyüğüm, her gördüğümde sarıldığım İsmail Kalkandelen ile kulübün yöneticilerinden, aynı zamanda Çolakoğlu Fabrikası’nın Müdürü Can Daver Gebze’ye geldi.

İkili “Madem Kocaeli’de böyle bir futbolcu var. Neden Kocaelispor’a getirmiyoruz” dediler.

Başkan İsmail Kalkandelen “Oğlum sen Kocaelispor’da oynamak istiyor musun?” diye sordu.

Yaşım 18 bile değildi. Açıkçası benim karar verme gibi bir durumum da yoktu.

Dahası babam da Kocaelispor yönetimindeki Can Daver’in müdür olduğu Çolakoğlu’nda işçiydi.

Uzun sürmeden Kocaelispor ile anlaştık.

Kocaelispor, Gebzespor’a Fenerbahçe’den daha çok çok para verdi ve 2.5 milyon lira bedelle bonservisimi aldı.

 

Osman Çakır, İsmail Kalkandelen döneminde Kocaelispor'a imza attı. Can Daver ise Osman Çakır'ın sağında

 

LEVENT KILIÇARSLAN, OSMAN ÇAKIR'I ANLATTI 

Osman Çakır’ın Türk futboluna kazanılmasındaki önemli isimlerin başında gelen Teknik Direktör, spor yazarı ve yorumcusu Levent Kılıçarslan, Osman Çakır’ın çok yetenekli ve disiplinli bir futbolcu olduğunu belirterek şu şekilde konuştu: Osman’ın Kocaelispor’a transferinin yakın şahidiyim. Fenerbahçe adına genç futbolcu taraması yapan Adnan Dinçer ve Fenerbahçe'nin eski futbolcularından Basri Dirimli, Osman için Gebze’ye geldi. Adnan Dinçer, Osman’ı çok istiyordu. Basri Dirimli çek koçanını masaya attı ve –Osman, ne kadar istiyorsan çeke yaz- dedi.

 

Levent Kılıçarslan 

 

AMATÖR KÜMEDE GOL KRALI OLDU

Ön anlaşma yapıldı ve Adnan Dinçer Osman’ı Fenerbahçe genç takımı ile birlikte Almanya’ya götürdü. Fenerbahçe’nin genç takımında Nurettin ve Abdülkerim gibi isimler de vardı. Osman o kadar iyi futbol oynadı ki ona turnuvada “En yetenekli futbolcu” ödülü verildi. Osman’ı orta sahada oynatıyordum. Yıldız takımdayken genç ve A takımda da Osman’ı değerlendirdim. Osman amatör kümede gol kralı da oldu. Sanırım 22 gol atmıştı. Bir maçta 3 atmışlığı da vardır.

 

OSMAN İLE BERABER BİLE OYNADIK

Ben de Gebzespor’da antrenör oyuncuydum. Osman ile beraber oynamışlığımız bile vardır. Kritik maçlarda ben liberoda oynuyordum, oyundan çıkınca yerime Osman’ı koyuyordum. Gençlere ayrı bir önem verir, özgüvenlerini erken yaşta yakalamalarını isterdim. Bu nedenle 15 yaşındaki Osman’a tüm duran topları kullandırıyordum. İbrahim Üzülmez’i de 17 yaşındayken çalıştırdığım takımda A takımda oynattım. 

 

Levent Kılıçarslan bir dönem Kocaelispor forması da giymiş, savunmada görev yapmıştı 

 

MİLLİ TAKIMA ÖNERDİM

Osman ile birlikte 2 genç futbolcuyu genç milli takıma önerdim. Genç milli takım İzmit Altınnal Otel’de kamptaydı. Hocası Doğan Andaç’tı. Doğan hoca ile tanışırdık. Kendisine “Doğan hocam Gebzespor’da 3 futbolcu var. Onları izleyebilir misin? Ne olur bir maç yaptıralım” dedim. Doğan hoca “Kamptayız, olur, mu hiç öyle şey” dedi. Yalvar yakar maç aldım ve Bastaş sahasında Gebzespor genç takımı ile Genç Milli Takıma özel maç yaptırdım.

