Neden böyle yapıyorsunuz Vali Seddar Yavuz?
Erdem Övüç

Erdem Övüç

erdemovuc@gmail.com

04 Ocak 2021 Pazartesi - 03:06

Yazarın Tüm Yazıları

Spor 41

 

Doğma büyüme İzmitliyim.

Bu şehirde iki Vali bende iz bıraktı.

İlkokul ya da ortaokul yıllarımdı.

Dönemin Valisi İhsan Dede “Çok kokuyor” denilen Dereboğazı’nda inceleme yaparken biz de Dereboğazı’nın yanındaki Sipahi Sokak’ta top oynuyorduk.

 

HEY GİDİ ESKİ GÜNLER HEY!

O zamanlar mahalle maçları çok meşhurdu.

Ne camlar kırdık anlatamam.

Maçlardan sonra sucuk gibi terler ve kafamıza göre bir komşumuzun kapısını çalar su isterdik.

1 bardak yetmezdi.

Son yudumda nefes nefese kalıp “Bi daha” derdik.

Rahmetli Şefkat teyzem…

Kadıncağız ne çekmişti bizden.

Şefkat teyzem hiçbir zaman o güler yüzünü eksik etmez, hem içirir hem de yedirirdi biz sokak çocuklarına.

Bayramlarda ilk onun evine giderdik. Çünkü para vereceğini bilirdik.

Bizler için mendil içine para koyar verirdi.

Mekanı cennet olsun.

Keza üst komşumuz Emine teyzem, karşı komşumuz Nermin teyzem ve Emrah’ın annesi Nursel ablam.

Ne kadar dua etsem azdır.

Büyük apartman karşısındaki Fethi Bakkal...

Kara Şimşek dizisinin hayranı olduğum için bana Maykıl derdi.

İnanın adımı dahi bilmezdi.

Paramız yoktu ama huzurluyduk dahası kendimizi güvende hissederdik.

Mahallemizin abileri korurdu bizleri.

Gecenin yarılarına kadar saklambaç, kale bizde, birdirbir oynardık.

Misketi de (Mile) iyi bilirdik.

Çok fena gafliğim vardı.

Ama favorimiz gostikti.

Mermerlere yuvarlak şekil verir, gazoz kapaklarına metrelerce uzaktan bu mermerleri fırlatırdık.  

Lahmacuncu Metin, Çilli Enver, Alman Kenan, Kel Hasan, Kara Murat, Süslü Yusuf, Sarı Taner, Topal Apo, Hababa Soner kardeşlerimdi.

O zamanlarda kanka diye bir saçmalık yoktu.

Yemeği de beraber yerdik, kavgaya da beraber giderdik.

Eski günler çok güzeldi be.

Şimdi ise her şey suni, her şey sahte.

Her yanımız samimiyetsiz insanlarla dolu.

 

KOCA VALİ’YE YAMUK AYAKLI DEDİK

Neyse…

Nostaljik birkaç cümlenin ardından geleyim konuma…

Dedim ya, biz taşlardan yaptığımız kalelerle sokakta maç yaparken 2009’da vefat eden Vali İhsan Dede denk geldi.

Biz tabi vali mi tanırız.

Sahanın içine cümbür cemaat girdi diye valiye “Amca çekil” dedik.

Vali Dede bizi 2-3 dakika tebessüm ederek izledi ve dedi ki “En iyi kaleciniz kim. Penaltı çekeceğim”

“Kim bu amca?” diye sorduk.

Göz göze geldiğimiz esnaf abilerimiz ve Bahtiyar Camii’nin imamı parmağı ile bize sus işareti yaptı.

Çocuklarla manasız manasız bir birimize baktık.

Bolulu olan lokanta sahibinin oğulları Hasan ve Emin kardeşler vardı.

Kötü top oynadıkları için kaleye onları koyuyorduk.

O an kalede Hasan vardı ve Vali Dede’ye “En iyi kaleci benim amca” dedi.

Vali Dede “Penaltıyı kurtarırsan buradaki herkese çokonat alacağım. Yersen topu götüreceğim” dedi.

Bizim Hasan hiç tereddüt etmeden kafasını aşağıdan yukarıya çapraz indirerek “Tamaaam” dedi.

Vali Dede penaltıyı kullandı ve dışarıya attı.

Tabi bizdeki de çocuk aklı.

Koca Vali’ye “Yamuk ayaklı” dedik.

