Hepimiz Candaş Tolga Işık’ız!
Erdem Övüç

Erdem Övüç

erdemovuc@gmail.com

13 Mayıs 2020 Çarşamba - 19:32

Yazarın Tüm Yazıları

Spor 41

Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 19 Mart 2020 Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında tüm sportif etkinliklerin ertelendiğini duyurdu.

19 Mart’tan bu zaman dilimine kadar geçen süreçte sporcular enerji depolarının tamamını yitirdi.

Herkes kendine göre çalışma metotlarını olabildiğince uyguladı.

Siz bakmayın sporcuların evde çalışmalar yaptığına.

Bu çalışmaların profesyonel sporcu için fazla bir anlamı olmaz.

Ben bu tür antrenmanlara “Dostlar alışverişte görsün” çalışmaları diyorum.

 

TOPU KOCA’YA ATIYOR, AMA?

TFF Başkanı Nihat Özdemir, geçtiğimiz hafta telekonferans şeklinde organize ettiği basın toplantısında da profesyonel ve BAL yani Bölgesel Amatör Lig’de sezonun 12 Haziran’dan itibaren devam edeceğini duyurdu.

Geçen günkü bir makalemde “Karar ne çıkarsa çıksın itiraz eden bir kesim illaki olacaktır” yorumunu getirmiştim.

Nitekim, özellikle alt liglerde mücadele eden kulüpler karara itiraz etti.

Son açıklamada da Süper Lig 12 Haziran, 1. Lig 19 Haziran, 2. Lig, 3. Lig ve Bölgesel Amatör Lig’ler de 18 Temmuz’da başlayacak.

Şu çok iyi biliniyor ki Bilim Kurulu, sonra da Sağlık Bakanlığı liglerin devam edecek olmasından rahatsız.

Her ne kadar Sağlık Bakanı Prof. Dr. Fahrettin Koca topu TFF’ye atsa da, o da, bilim kurulu da insan hareketliliğinin az olmasını istiyor.

 

İTALYA BİLE BAŞLIYORSA

Gerçekçi olmak lazım. Zor bir karardı.

Hükumetin itibarı da söz konusuydu.

İtalya virüsten felç bile olsa adamlar 18 Mayıs’ta antrenmanlara başlıyor.

UEFA da 3 Ağustos’a kadar “Liglerinizi bitirin” diyor.

Türkiye, salgınla mücadelede örnek ülkeler arasında gösterildiğine göre, anormallik, liglerin devam etmemesi olurdu.

 

ÖNCE SAĞLIK DİYEMİYOR!

“Basketbol, voleybol ve hentbolda ligler tescil edildi. Futbolda da edilir” düşüncesinde olanları da anlamak lazım.

Ama bu üç branşın toplam katma değeri, futbolun ülke ekonomisine yarattığı katma değerin 50’de 1’i bile değil.

Hazineye, cari yani sıcak paranın girmesi şu zamanda can suyu demek.

Halkın psikolojisi ve motivasyonu bu salgın sürecinde kritik bir parametre.

Tabii ki bu işin içinde bahis de var.

Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede oynatılan bu bahislerin yüzde 60’ından fazlası da vergiye gidiyor.

Yayıncı kuruluş ile de 2 yıl daha sözleşme var.

Az değil yılda yaklaşık 600 milyon dolardan bahsediyoruz.

Katarlılar “Millet nasıl olsa evinde. Yapacak şeyleri de yok. Hükumet sokağa çıkma yasağını da bol bol veriyor zaten. Decoder satmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamam” düşüncesinde hareket ederek “Önce sağlık” diyemiyor!

Kapitalizmin cilvesi..!

Ne yazık ki realite bu!

 

GÜMÜŞDAĞ VAZGEÇİRDİ

TFF Başkanı Nihat Özdemir Türkiye’nin en zengin insanları arasında yer alıyor.

Müteahhitlik yapan, otel zinciri sahibi Özdemir, bu yılın Ocak ayınca başkanlık görevinden istifa ediyordu.

Ancak onu bu kararından Başakşehir Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ vazgeçirdi.

Bu ülkede futbolu sorunsuz bir şekilde yönetmek demek, tüm dünyayı elindeki sihirli değnek ile yeniden dizayn edebilme kudretine sahip olmak demektir!

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın talimatı ile bir anda kendisini futbolun başında bulan Özdemir, pabucun çok ucuz olmadığını gördü.

Aylar öncesindeki bu istifa gelişmesi ile ilgili olarak fikirlerine çok değer verdiğim ve futbol endüstrisine oldukça hakim olduğunu düşündüğüm Candaş Tolga Işık, Posta Gazetesi’nde yazdığı dönemde Özdemir’in istifa edebileceğine dair sağlam bir kaynaktan aldığı bilgiyi paylaştı.

Gayet makul bir dil ile gazetecilik mesleğini icra eden Candaş Tolga Işık, kısa bir zaman sonra kendisini Posta’nın dışında buldu!

 

ÇOK ACIMASIZ BİR DURUM!

Yönetimi 3’e bölünen, karar alırken 80 çeşit badirelerden geçen, ekibini kurma noktasında zaafları görülen, iyi niyetli olsa da bu işe yani TFF başkanlığına göre olmadığı apaçık görülen Başkan Özdemir, Candaş Tolga Işık’ın Posta Gazetesi’nden ayrılmasına vesile oldu.

Çok acımasız bir durum bu!

Bizim meslek, “özellikle de bu süreçte” kesinlikle yapılabilir bir iş değil..!  

Güçlü olanın haklı, makamı olanın kendisini kadı sandığı bir ülkede gazetecilik, yapılacak en son işlerden birisi oldu.

Bu kutsal mesleğin yer seviyesine kadar inmesine, birilerine bağımlı bir düzeneğe girmesine gayret gösteren kim varsa…

Gazetecilik yapmak isteyen meslektaşlarıma da, biliyorum belki zor olacak ama hakkımızı korumaya çalışalım demek istiyorum.

Çünkü, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi, haksızlığa her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur!           

 

DÖLKELEŞ’E VETO!

Nihat Özdemir’den devam edelim…

Başkan Özdemir’e yakın birisi MHK Eski Başkanvekili ve İcra Kurulu Üyesi Bedri Dölkeleş’in, yeniden TFF’de yeniden görevlendirilmesini rica etti.

Özdemir de bu arkadaşını kırmadı ve dolgun bir maaş ile Dölkeleş’in TFF’de iş başı yapmasına yeşil ışık yaktı.

Temsilciler Kurulu’nda koordinatörlük ve eşgüdüm yönetmenliği görevine getirilmesi düşünülen Dölkeleş TFF’yi arayıp “Odamı hazırlayın. Yarın geliyorum” bile dedi.

Ancak Bedri Dölkeleş ile ilgili hazırlanan bir dosya Özdemir’in önüne sunuldu.

10 sayfalık mavi kapaklı bu dosyayı inceleyen Özdemir kararını bir anda değiştirdi ve iş başı yapmasından 1 gün önce Dölkeleş’i veto etti.

Hatta bir iddiaya göre ise Özdemir “Az daha kendimizi yakacaktık” bile demiş.

Bu düşündürücü bir konu.

Dosyada neler yazılıydı?

Özdemir kararını neden değiştirdi?

Çok ilginç…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
03:10
05:28
13:16
17:16
20:43
22:41