Mehmet Yılmaz: Diliskelesi’nde kavga dövüş olmayacak… Biz futbol oynayacağız!

Kocaeli Süper Amatör Ligi’nin en etkili futbol oynayan takımlarından Diliskelesispor yoluna doludizgin devam ediyor. B Grubu’nda oynadığı 7 maç sonunda 19 puan toplayan ve liderlik koltuğunda oturan Dilovası temsilcisinde genç teknik adam, futbol oynadığı yollarda Mehmet Özdilek’e benzeyen stili ile “Şifo” lakabı ile anılan Mehmet Yılmaz, Spor41’in sorularını yanıtladı.

26 Ekim 2022 Çarşamba 01:37

 

DARICA KÜLTÜR MARTI’DA GÜZEL BİR ORTAM VARDI

Diliskelesi’ne geliş sürecini, ligdeki şanslarını, sezonu, oyunlarını ve hedeflerini paylaşan genç çalıştırıcı Mehmet Yılmaz şu şekilde konuştu: Bu sezon Diliskelesispor’da görev alıyorum. Daha önce Darıca Kültür ve Martı Spor Kulübü’ndeydim. Orada gerçekten çok güzel bir ortam vardı ve eldeki imkanlarla elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

 

SEZONA İYİ BAŞLADIK

Gebzespor’da yardımcı antrenörlük de yaptım ve geçen her süreçte kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Diliskelesi ile anlaşmam biraz geç oldu ve listemdeki isimler farklı takımlara bağlandı. Yine de etkili oynayabilen bir kadro oluştu. Sezona iyi bir giriş yaptık. 7 maç sonunda 6 galibiyetimiz ve 1 de beraberliğimiz var.

 

GUARDIOLA HAYRANIYIM

Bu sezon zorlu bir lig oluyor. Önceden de maçların sıkı geçeceğini tahmin etmiştik. Sezon sonuna kadar da çekişme devam edecektir. Guardiola hayranıyım ve takımı 3-5-2 oynatmaya çalışıyorum. Tabii ki maç içinde, rakibin durumuna ve kendi durumumuza göre 4-5-1, 4-3-3, 4-2-3-1’e de geçiş yapıyorum. Bunu ben değil herkes yapıyor zaten. Bana göre futbolda sabit sistem diye bir şey de kalmadı.

 

RAKİPLER 60’DAN SONRA CEVAP VEREMİYOR

Önde hızlı adamlarım var ve planlarımızı ekseri ofans organizasyonlarına göre yapıyorum. Teknik ekibim çok iyi. Kondisyon anlamında tüm takımdan çok memnunum. 60. dakikadan sonra rakiplerimiz tempomuza yetişemiyor ve oyunumuza cevap veremiyorlar. Ama bu böyle gitmeyecek tabii ki ve bu makas kapanacak. İşte o zaman oyun formasyonları ve planlar öne çıkacak.

 

OSMAN OLMADAN OYNAYACAĞIZ

Diliskelesispor’u okul gibi görüyorum ve kendimi sadece olumlu durumlara değil en olumsuz durumlara göre adapte etmeye çalışıyorum. Santrforumuz Osman Yıldırım’ın omzu kırıldı. Birkaç ay onsuz oynayacağız ve bu nedenle Osman olmadan yeni stratejiler geliştireceğiz. Zaten biz antrenörlerin de asıl amacı bu olmalı. Sürekli negatifi konuşarak kendimizi teskin etmek yerine kriz anında ne kadar çabuk reaksiyon gösteririz, saha içine ne kadar daha sağlıklı bakarız, bunu düşünmeliyiz.