 

Osman Çakır (En üstte soldan ikinci) Genç Milli Takım forması giydi 

 

KOCAELİSPOR, FENERBAHÇE’DEN DAHA ÇOK PARA VERDİ

Osman ile birlikte İdris ve Bünyamin dikkat çekmişti. Doğan hoca Osman’ı beğendi ama genç takımda oynuyor diye Osman’ı Milli takıma çağırmadılar. Osman Milli takım davetini Kocaelispor’a gelince aldı. Aslında Osman’ın Fenerbahçe’ye gitmesini onaylıyordum. Çünkü Fenerbahçe’de Alpaslan futbolu bırakmış ve Fenerbahçe’nin iyi bir stopere ihtiyacı vardı. İsmail Kalkandelen ve fabrika müdürü Can Daver, Fenerbahçe’nin verdiği paradan daha fazla bir bonservis bedeli ödeyerek Osman’ı Kocaelispor’a kazandırdı.

 

 

 

ALTIN ÇOCUK

Aslında Osman orta sahada oynamaya devam edebilirdi. Çünkü çok yetenekliydi. Savunmada Aykut’u, Tanju’yu, Rıdvan’ı tutmaktan yıllarca yeteneklerini kullanamadı. Osman çok disiplinlidir, efendi, mütevazı, ailesine çok düşkün, pırlanta gibi delikanlıdır. Kocaelispor tarihinin en uzun süre oynayan ve en uzun süre kaptanlık yapan futbolcusudur. O Kocaelispor tarihinin altın çocuğudur!

 

Metin Tekin, Yusuf Altıntaş, Erhan Arslan, Yaşar Altıntaş, Küçük Haluk ve Osman Çakır, Kocaelispor'dan Milli takıma gitti

 

ÇOK DEĞERLİ TEKNİK ADAMLARLA ÇALIŞTIM

Osman Çakır’ın sözleri ile devam edelim.

Kaptan, Kocaelispor tarihinde çok değerli teknik adam ve futbolcularla çalıştığını belirtirken, İbriç’e de ayrı bir parantez açarak şu şekilde konuştu: Yıllarca stoper oynadım ama futbolumun ilk dönemlerinde orta sahada forma giyiyordum.

Kocaelispor’da teknik adamlardan ayrı ayrı özellikler kazandım.

Çetin Güler, Şenel Dal, Yılmaz Gökdel, Avni Kalkavan, Ahmet Asena. Adnan Dinçer, Güvenç Kurtar…

Adını sayamadığım o kadar önemli hocalarla çalıştım ki…

 

Kocaelispor Genç Takımı

Ayaktakiler (soldan sağa) Murat Doğansoy, Mustafa, Melih Gürbüztürk, Osman Çakır, Mustafa

Oturanlar (soldan sağa) Murat Hamzaoğlu, Sinan Uğur,  Fevzi Açıkgöz, Sinan Serdar, Selahattin Tanrıkulu, Tuncay

 

TOP, BİR FUTBOLCUYA BU KADAR MI YAKIŞIR

Kocaelispor’da stoper Ali Çoban vardı. Müthiş bir futbolcuydu. Geldiğimde “Ali Çoban’ı nasıl keseceğim?” derken Ali Çoban Sarıyer’e gitti.

Stoper Ali Çoban’dan da (Allah rahmet eylesin) stoper özelliklerini almıştım.

Ceyhun Güray inanılmaz bir yetenekti. Nerede oynatırsan oynat verimli olurdu.

Stoper oynadığında yan yanayken hiç yorulmazdım.

Ceyhun abinin futbol bilgisi Avrupa standartlarındaydı.

Ali Çoban ayrıldıktan sonra Şener Dal hoca -Elimizde Osman Çakır var. Ali’yi aratmaz” demişti sağ olsun.

1985-86 sezonunda A takımla 9. maç itibari ile oynamaya başladım.

