Merkez Hakem Kurulu Başkanvekili ve MHK 2. Bölge Sorumlusu Mustafa Çulcu, hakem eğitim seminerinde çarpıcı açıklamalar yaptı. Çulcu “Ben göreve gelince, devam etmek istemeyenler olmuş. Buyurun, kapı orada. Benim bunlara harcayacak vaktim yok. Daha önemli işlere odaklanmak zorundayım” dedi.
SABRİ BEY İLE ÇALIŞMAKTAN GURUR DUYUYORUM
Dolphin AVM’de yer alan Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki seminerin sonunda söz alan Çulcu, 1 cümlenin MHK’deki göreve gelmesi için yeterli olduğunu belirtti ve şu düşüncelere yer verdi: Federasyondan tarafımıza –Türk hakemliğinin size ihtiyacı var- denildi ve bu cümlenin ardından taşın altına elimi değil, gövdemi koydum. Sabri Bey ve ekibi ile çalışmaktan onur ve gurur duyuyorum. Görevimizi egolarımız ile değil, ideallerimizle yapıyoruz. Bizi başarıya bu ideallerimiz götürecek.
DAHA ÖNEMLİ İŞLERİMİZ VAR
Saygısızlığı hiç çekemem. Kimse beni sevmek zorunda değil. Ama benim bulunduğum makama ve kuruma saygı duymak zorunda. Yeni MHK olarak kimsenin görevine dokunmadık, kimsenin makamına karışmadık. Olacak, ama zamanla. Bizler göreve gelince, devam etmek istemeyenler varmış. Buyurun, kapı orada. Kimseyi zor tutmuyoruz. Benim bunlara harcayacak vaktim yok. Daha önemli işlere odaklanmak zorundayım. Kim karşımıza egoları ile çıkarsa da düşecek. ” dedi.
O ZAMAN HİÇ OLMA
Dernek başkanımız burada mı? Gitmiş… Ne kadar üzücü bir durum bu. Ben seminerde yer alacağım diye giydim kıyafetlerimi, dar zamanımda koştur koştur geldim ve burada sizlerleyim, Bursa’dan misafirlerimiz geldi ama sen dernek başkanı olarak burada yoksun. Hadi beni ve misafirleri geç, burada bu kadar hakem ve gözlemci var, ama başında olan sen yoksun, nasıl gidersin. O zaman bundan sonra hiç olma! Sen basit birisi değilsin ki, kurumunu, derneğini temsil etmek zorundasın.
KOSKOCA 11 YIL BOŞA GİTMİŞ
Türkiye’nin en fazla maçın oynandığı 5 kentten birisiyiz ve Kocaeli’yi en güçlü illerden birisi olarak gösteriyoruz. Peki siz memnun musunuz bu durumdan? Yeterli misiniz sizce? 2008 yılında MHK başkanlığını bıraktım, o günden bu güne geçen 11 yılda ne değişti, ne gelişti? Ben bıraktığımda 2 Süper Lig hakemi, 1 Süper Lig yardımcı hakemi, 1 Kadın FIFA hakemi, çok sayıda klasman hakemi, yardımcı hakem, klasman gözlemcileri vardı. Şu an bu kentin Süper Lig’de hakemi bir var mı? O zaman şapkayı önüne koyacaksın. Kısacası koca 11 yıl boşa gitmiş.
HERKES ATTIĞI ADIMA DİKKAT EDECEK
Bu kentin yetiştirdiği değerlerden birisi, Özgür Uçak kardeşim bu kentte yetişti. Bu kent dernek genel başkanı çıkardı, FIFA hakemi çıkardı, MHK başkanı, başkanvekilleri çıkardı. Bu kent içinde yetişen değerler sayılmazsa o kurumun yaşama şansı da kalmaz. Kimin ne zaman hangi kavşakta buluşacağı belli olmaz. O yüzden konuşurken, davranırken, yürürken herkes haddini bilecek, attığı adıma dikkat edecek.
ONUN SUÇU DEĞİL
Bu kentin yarınlarda hakemlik çıtasını yükseltmek için büyük adımlar atmak zorundasınız. Ancak olmazsa olmaz saygınız ve geçmişini unutmamaktır. Geçen kıştı. Başiskele’de bir maça gittim. Yanımda da Turgay Enç vardı. Bir kadın hakemimiz geldi “Sizi tanıdım ama yanınızdaki beyaz saçlı beyefendiyi tanıyamadım” dedi. Bunu söyleyince çok üzüldüm. Turgay Enç bu kentte 8 yıl dernek başkanlığı yaptı. Ama bu hakem kardeşimizin suçu değil ki, sen kurum olarak değerlerine sahip çıkmazsan böyle olur. Bedri Dölkeleş’e, Süleyman Arkan’a da sahip çıkmalı. Her biri bir tecrübedir.