 

SKOR VARSA YAŞIYORSUN

Hedefim pas oyunumuzu en iyi şekilde saha içinde uyarlamak. Ancak hayal ettiğimin yarısını dahi yapamıyorum. Eksiklerimiz mutlaka var ve her yeni maç, hatta antrenman bize yeni şeyler öğretiyor. Skor odaklı değilim, oyun odaklıyım. Ülkemizde skor varsa yaşıyorsun. Bunu çok kabul edemiyorum. Ben kazandığımda da berabere kaldığımda da ya da kaybettiğimde de öğrenmeliyim. Ancak ülkede futbol netice temelli okunuyor ne yazık ki…

 

EKİBİME ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM

Geçen sezondan kalan oyuncularımızla bu sezonki oyuncularımız arasındaki kimyayı daha sağlıklı bir hale getirmeye çalışıyoruz. Ekibimde yardımcı antrenör olarak Yavuz Selimoğlu, kaleci antrenörü olarak Eren Emre Büyükkaya ve atletik performans antrenörü olarak Yener Egemen görev alıyor. Onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Tüm futbolcularımızla tek tek ilgileniyor, eksiklerinin üzerine gidiyor, güçlü yönlerine geliştiriyorlar. Gerçekten çok şanslıyım. Sağ olsunlar var olsunlar.

 

YÖNETİMİMİZ ELİMİZİ HAFİFLETİYOR

Saha içinde de saha dışında ek mesai yapmadan istediğin kalitede ürüne ulaşamıyorsun. Kurumsallık adına da adımlar atıyoruz. Sinan başkanımız ve yönetimimiz isteklerimize kısa zamanda cevap veriyor ve elimizi hayli hafifletiyor. İzmit’ten, Darıca’dan, Körfez’den, kısacası şehrin hemen hemen her bölgesinden futbolculara sahibim. Sürekli futbolcularımıza da söylüyorum ve “Diliskelesi’nde kavga dövüş olmayacak, biz top oynayacağız beyler. Önce kendimiz keyif alacağız, sonra izleyenler bizden keyif olacak” diyorum.

 

KİMSE AYDIN’A YAŞLI MUAMELESİ YAPAMAZ

Futbolcu ayrımı kesinlikle yapmam. Yetenekli birçok ismimiz var. Mesela Samet Şimşek… Bu futbolcumuza doğru şekilde dokunduk, meziyetlerinin farkına varmasını sağladık, mevkisini değiştirdik. Şimdi iki yönlü oynuyor ve çok verim alıyoruz. Aydın Taşkın… Kimse Aydın’a yaşlı muamelesi yapamaz. Ondaki azim, heyecan ve açlık herkese örnek olmalı. Yıllarca sağ bek oynadı, ben üçlü savunmanın ortasında oynatıyorum ve samimiyetime inanın, Aydın’dan o bölgede çok yararlanıyorum.

 

TÜRKİYE’DE JESUS’U BEĞENİYORUM

Futbolcu grubu bize ve sistemimize inandılar ve daha da önemlisi güvendiler. Kadromda sık sık değişiklikler yapıyorum. Bu bakımdan Türkiye’de de Jesus’u beğeniyorum… Fenerbahçe’deki herkes oldukça motive… Ben ve ekibim bu tür bir duyguyu entegre etmek için çabalıyoruz. Doğru, risk aldığım süreçler de oluyor ama şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadık çok şükür.  

 

HERKES EN FAZLASINI VERMELİ

Her maç 3 ile 5 arasında minimum rotasyonum olur. Çünkü sabit 11 bir süre sonra yıpranır ve dışarıdaki futbolcuları da devre dışı bırakırsın. Bence bir antrenörün öncelikli görevlerinden birisi girenin çıkanı aratmayacağı, olası sakatlık ya da cezalı futbolcu durumunda görev alan herkesin maksimum performans vermesini sağlamak olmalı.

 

VAZGEÇMEYECEĞİM

Kendime 5 yıllık bir hedef koydum. İdealim var tabi ki… Darıca Gençlerbirliği’nde ya da Gebzespor’da teknik direktör olmak gibi öncelikli hedefim var. İyi bir futbolcuydum, iyi bir teknik adam olma yolunda ilerliyorum. Liverpool başta olmak üzere birçok Avrupa takımının sistemlerini analiz ediyorum. Öğrenmek benim düsturum ve bundan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim.

 

Spor41 – Özel Röportaj

DİĞER HABERLER