Baturman, Gürbey, Soner, Ahmet, Tavşan Mustafa, Zeki Kaya, Süha Özkan, Ceyhun Güray, kaptanımız Mustafa Çapanoğlu…

Hayranlıkla izlediğim bu futbolcular haricinde bir isim vardı ki o bambaşkaydı.

İbriç…

Ondan çok şey öğrendim. Çok özellikliydi.

Nasıl sert şut çektiğini benimle paylaştı.

Top, bir futbolcuya bu kadar mı yakışırdı.

İnsani olarak da mükemmel birisiydi.

 

İbric Senad (Sağda) 

 

ŞENER DAL HOCADAN SONRA YILMAZ GÖKDEL GELDİ

Kocaelispor ile genç takımdayken Tuncay, Fevzi Açıkgöz, Murat Doğansoy, Sinan Uğur, Murat Hamzaoğlu, Sinan Serdar gibi isimlerle top oynadım.

Genç takımda hocamız Süha Erbirsin’di ve o takımdan 2-3 futbolcu da genç milli takıma gitti. 

Şener hocadan sonra Yılmaz Gökdel geldi.

Ülkenin önemli teknik adamlarından birisiydi. Beni tanıyana kadar biraz zaman geçti.

İlk 6-7 hafta sıkıntılar çıktı ama benimle yakından ilgilendi, bireysel antrenmanları ile bana katkı sağladı.

 

OLUR MU ACABA?

İlk yarının sonlarıydı.

Galatasaray ile İnönü Stadı’nda oynuyoruz.

Genel olarak Ahmet Keloğlu, Baturman ve İbriç orta sahada, Erhan Altın ve Süha Özkan abiler savunmada oynuyordu.

Yılmaz Gökdel hoca ile şoförümüz rahmetli Mikro abi, İnönü Stadı’nın zeminini incelemeye gitti.

Mikro abi anlattı.

Yılmaz Gökdel “Zemin çok ağır. Bana orta sahada güçlü bir adam lazım” demiş.

Mikro abi de “Ben olsam Osman’ı oynatırdım” demiş.

Yılmaz hoca da “Olur mu abaca?” diye düşünmüş.

 

Yilmaz Gokdel, 4 Kasım 2019'da 79 yaşında hayatını kaybetti

 

DÖNÜM MAÇLARINDAN BİRİSİ

Kadro açıklandı. 11’deyim. Benim için de sürpriz oldu.

Henüz 18 yaşımdaydım ve Galatasaray’a karşı oynayacaktım.

Çok iyi oynadık. Ben de görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım.

Kocaelispor’da Muharrem abi vardı. Simoviç’i geçti topu ortaladı.

Raşit Çetiner ters bir vuruşla kendi kalesine gol attı.

Maç 1-1 sona erdi.

Galatasaray ile İnönü Stadı’nda oynadığımız maç dönüm maçlarımdan birisiydi.

 

2 ÖNEMLİ MAÇTA 3 PUAN

1 hafta sonra yine ağır bir sahada rakip Eskişehir’di.

Eskişehir’in fırtına gibi estiği dönemler…

Eskişehir’in orta sahasında Boris var.

Yılmaz hoca “Sen Boris’i tut yeter” dedi.

Boris gerçekten tutulması güç bir futbolcuydu.

Boris nerede ben oradaydım.

O maçı da kazandık ve 2 puanlık sistemde 2 haftada alınan 3 puan çok değerliydi.

 

ORTA SAHA BOZULDU, YENİLGİLER DE GELDİ

Sonraki hafta rakip Bursa’ydı.

Zemin ve hava mükemmel.

Yılmaz hoca 2 haftada 3 puan aldığımız kadrodaki orta sahayı bozdu.

Ahmet Keloğlu, Baturman ve İbriç’i oynatırken beni kesti.

Bursa’ya yenildik.

Ertesi maçımız içeride Beşiktaş’laydı.

Hava yine çok güzel. Aynı orta saha ile mücadele ettik ve yine yenildik.

Yılmaz hoca Ahmet Keloğlu, Baturman ve İbriç orta saha kurgusu içine beni de ekledi.