HEPSİ BENİM PRENSİM
Tolga “Senin prensin” diyorlar. Evet prensim. Var mı itirazı olan! Bu hakem B’den BAL’a düşürüldüğünde neredeydiniz? Bir çoğunuzu aşağıya indirdiler. Kim sesini çıkardı, kim sahip çıktı size! Ne oldu da düşürdüler sizi! Halis de benim prensim, Zorbay Küçük de benim prensim geçmişte Mete Kalkavan da, Bünyamin Gezer de, Kamil Abitoğlu da benim prensimdi. Hepsini ben çıkardım. Suat Arslanboğa’yı da Koray Gencerler’i de çıkardım. Yani hepsi benim prensim!
DAHA FARKLI ŞEYLERYAPILMALI
Hakemler derneğini teslim ettiğimde 45 bin lira bakiyede para vardı. Neredeyse tuvalete bile televizyon koyduk. Dört dörtlük bir yer teslim ettik. Şu anki mali durumu bilmiyorum. Hakem atamak, antrenman yaptırmak İl Hakem Kurulu’nun görevi. Ancak daha farklı şeyler yapılmalı, hem kurul, hem de dernek hakem ve gözlemcilerin dayanışması, birlik ve beraberliğini sağlayıcı çalışmalar üretilmeli.
YOK ÖYLE BİR ŞEY
Hakemlik bizim için yaşam biçimi olmalı. Sabahlara kadar kural çalışıyoruz. Mecburuz. Her şey yenileniyor, güncelleniyor. Antrenmanımızı aksatmamalıyız. Kar var –Ben antrenman yapamam- yağmur var –Ben antrenman yapamam- Yok öyle bir şey! Cengiz Topel Havaalanı’nın pist uzunluğu 3.300, genişliği 90 metredir. Bir gün havada öyle bir kar var ki, önümü göremiyorum, ancak antrenman yapmam lazım. Koşarken pisti bitirmişim ve farkında olmadığım için betona tosladım.
BAŞARILI OLACAĞIZ
Hakemlik farklı bir çerçevedir. Bakış açışını geliştirmeli, iyi çalışmalı. MHK’de çok iyi bir ekip ile birlikteyiz. Eski FIFA hakemlerimiz ve MHK başkanlarımız var. Başarılı olmak istiyoruz, olacağız da… Çok değerli eğitmenlerle ve iyi eğitimlerle bu işin üstesinden geleceğiz. Bu seminerinizde de Bursa’dan Mehmet Kara yardımcı oldu ve şahane bir şekilde eğitimi verdi.
KADIN HAKEMLERİMİZİN ÖNÜNÜ AÇMALIYIZ
MHK’de göreve gelişimizin ilk haftası. Riva’da bir maça denk geldim. İlayda hocamız dördüncü hakemdi. Peki neden İlayda hocamız birinci hakem değil? Yarınlarda kadın hakemlerimiz ile ilgili de önemli düşüncelerimiz olacak, olmalı. Aramızda da kadın hakemlerimiz var. Sayıları yeterli değil. Kadın hakemlerimizin önünü açmalıyız
MAÇLARDAN SONRA BİZİ ARAMAK ZORUNDALAR
Hakeme şans vermezsen, güvenmezsen ortaya çıkaramazsın ki. Bende bu tabiat her zaman var. Arda Kardeşler iyi gidiyor. Aldığımız bir kararla Süper Lig hakemleri yönettiği maçlardan sonra bizleri arıyor. Arda da aradığında gereken övgüleri anlattım ama eksiklerini de söyledim. Kesinlikle ayağı yerden kesilmesin. Abdülkadir Bitigen’e 22 hafta maç vermediler. Sonrasında 4 maçta görev verdik. Çat, çat, çat hepsinin altından çok iyi kalktı.
OLGUN HAKEMLERE DE İHTİYACIMIZ VAR
Hakemlere “Sana maç verildi mi?” diye sorduğumuzda “Benim sıram gelmedi” diyor. Ne sırası? Sen iyiysen, formdaysan, her hafta maç alırsın, yeterli değilsen 4-5 hafta beklersin. Bu iş böyledir. Kısacası hakemler sıra falan beklemesin. Genç hakem, genç hakem diyoruz ama olgun hakemlere de ihtiyacımız var. Yeter ki tempoları yeterli olsun. Bünyamin Gezer, İlker Meral, Deniz Çoban, Suat Arslanboğa, Mete Kalkavan, FIFA olan Hüseyin Göçek, Bülent Yıldırım, Barış Şimşek… Yani bizim zamanımızda 10’dan fazla ortaya çıkardığımız genç hakemi, yıllar sonra “Genç hakem bulduk” diyerek tekrar ortaya koydular.
GELİŞİM İÇİN ELEŞTİRİ ŞARTTIR
Hakemlerimizin sayısını arttırmamız lazım. 9 Süper, 9 dördüncü, 9 VAR, 9 alan hakemi, toplam 36 hakem demek. Elimde 23 hakem var. 3-5 hakem de standartların altında maç yönetince sayı daha da düşüyor. Bu kadar dar kadroya rağmen süreci yönetmeye çalışıyoruz. Bizi eleştiriyorlar. Eleştirecekler tabi. Gelişim için bu şarttır. Dün ben TV’den eleştiriyordum, bugün eleştirdiğim hakemlerle kol kola, omuz omuzayım. Demin de dedim, hayatta kimin hangi kavşakta karşılaşacağı belli değil.
Spor41 - ÖZEL