Ortam biraz kalabalıktı.

Abilerimiz mum gibiydi ve tedirgin bir şekilde Vali Dede’ye baktı.

İnanır mısınız, kendisine yamuk ayaklı dediğimiz koca vali bildiğiniz kahkaha attı.

 

BİRSEL ABLA

Eski valilerden Ercan Topaca da bende iz bırakmıştı.

Çok beyefendiydi.

Devlet adamı olduğunu o kadar güzel gösteriyordu ki…

Bir haberimin ardından Valilik basından sevgili Birsel abla (Kavcı) aradı.

Biraz sohbet ettik.

Ki kendisi ile tanışmamız çok değişik olmuştu.

Kocaelispor’un yönetimi eski valilerden Hasan Basri Güzeloğlu’nu ziyaret etmişti.

Biz de haberini yapmak için eski valilik binasına gittik.

Ziyaret bittikten sonra saçı dökülmüş bir koruma bana “Neden zırt pırt, şak şak fotoğraf çekiyorsun” gibilerinden bir şey söyledi.

Ne dediğini anlayamadım ve “Ne demek istiyorsun sen?” dedim.

Neymiş 2 kare çekip kenara çekilmemiz gerekiyormuş.

Kuralmış. İyi de insan bilgi verir.

Her gün Vali mi çekiyorum ben!

İnanın o koruma oradan çıkarken beni omzumdan öyle bir ittirdi ki az daha yeri boylayacaktım.

Kendisi ile valiliğin içinde fena tartıştık.

Birsel abla da gürültü olan yere geldi ve “Ne oluyor burada!” diye bağırdı.

Ben de durumu anlatmaya çalışırken, koruma da sürekli beni tacizdeydi.

Birsel abla korumayı susturdu.

Öyle böyle değil hem de...

Adam muma dönüştü…

İlk kez orada tanıştık Birsel abla ile…

Meğerse kocası ile babam yakın arkadaşmış.

Hani bir laf var…

Kral kadınmış!

Emekli oldu.

Birsel abla Kocaeli Valiliği basın yayınına gelen en sağlam müdürdü.

Biz o’na abla derdik zaten.

Gazeteciler Birsel ablayı hiç unutmayacak.

En azından ben unutmayacağım.

O’na ve enişteme selamlarımı gönderiyorum.

 

SIRPLARIN BORCUNDA ARACI OLDU

Kızılyıldız dosyası başımızı ağrıtmış ve Muammer Çelik inanılmaz bir gayretle Mirkovic ile de temas kurduktan sonra 2 milyonluk futbolcu borcunun 500 bin liraya düşmesini sağlamıştı.

Bu paranın kesinlikle ödenmesi lazımdı. 

Çelik, Topaca'dan hem de özgüven hem de bilgi aldı. 

TFF binasını resmen basan Çelik durumu Mahmut Özgener'e ve yanındaki Faruk Özak'a, o dönemin bakanına anlattı.

Özak kaynak sağladı, para ödendi ve Kocaelispor düşmekten kurtuldu. 

Ben de Vali Topaca’ya, Çelik Başkan'a el uzattığı için teşekkür babında bir şeyler yazmıştım.

Birsel abla birkaç gün sonra telefon etti ve Vali Topaca’nın Cumhuriyet Resepsiyonu’na özellikle beni davet ettiğini söyledi.

Hem şaşırdım hem de gururlandım.

Baloya ablamla gittim.

Kokteyl şeklindeydi balo.

Sn. Topaca, eşi ile birlikte yanımıza geldi.

Beni tanıdı ve “Bana “Hoş geldin” ablama da çok nazik bir şekilde “Hoş geldiniz hanımefendi” dedi. Keza eşi de aynı şekilde karşıladı bizi.

Sence Kocaelispor’u kurtarabilecek miyiz?” diye sordu.

Ben de “Sadece sizle olmaz ki Sayın Vali’m. Sizin gücünüz bir yere kadar yeter. Şehir olarak birlikte hareket etmek zorundayız” yanıtını vermiştim.

Kafa sallayarak onay verdi Vali Topaca.

İlimizde tam 4 yıl kaldı. (2010-2014)

Sık sık Kocaelispor maçlarına da gelirdi ve bu kulüp için kollarını en fazla sıvayan Vali oldu.

O gün, yani baloda Vali Topaca siyah takım giymiş, yeşil kravat takmıştı.