O sezonun sonuna kadar bu üçlü dönerli oynadı ya da birisini öne kaydırdı.

 

20 YAŞIMDA TAKIM KAPTANI OLDUM

Fenerbahçe bizi mağlup etti küme düştük.

2. Lig’deyiz. Ona göre bir kadro kurduk.

Bursa bile bizi mahkeme kararı ile üst lige çıkardılar. Fikstürler yeniden oluşturuldu.

Kadromuz yeterli olmadığı için aynı sezonun sonunda düştük.

Kendi kendimize “Acaba hata mı ettik?” dedik. 2. Lig için iyi bir kadromuz vardı.

Çıkabilir ve 1 sezon kaybetmemiş olurduk.

Daha 20 yaşımdaydım ve o takımın kaptanıydım.

Hayata erken atılmış, birçok zorluğu küçük yaşlarda görmüştüm.

Yaşımdan büyük hareket ettiğim için Kocaelispor’da kaptanlık o yaşlarda nasip olmuştu.

 

 

ADNAN DİNÇER BİZİ HAYATA DÖNDÜRDÜ

Adnan Dinçer harika bir teknik adamdı.

Türkiye’de planlı çalışan ve geleceğe dair projeleri olan, en donanımlı hocalardan birisiydi.

Tüm ligleri çok iyi tanıyordu.

Adnan hocam gençlerle de hayli ilgiliydi.

Yalçın, Bülent, Tuncay, Sefer ve benim gibi gençleri yeniden hayata döndürdü.

Adnan Dinçer, Kocaelispor Kulübü’nün hiçbir zaman unutmaması gereken isimlerden birisidir.

Onun kurduğu genç kadro, Kocaelispor’un sonraki 10 yılına damga vurdu.

 

ÇAMURA SAPLANAN TOP

1990-91 sezonunda Samsunspor ile yalnız kaldık ve Samsun ligi bir adım önde bitirdi.

1991-92’de zorlanmadan çıktık. Saffet ve Ergun yıldızlaştı. Alttan gelen futbolcular da bol bol süre bularak özgüven kazandılar.

O sezon Fenerbahçe ile kupa maçı oynadık.

İsmetpaşa Stadı’ndaki maçta zemin inanılmaz ağırdı.

Fenerbahçe’de Socinski diye bir futbolcu vardı. Onu kapatmak isterken Soçinski, Tanju’ya pas verdi.

Tanju, kalecimiz Alper abinin yanından topu gönderdi.

O top gitti ve kale ağzındaki çamura saplandı.

Maç öncesi bize topun zeminde saplanma ihtimaline karşı uyanık olmamız söylendi.

Tanju topa vurduğu anda –Ne olur ne olmaz- diyerek kaleye koşumu yaptım.

Tanju da garanti için benimle birlikte koştu.

Tanju’dan önce topu çizgi üzerinden çıkardım.

Maçın sonlarında da Saffet’in golü ile Fenerbahçe’yi 1-0 yenip kupadan elemiştik.

 

Fenerbahçe ile oynanan kupa maçı... Bu maçı Kocaelispor Saffet'in golü ile 1-0 kazandı ve rakibini kupadan eledi. 

Ayaktakiler (Soldan Sağa) Saffet, Murat Doğansoy, Mahmut, Melih Gürbüztürk, Alper Boğuşlu, Osman Çakır

Oturanlar (Soldan sağa) Erol Usta, Tuncay Akgün, Yaşar Altıntaş, Yalçın Kıldıran, Bülent Uygun

 

 

ELLERİMİZLE ŞAMPİYONLUĞU VERDİK

1992-93 sezonunda tecrübesizliğimizin kurbanı olduk.

Başkan, teknik adam, futbolcu olarak şampiyonluk stresi bizi hatalara sürükledi.

Çünkü daha önce böyle bir kriz yönetimimiz olmadı.

Sadece 89-90’da son haftalar sıkıntılı geçmiş, Zeytinburnu ve Kartal maçlarından aldığımız puanlarla ligde kalmıştık.

