Bekle Ahmet abim...Gideceğimiz daha çok deplasmanımız var!
Erdem Övüç

Erdem Övüç

erdemovuc@gmail.com

07 Mayıs 2020 Perşembe - 14:31

Yazarın Tüm Yazıları

Spor 41

Süslü süslü kelimelerle dram edebiyatı yapmayacağım.

Ahmet abimin damarından akan kanın yönünü bilen birisi olarak, o’nun gidişini tek kelime ile ifade edebilecek olursam…

YAKTI!

 

Yazıya başlamadan önce Kocaeli Büyükşehir Belediye’nin cenaze hizmetlerindeki tüm görevlilere ayrı ayrı teşekkür etmem lazım.

Her şey o kadar sistemli ve kurallıydı ki.

Tüm personelin tavırları, hızları, titizlikleri…

Bu işin başındakinden en alt kademesine kadar emeği geçenlerden Allah razı olsun.

 

Arayanlar, yazanlar, taziyelerini gönderen tüm büyük, küçük, eş dost…

Her biriniz sağ olun, var olun!

 

Şu an yazarken bile konduramıyorum.

Ahmet abi yok… Resmen bundan sonra yok!

14 Mayıs’ta iş başı yapıp beraber, yan yana çalışmaya devam edeceğiz gibi bir his var içimde.

Gidişine inanmak istemiyorum yani.

 

 

Sinirlerim çok yıprandı.

Önce Mustafa’nın babası Sedat amca, 20 gün sonra da Ahmet abim…

Sevdiğim, sahiplendiğim, bende derin iz bırakan insanların bir anda elimizden kayıp gitmesi ağır travmalar yaratıyor.

Elden ayaktan düşüyorum.

Bu imtihanlar bizim için tabii ki.

 

 

Derler ya “Hayat devam ediyor” diye.

Etmiyor kardeşim! Et-mi-yor!

Kimse kimseyi bu içi boş cümlelerle kandırmasın.

Bundan sonra bir yanım boş olacak!

Ve hayat benim için eskisi gibi devam etmeyecek!

 

Resmiyette 13, toplamda 20 yıldır birlikteydim Ahmet abimle.

Beraber gitmediğim, görmediğim yer kalmadı.

Bir kez bile yanlışı olmadı.

Bir kez bile sesini yükseltmedi, bir kez bile ricamı kırmadı.

Hani derim ki “Şunu istedim de yapmadı”

Normalde küçük büyüğünü dinler değil mi, Ahmet abim küçüğünü yani beni hep dinledi, ne rica ettiysem asker misali koşturdu.

 

 

Bonkördü.

Bir eli sürekli cebindeydi.

Bir şeye gidildiğinde hesap ödenecekse ilk o davranırdı.

Paylaşmayı çok severdi.

Kendisine bir şey alsın, “Erdem aç kalmasın” diye maçlarda yanıma poşetle gelirdi.

Kendisi simit mi yiyecek, çay mı içecek, illa ki ek bir simit ve çay da benim için elinde her zaman olurdu.

Vedat Tekin abi de öyle…

Dışarıdan nasıl görürsünüz bu insanları bilemem ama merhamet, vicdan konusunda bizlere her zaman ders verecek insanlar onlar.

 

 

Ahmet abimin iş ahlakı, disiplini, özverisi örnekti.

Kimce gücenmesin ama bu konuda Ahmet abim 1 numaraydı.

Durduramazdın onu.

Kimse ona “Nereye” diye sormazdı.

Çünkü nereye giderse gitsin 1 sayfalık haberle gelirdi.

Üşenmez isimleri tek tek yazar, fotoğraflarını ayıklar, küçültür, kodlarını girer o şekilde teslim ederdi.

Salonlardan, statlardan çıkaramazdın onu.

Yazı, kışı, yağmuru, çamuru, soğuğu, sıcağı olmazdı.

Evine gece 11,12 gibi gittiği günün haddi hesabı yoktu.

Ve bu ADAM! 60’ın üstündeydi.

 

 

Öncesinde kalbine stent takıldı.

Geçenlerde nefes darlığı çekti.

2 hafta geçmeden habere gitti.

Yalvardık, yakardık.

Yapma Ahmet abi, etme Ahmet abi, gitme Ahmet abi dedik.

Bana bir şey olmaz diyordu sürekli!

Bilerek “Program yok. Herkes oturacak” dedik, dinlemedi, gitti salona, dolu dolu geldi.

Bizim neslin Ahmet abimin iş disiplininden öğreneceği çok ama çok şey var.

 

 

Elinden her iş geliyordu.

Usta mobilyacıydı.

Sıhhi tesisat, elektrik, badana, boya vs…

İzindeyken de durmadı.

Evi boya badanadan geçirdi.

Bizi özlediğini söylemiş yengeme.

“Yarın bu odayı da boyayayım, gazeteye gider hasret gideririm” demiş!

 

 

Yordu kendini Ahmet abim…

Çok yordu hem de…

Günde 8 hap içmek zorunda olan birisinin yapmaması gereken ne varsa yaptı Ahmet abim!

Stentli, daha önce de yokladığı o kalp Ahmet abimin hızına yetişemedi, “Buraya kadar” dedi!

Yığıldı kaldı banyoda!

Evine koştuğumda yerde yatıyordu.

Ahmet abimdi o ya..! Ahmet abim…

Offfff…!!!!! Off!!!

 

 

Başta da dedim… Dram edebiyatı yapmıyorum.

Gerçek duygularımı bu.

Gözlerimden akan yaşlarla yazmaya gayret ediyorum.

İçime çektiğim nefesten bile tat alamayacak durumdayım!

Ahmet abi ya… Ahmet abi oğlum!

Sağımdaki ADAM!

 

Başta öğrenciler olmak üzere, salonlar, statlar yetim kaldı.

Muzaffer Çintimar müdüre, Murat Aydın başkana yani okul sporlarına ve amatörlerimize ricam var.

Ahmet abimin hepimizin üzerinde olduğu gibi, öğrenciler üzerinde, amatör spor üzerinde de emeği çok fazla.

O’nun adının yaşaması için çalışma yapılmalı.

O’nun 30’ı aşkın yılının bir karşılığı bu kentte her daim değer bulmalı.

 

 

Çok zamansızdı! Çok!

Oğlu, dünyalar efendisi Özgen diyor ya “Babamın borcu varsa ben üstleniyorum” diye.

Ya canım kardeşim, Özgen’im sadece benim değil, bu şehirde, bu dünyada onu tanıyan herkesin Ahmet abime borcu var.

Arşivlerimde onun çektiği binlerce fotoğraf duruyor.

Biz zaten helalimizi tanıştığımız ilk gün teslim ettik Ahmet abime!

Asıl o bize etsin!

 

Ahmet abimin oğlu Özgen Akay 

 

Bu dünyanın içinin ne kadar boş, yalan, sahte olduğunu kimi zaman dile getiririm.

Biz aciz kullar, toplam 2 gramlık bir virüsün rehin aldığı dünyada yaşadığımızı düşünüyoruz!

Asıl hayat yerin altında, gerçek zaman ahiretten sonra.

İnanıyorum ki Ahmet abim cennetinde bizi (İnşallah) bekliyor olacak.

Bizim senle işimiz bitmedi Ahmet abim.

Gideceğimiz daha çok deplasmanımız olacak!

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
03:10
05:28
13:16
17:16
20:43
22:41