Yenge hanımın üzerinde yeşil bir abiye vardı.

Vali Topaca’ya “Vali’m, Hanımefendi ile birlikte çok uyumlu görünüyorsunuz.

Bir anlaşma yapıp Kocaelispor için mi yeşil siyah giyindiniz?” diye sordum.

Bir birlerine baktılar ve o an kahkahayı patlattılar ve Sayın Topaca dedi ki “İnanın farkında değiliz. Ama iyi ki de giymişiz” yanıtını verdi.  Keza First Lady de benzer cevabı verdi.

Sayın Topaca’ya başarılar diliyor, nezaketi ve Kocaelispor için katkılarından ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.

 

VALİ DE İNSAN

Bahsettiğim iki Vali için, yani Dede ve Topaca için ortak bir kelime var.

Kahkaha…

Evet…

Bu sihirli kelime…

Neden sihirli diyorum.

Valileri genelde asık suratlı, iletişimsiz, dümdüz olarak biliriz değil mi?

Ancak bende iz bırakan İhsan Dede ve Ercan Topaca’yı hep güler yüzü ile anımsayacağım.

Şehrin mülki amiri, yani kentin tepesindeki ismi olması valinin kahkaha atmayacağı anlamına gelmiyor.

Alın size iki canlı yaşanan, tertemiz örnek.

Hepimiz etten kemikten insanlarız.

Duygularımız var…

Vali de insan nihayetinde.

Neden kendisini kassın ki?

 

SAMİMİ ADIMLAR ATTILAR

Bir önceki vali, Hüseyin Aksoy’un öncülüğünde Kocaelispor için yardım kampanyası yapıldı.

Hüseyin Bey de kendi halinde, hitabı düzgün ancak Hasan Basri Güzeloğlu, Ercan Topaca ve Gökhan Sözer gibi iletişime açık değildi.

Sanki diğerlerine göre daha siyasiydi.

Keza Hasan Basri Bey…

Böyle bir edebiyat yapan insan görmedim.

Nefes almadan en uzun süre konuşan Vali’ydi.

Abartmıyorum rekorlar kitabına bu konuda adını yazdırabilir.

Bir gün kendisine mikrofon uzatmıştım.

Cümleler bildiğiniz bitmedi.

Kolum o kadar uzun süre havada kaldı ki üzerimden ter boşaldı, sabit durmaktan vücudum tir tir titredi.

Güzeloğlu sadece Kocaelispor değil, tüm takımlarımızın antrenmanlarına bile gelmişti.

Ama o da bana çok siyasi geliyordu.

Açıkçası eski dönem valileri bana, daha ortada durmaya çalışan, daha adil, daha hoşgörülü geliyordu.

Bu dediklerim Kocaeli değil, ülkenin geneli için geçerli.

Son dönemlerdeki valiler, iktidar bir şey demesin diye sağlıklı valilik yapamıyor gibi geliyor bana.

Bilmiyorum yanılıyor da olabilirim.

Hoş, politikadan oldum olası nefret eden birisiyim.

Bu işlerden hiç de anlamam.

 

VALİ OLMAK MEZİYETTİR

Bakın…

Vali bir kentin mülki amiridir.

Dediğim gibi… Kanundur, o ne derse o olur.

Vali olmak çok büyük insani meziyetler ister.

Vali sokağa da iner çocukla çocuk da olur, en derin işleri de çözer.

Şehirde nefes alan tüm canlıların sağlığı, güvenliği ve huzuru valiye emanettir.

Zeka işidir valilik.

 

SEDDAR YAVUZ

Şu anki Vali Seddar Yavuz, Hüseyin Aksoy’dan sonra Ordu’dan Kocaeli’ye vali olarak geldi.

İnanın ses tonunu bile bilmiyorum.

Bana halktan çok kopuk biriymiş gibi geliyor.

En son Kocaelispor’un şampiyonluğunu “Lütfen” kutladı.

Sanırım 1 yıl kadar önce eski Spor İl Müdürü Muzaffer Çintimar’dan genel tesisleşme, sporcu sayısı gibi konular hakkında bilgi aldı.

Ama şuna çok eminim ki sporla hiç alakası yok.

Ne bir statta ne de bir salonda, hiçbir sportif etkinlikle kendisini görmedim.

Geldiyse de ben bilmiyorum.

Başta Kocaelispor olmak üzere şehrimizi temsil eden takımlarımız var.