92-93 sezonunun final bölümünde stresi kaldıramadık ve şampiyonluğu kendi ellerimizle verdik.

 

LİZBON’U İLK MAÇTA 5’LİK YAPABİLİRDİK

93-94 sezonunda kadronun yarısı alt yapıdaki futbolculardan kuruluydu.

Üst sıralarda oynamayı alışkanlık haline getirmiştik.

Güvenç Kurtar hocanın sevk ve idare kabiliyeti bize de çok şey kattı.

UEFA Kupası'nda rakibimiz Sporting Lizbon'du.

Başlarında Robson vardı.

Tabii ki endişeliydik. Güvenç hoca “Merak etmeyin. O kadar rahat bir maç oynayacaksınız ki siz de inanamayacaksınız” dedi.

Öyle de oldu.

İlk Lizbon maçı müthişti.

Özellikle ilk yarıda rakibin ceza sahasında oynadık.

İçerideki maçta Lizbon’u 5’lik yapabilirdik.

İkinci maçta yenildik ve elendik.

 

 

ALMANLAR DİSİPLİNLİYDİ

Güvenç hocadan sonra Saftig geldi. Disiplinliydi. Yarım sezon sonra Mustafa Denizli geldi.

Mustafa hoca bize büyük düşünmeyi, gerçek anlamda profesyonelliği öğretti.

O Milli takıma gitti biz de Osieck ile anlaştık.

Türkiye’ye gelen en iyi teknik adamlardan birisiydi.

O da çok disiplinli ve otoriterdi.

Osieck ile Türkiye Kupası kazandık ve bu başarı kesinlikle tesadüf değildi.

 

FİNALİN İLK MAÇINA DİNLENEMEDEN ÇIKTIK

Finaldeki rakibimiz Trabzonspor’du.

Finalin ilk maçına 3-4 saat uyku ile gittik. Kısacası çile çekerek Trabzon’a geldik.

Öğlen saat 12 gibi otele giriş yaptık, yemek yedik, 1 gibi odalara geçtik.

Akşam 7’de yani sadece 6 saat sonraki maç için sadece 2 saat dinlenebildik.

Ona da dinlenmek denirse.

Osieck, kötü organizasyondan ötürü kendisini sorumlu tuttu.

Çok üzgündü. Maç öncesi onu biz motive ettik ve merak etmemesini, terimizin son damlasına kadar savaşacağımızı söyledik.

 

İKİNCİ YARIDAKİ İYİ FUTBOLLA MAÇI 1-1 TAMAMLADIK

Finalin ilk maçı karlı havada ve ağır bir zeminde oynandı.

Özellikle ilk yarıda çok atak yedik.

Kalecimiz Stangaciu sakatlandı.

Devre arasında devam edemeyeceğini söyledi ve ikinci yarıya Alper abi ile başladık.

İkinci yarıda dengeyi kurduk ve 1-1’lik beraberlikle maçı bitirdik.

Finalin ikinci maçı öncesi takımda akıl almayacak bir heyecan, şehirde de çok büyük bir hazırlık vardı.

 

O AN HATIRLADIĞIM

Maç öncesi Sefa başkan “Kupayı alırsanız stadı yakacağım” dedi.

Şehir de biz de çok kupayı alacağımıza çok inanmıştık. İlk yarıdaki bir pozisyonda top elime çarptı. Hakem penaltı verebilirdi. Ödüm koptu.

Atmosfer o kadar stresliydi ki kimse ayağında topu tutmak istemiyordu.

Maçın sonlarına doğru Nuri sol köşeden şutu çekti.

O an hatırladığım filelerin havalanmasıydı.

O sevinci tarif etmek inanın çok zor.

 

 

SEFA BAŞKAN İYİ BİR YÖNETİCİYDİ

Maçı 1-0 kazandık ve Türkiye Kupası’nı tarihimizde ilk kez kazandık.

Aklıma bir ara ilk yarıdaki penaltı pozisyonu geldi.

Penaltıdan golü yeseydik ve çıkaramasaydık belki de en çok ben kahrolurdum.

