Keçiören maçı mutlak kazanmamız gereken bir maçtı. Rakibimizin bize karşı oynayacağı oyunun bu şekilde olacağını, yani oyunu yavaşlatmak isteyeceğini önceden kestirmek hiç zor değildi. Rakibi analiz etmeyen birisi bile Keçiörengücü’nün kontrollü oynayacağını, sadece bir puan üzerinden sahada yer alacağını, gol yemeden geçirecekleri her dakikanın kendi lehlerine olacağını tahmin ettiler. Bu durumun da Kocaelispor’u strese sokacağını ve Kocaelispor’un telaşa düşüp daha fazla risk almak mecburiyetinde kalacağını da yanına eklediler.
MAÇA HIZLI BAŞLADIK
Maça iyi başlayan bizdik. İlk 20 dakika oyunun hem hücumda hem de savunmada mutlak hakimi Kocaelispor’du.
Bol bol kaleyi yokladık…
Kazanman gereken maçlarda golü erken bulamazsan işin her geçen dakika daha da zorlaşır. Ki öyle de oldu…
Rakip oyunda dengeyi kurdu, olabildiğince tempoyu düşürdü, vites yükselmeye başladığımız anlarda da oyunu soğutma işini başarı ile yaptı!
Bundan kurtulmanın yolu erken gol bulmak ve pas hızını artırmaktır…
Çabuk ve hareketli oyun, derinlemesine atılan paslardır, uzaktan şutlardır, oynatmamaya dayalı kurguyla buraya gelmiş takımlara karşı senin de güçlü bir oyun planın ve gücün olmalıdır.
İÇ SAHDA ÇİFT ÖN LİBERO!
Sahamızda mutlak kazanmamız gereken bir müsabakaya çift ön başlamak çıkmak çok da mantıklı gelmedi. 4 hücumcuna karşın 6 savunmacı… Ve iç sahada…
Senin kazanman gerekiyor ve bunun için de gol atman lazım.
Bir de üzerine gelmeyi düşünmeyen bir rakibin varsa daha cesur olman gerekiyor.
Zor deplasmanlarda bu tercih yapılabilir lakin içeride, taraftarının önünde oynarken, rakip kim olursa olsun, nasıl oyun oynuyorsa oynasın kendi oyununu rakibe kabul ettirmelisin.
TARAFTAR MUHTEŞEMDİ
Kocaelispor’un iç sahadaki en güçlü yönlerinden birisi de taraftarıdır.
Yazının başında Kocaelispor’un maça çok hızlı başladığını söylemiştim…
Bunun en büyük etkeni taraftardı çünkü Hodri Meydan da maça çok iyi bir giriş yaptı.
İkili arasında müthiş bir uyum vardı. Buradan şunu açık net söyleyebilirim ki Kocaelispor’un taraftarı istesin, bu takımın iç sahada kimse bileğini bükemez.
Ölüyü diriltir bu taraftar...
Muhteşem topluluğu kutlamak boynumuzun borcudur.
Sesinize sağlık...
BU OYUN YETMEZ
Oyunumuzda iyileşmeler var lakin yeterli mi? Hayır…
Oyunumuzu geliştirmeye devam etmeliyiz.
Daha kompakt oynayabilmeliyiz, takımın boyunu daha da kısaltabilmeliyiz.
Hücumdan savunmaya geçişlerde daha hızlı olmalıyız.
Takım savunmasını, adı üzerinde takımca yapmalıyız.
Önde baskı yapacaksak bunu 1-2 kişiyle değil birlikte yapabilmeliyiz.
Kazanmak için çift forvet oynamamız gereken maçlarda bunu cesurca oynayabilmeliyiz.
Maç içinde B,C planlarınız da olmalı…
SAHA İÇİ İLETİŞİMİ
Kadro rekabeti önemlidir fakat kadro istikrarı daha değerlidir…
Kadro istikrarı saha içindeki uyumu da saha içi iletişimi de geliştirir, rotasyon ise saha içi iletişimi olumsuz etkiler.
Dolayısı ile kalan maçlardan en iyi sonuçlarla ayrılabilmenin yolu kadro istikrarından geçer. Futbolcular Birbirleriyle ne kadar çok maç oynarsa o kadar çok birbirlerini tanırlar, ezberlerler.
Saha içinde bir birlerini ezberleyen oyuncularının uyumu ve iletişimi oyuna da olumlu yansıyacaktır.
Kısacası oyunu geliştirmek istiyorsak kadro ile çok oynanmaması gerekiyor.
Son dakika da olsa kazandığımız bu 3 puana çok ihtiyacımız vardı.
Bundan sonrası için de dışarıda yenilmeyeceğiz içerde ise muhteşem taraftarımızın da etkisiyle kalan 5 maçımızı da kazanacağız.
Bunu başarabilecek bir kadroya ve taraftara sahibiz…