Sürekli zaferler elde ediyorlar.

Yeni sezonda bir kez bile tebrik etmedi.

Ya da ben denk gelmedim.

 

SPORSUZ OLMAZ!

Spor bir şehrin en önemli vizyon kaynağıdır.

Bugün Milan’ı, Barcelona’yı, Real Madrid’i futbol kulüpleri sayesinde dünya biliyor.

Maradona, Pele, Cruyf, Gullit, Puskas, Ronaldo, Messi vs. gibi değerler dünya döndükçe hatırlanacak.

Kocaelispor da Kocaeli için mihenk taşıdır.

Bu şehir ülkede en çok Kocaelispor sayesinde tanındı, markasını Kocaelispor sayesinde parlattı.

İzmit Belediyespor şehri Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde temsil ediyor.

Sadece Türkiye değil, dünyanın kadın basketbolundaki yıldızları sürekli İzmit’e geliyor.

Kağıtspor 1. Lig basketbolda çok iyi gidiyor.

Yine Kağıtspor voleybolda da 1. Lig’de.

İhsaniye Köyü, Voleybol 2. Ligi’nde temsil ediliyor.

Derince var, Gölcük var, Darıca var…

Kadın futbolcularımız yani Hasan Alemdar’ın sporcuları bu şehre 2 dünya ikinciliği, çok sayıda Türkiye şampiyonluğu kazandırdı.

Bu şehrin bağrında doğup büyüyen Burak Demirboğalar (Buz pateni), Eray Şamdanlar (Karate), Ahmet Ege Önderler (Yüzme), Tuğba Yenenler (Karate), Merve Azaklar (Judo), Berkay Çalıklar (Atletizm), daha eskilerden Gazanfer Bilgeler (Güreş), Haldun Alagaşlar (Karate), Ahmet Taşçılar (Yağlı Güreş), Ömer Aslantaşlar (Güreş) daha nice uluslararası şampiyonlarımız var bizim.

Kısacası Kocaeli şehri her hafta Türkiye’nin her bölgesinde aslanlar gibi temsil ediliyor, edilmeye de devam edecek...

 

ELAZIĞ VALİSİ BASKETBOL MAÇINDA

Vali Seddar Yavuz’a en yakın ve somut şu örneği verebilirim.

İzmit Belediyespor son maçını dün (Pazar) Elazığ İl Özel İdare ile oynadı.

Elazığ Valisi Eryaka Yırık ve eşi maçı salonda izledi ve ikisi de yerinde duramadı.

Ama bizim Vali geldiğinden beri hiçbir sportif organizasyonda yer almadı, bunun için kılını bile kımıldatmadı.

Demek ki böyle bir duygusu yok.

Ancak olmalı.

Bir valinin ya da kaymakamın görev yeri neresiyse, görev aldığı bölgedeki her şeyi ile dertlenmesi gerekiyor.

Görev tanımlarından birisi de bu yani aidiyet hissetmek.

“Nasılsa ben yarın gideceğim. Bana ne ya” diyemez. Böyle bir hakkı yok.  

Bizim Vali de aidiyet hissetmek mecburiyetinde.

Temsilcilerimizi en azından kuru bir tebrik etmeli, ya da başarı temennisinde bulunmalı. 

Valilik Basın Yayın’da bizim Osman abi, Osman Arslanoğlu var.

Beraber de çalıştık.

Basın ekibi bu tür konularda Vali Yavuz’u bilgilendirebilir.

 

BU DUYARSIZLIĞA SON VERMELİ

Şehrin en tepesindeki ismin, şehrin markası için ter dökenleri yok sayması en basit tabirle haksızlıktır.

Doğma büyüme İzmitli ve şehirle dertlenen birisi olarak bu durumu sindiremiyorum ve Vali Yavuz’un bu duyarsızlığını eleştiriyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, spor bakanları ülkemize madalya kazandıranları alınlarındaki terleri kurumadan telefonla arıyor, tebrik ediyor.

Sonra makama davet ediyor.

Ben “Vali Seddar Yavuz kahkaha atsın, yardım kampanyası organize etsin” demiyorum…

Bu şehrin yani güzel Kocaeli’min adının en iyi şekilde anılması için çaba sarf edenleri hatırlasın!

Bunu yaparsa çok şey kaybetmez... 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
05:53
07:32
13:24
16:29
18:56
20:24