Maçın ardından stattan meşaleler akıyordu.

Sefa başkanın maç öncesi ne demek istediğini daha iyi anlamıştık.

O kupayı ve sevinci sonuna kadar hak ettik.

 

 

CAN ULUSOY KÖPRÜYDÜ

Sefa Sirmen, iyi başkan ama iyi de bir yöneticiydi.

Paylaşmayı, muhabbeti seven, egosu olmayan bir büyüğümüzdü.

Sistemini kurar ve kademeyi çok iyi ayarlardı.

Sezon içinde Sefa başkanı çok görmezdik.

Rahmetli Can Ulusoy ile çok çalıştık.

Can abi yönetim ile futbolcu arasında köprüydü.

Özellikle Mustafa Denizli hoca ile çok iyi bir dostluğu vardı.

Onların arasındaki bu samimiyet bize de ayrı bir keyif ve moral vermişti.

Can abi kulüp idareciliği adına şahane bir örnekti. Allah rahmet eylesin.

 

Kocaelispor'un unutulmaz idarecilerinden, Sefa Sirmen döneminde Futbol Şube Sorumluluğu yapan Can Ulusoy, 20 Temmuz 2011'de yılında vefat etti 

 

VİCDAN YAPTIM

Ahmet Dursun Almanya’dan geldi. Gençti. Antrenmanda Stangaciu ile sorun yaşadı.

Kaptan olarak ona “Sen gençsin” diyerek tepki gösterdim.

Osieck bu davranışı nedeni ile Ahmet’i 1 ay yan sahada koşturdu.

Yönetim, Osieck hoca ile konuşmak için araya beni sokmuştu.

Can abi de “Sen konuş Osman” dedi.

Bu sorumluluğu şunun için de aldım.

Ahmet Dursun’a ben tepki verdim ve Osieck çocuğu kesti.

Bu bakımdan da vicdan yaptım.

Hoca ile konuştum ve takımın Ahmet Dursun’a ihtiyacı olduğunu söyledim.

Osieck ile konuştuktan sonra Ahmet takıma döndü.

 

Ahmet Dursun (Sağda) 

 

KOCAELİSPOR’DA “KAPTAN OSMAN” OLDUM

Saftig, Galatasaray ile anlaştıktan sonra benle Kuzman’ı istedi.

Kuzman gitti. Ancak ben Kocaelispor sayesinde “Kaptan Osman” oldum.

Bu kulübün yıllarca ekmeğini yedim. En zor dönemlerimde Kocaelispor yanımdaydı.

Ayrılamazdım ve Saftig’e teşekkür edip Galatasaray’a gitmedim.

1999-2000 sezonunda futbolu Kocaelispor’da bıraktım.

Depremden çıkmıştık. Jübile yapmadım.

Kocaelispor’da oynamak gururdu. Bunu yani jübileyi hiç düşünmedim.

 

 

MOŞE HUZUR VERİYORDU

Kocaelispor’a çok iyi yabancılar geldi. Başta İbriç abi, sonra Mirko, Kuzman, Ömeroviç, Stangaciu, Kaan Dobra çok iz bıraktı.

İbriç abiyi ayırıyorum. Moşe, Kocaelispor’a gelen en büyük futbolculardan birisiydi.

Belki değişik gelecek ama sinirlendiğimiz zaman Moşe’ye bakardık.

Çünkü rahmetli huzur veriyordu. Bizde çok uzun kalamadı ama futbolu ve insanlığı ile örnek oldu.

Yıllarca çok doğru yabancılar transfer ettik.

Uyum sağlayamayan aramızda barınamazdı. Kısacası yabancılarla ilgili bir sorun yaşamadık.

 

 

SAVUNMA OYUNCULARININ YILIYDI

Futbolu bıraktıktan İzmitspor’da antrenörlük yaptım.

3 farklı dönemde Kocaelispor’da görev aldım.

1. Lig’den çıktığımız 2007-2008 sezonunda Kayhan Çubuklu’ya yardımcılık yaptım.

Özellikle savunma oyuncuları için altın bir yıl oldu.

Ufuk Çam’ı Kartal’dan aldık, Kocaelispor’dan milli gitti. İskender Köksal ve Hakan Çimen sezonlarını çok iyi geçirdiler.

Onlarla birebir çok çalışmışlığımız oldu.

Bunun da illa ki etkisi olmuştur.

 

 

KAYHAN ÇUBUKLU FUTBOLU ÇOK İYİ BİLİYOR

Kayhan hocaya gelirsem…

2007-2008 sezonu şampiyonluğundaki mimarlardan birisi de Kayhan hocadır.

Şampiyon olduğumuz sezon takım ikinciyken bıraktı.

Futbolu çok iyi biliyor. Sen bir şey düşünürken o aynı anda 2-3 şey düşünüyor.

Onunla Körfezspor’da da çalıştım. İnsan olarak da kendisini sever ve sayarım.

Son olarak Derincespor’da kısa bir süre antrenörlük yaptım.

8 yıldır teknik anlamda çalışmıyorum.

 

 

TECRÜBEYİ PARA İLE SATIN ALAMAZSIN

Kocaelispor’da sadece futbol oynamadım.

12 yıllık kaptanlık dönemimde kulüp içinde söz sahibiydim.

Kimi konularda denge olmaya gayret ettim.

İnsanın kendisine yaptığı en önemli yatırım tecrübedir.

Tecrübeyi para ile satın alamazsın.

Tecrübesi olan kişi, bu işin yani futbolun bir tarafında olmalı.

Ancak futbol Türkiye’de enteresan bir şekilde işleniyor.

Liyakat düzeni olmalı.

Kısacası bir kişi işi biliyorsa, farklı şeyler aramadan işi ehline teslim edeceksin.

 

 

BOŞ ZAMANLARIMDA 60 EVLER TAYFA İLE BİRLİKTEYİM

Çok uzun yıllardan beri birlikte zaman geçirdiğim arkadaşlarım var.

“60 Evler tayfa” diyorum ben onlara.

1996’dan beri buradayım. Derince’nin yerlisi gibi olduk.

Her salı günü Metin Özkan kardeşimin Körfez’de düzenlediği halı saha maçlarına giderim.

Oradaki ortamı çok seviyorum.

Doktoru, emniyet amiri, hakemi, antrenörü, iş insanı, esnafı, başkanı, gazetecisi o maça geliyor.

Yine 60 Evler’de haftalık maçlarım var.

Çocuklarımın hayatı, dönem dönem de de ticaret derken hayat bir şekilde akıp geçiyor.

 

 

HER ADIMIMIZA DİKKAT ETMELİYİZ

Kocaelispor’un hangi zorlukların ardından toparlandığını biliyoruz.

Kulüp kapanıyordu. Bu süreçte Orhan Görsen başta olmak üzere Kocaelispor için katkı sunan, kulübün var olması için iyi niyetli bir şekilde mücadele eden herkese çok teşekkür etmek lazım.

Yakın tarihimizde büyük hatalar yaptık.

Bir daha aynı durumlara düşmemek için her şeyi çok iyi düşünüp attığımız her adıma dikkat etmek zorundayız.

 

Osman Çakır'ın 5 aylık torunu Defne... Aynı dedesi (41 Kere Maşallah... Allah bağışlasın)

 

KOCAELİSPOR VARSA KOCAELİ DE VARDIR

Kulüplerin ekonomileri her geçen gün daralıyor.

Herkes zorda.

Kocaelispor bu yıl iyi bir sezon geçirdi ama 2. Lig’de bu yılki mali genişlik olmayabilir.

Bu anormal bir şey değil.

Adnan Dinçer’in gençlere yaptığı yatırımın yıllarca karşılığını gördük.

Kocaelispor’un alt yapısında cevherler var.

Alt yapı ekibimiz harika işler çıkarıyor.

Aydın Günaydın hocama ve antrenör kardeşlerime şükranlarımı gönderiyorum.

Biz başarmıştık. Takımdaki 25 futbolcunun 23’ü İzmitliydi.

Ferruh Duygu… O’nun için ne desem az kalır.

Allah rahmet eylesin.

İşte bizde de Ferruh’un Duygu’su olmalı!

Kulübün bu duygu ile yönetilmesi gerekiyor.

Bu şehirde seni Süper Lig’e taşıyacak ırmaklar var.

Bu elimizdeki yetenekleri iyi bir tesiste çalıştırıp değerli bir cevher haline getirirsek, arkamıza bakmayız!

 

Son olarak…

Kocaelispor varsa Kocaeli de vardır… 

Spor41’e böyle bir imkanı bana sunduğu için teşekkür ediyorum.

 

Ferruh Duygu, Kocaelispor tarihinin sembol futbolcu ve teknik adamlarındandı. Ferruh Duygu 14 Haziran 2005 tarihinde vefat etti. 

 

 

Ataktakiler (Soldan sağa) Erhan Altın, Alptuğ, Ceyhun Güray, Osman Çakır, Tavşan Mustafa, Murat Vatansever 

Oturanlar (Soldan Sağa) Bülent Baturman, Ahmet Keloğlu, Süha, Soner Alp, Orhan Görsen

 

 

Ayaktakiler - (Soldan sağa) Şerif Hasanoğlu, Kadir, Alper, Mahmut, Alaaddin, Osman Çakır

Oturanlar - (Soldan sağa) Erol, Ziya Doğan, Yaşar, Bülent Uygun, Sefer Yılmaz

 

Osman Çakır, İzmit Belediyesi'nin programında konuk olan kaleci Stangaciu ile bol bol hasret giderdi

 

 

 

Büyük Kaptan, 16 yıl boyunca Kocaelispor forması giydi, 12 yıl kaptanlık yaptı, yaklaşık 500 kez Kocaelispor formasını giydi

 

İnönü Stadı'nda Beşiktaş'ı 5'leyen Kocaelispor'da Osman Çakır ve Turan galibiyeti kutladı

 

KOCAELİSPOR'A EMEKLERİN UNUTULMAYACAKTIR BÜYÜK KAPTAN!

YORUMLAR

  • Toplam 3 Yorum
default photo

Yazan: Uğur Ozulu

Kocaelispor demek Osman kaptan demektir..Bize yaşattığınız sevgi,coşku ve gurur için binlerce teşekkür..bir de buschman diye şahane bi kasapımız vardı..keşke onunla da röpartaj yapılabilse...sevgiler

0 Beğendim
0 Beğenmedim
default photo

Yazan: Ayhan Özkan

Çok ahlaklı ve çok zeki futbolcuydu Kaptan Osman,kolay kolay öylesi gelmez.Kötü zamanlarda bile küsmeyip çalışıp formayı kapmıştır Osman Çakır.

0 Beğendim
0 Beğenmedim
default photo

Yazan: Adnan Dinçer

Osman kardeşim haklı ve hatta tam anlamıyla sahiplenilmeyen bir futbol yıldızdır. O sözünün eri ve ben de iki kez futbol yaşamında dönüm süreçlerinde ona sahip çıkan örnek Alınacak başarıların sahibi olduk. Gerçek bir Kocaeli spor mehmetçiğidir. Sağlık ve başarılar diler bu röportaj adına Erdem kardeşime de teşekkür ederim.

1 Beğendim
0 Beğenmedim

DİĞER HABERLER

Gökdeniz’in köyü Ballar, koronayı yendi!

Kocaelispor’dan Antalyaspor’a transfer olan genç futbolcu Gökdeniz Bayrakdar’ın köyü olan Kandıra Ballar Köyü, 16 Mayıs’ta karantina altına alınmıştı. Covid-19 salgını nedeni ile vakaların görülmesi köye giriş ve çıkışın yasaklanmasını da beraberinde getirdi. 5 günlük karantina süresi Hıfzıssıhha Kurulu’nun toplantısının ardından 14 güne çıkarılan köyde teyakkuz ilan edilmişti. Ancak gelen son haberler çok iyi.

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
03:17
05:28
13:08
17:07
20:28
22:22