Kuru muhalefet!..
Ergun hoca gitti...
Üzüldüm mü..? Kesinlikle...
Elden bir şey gelir mi..?
Tabii ki gelmez...
Hocaya teşekkür eden sağ duyulu Yeşil Siyahlıların sayısı hiç de az değil...
Ancak bazı sosyal medya simsarları hocayı bilip bilmeden eleştirmeye başladı.
Aynısını KOCAELİSPOR'un altına dinamitin fitilini yakıp uzayan Serhan Gürkan için de yaptılar bu simsarlar...
Bir insana sahip çıkıyorsan sonuna kadar çıkacaksın!..
Profesyonellikten bahsediyoruz ya şimdi...
Hani, kurumsallık diyoruz ya...
Ketumluk, ciddiyet, marka itibarını koruma gayreti...
Hepsine eyvallah...
Ama kuru muhalefete gelemem...
Ergun Ortakcı, Kocaelispor'a gereken katkıyı fazlası ile sağladı ve takımı şampiyonluğa ulaştırdı.
31 Mayıs'tan sonra -Resmi- olarak boşta kaldı.
Kaç kulübü 31 Mayıs'a kadar sözleşmesi olduğu için reddetti.
Ergun Ortakcı, yönetimden o kadar da hareket bekledi hal bu ki...
Hocaya "Salı görüşelim" denildi, hoca ona göre planını yaptı, biletini bile aldı ama baktı ki arayan yok...
Yine de 31 Mayıs'a kadar bekledi.
Adamlık mı..?
Hem de dibi...
Bitti...
"Pazartesiyi beklemeden gitti" muhabbetini de anlamıyorum.
Demin yazdım...
Ortada -Pazartesi görüşecekler- diye şekil hiç bir zaman olmadı.
Toparlamak gerekirse, bu konu ile ilgili kimse savunmaya geçmesin...
Uzatmanın da bir anlamı yok...
Ergun hoca, yönetimi, taraftar ve futbolcularla omuz omuza verip bu kente şampiyonluk hediye etmiştir.
Şu an bizim hocamız değildir.
Mevzuyu tadında bırakmak en sağlıklı olanıdır.
Eğer odak noktamız KOCAELİSPOR ise kulübün önündeki Sırp belası, transfer yasağı, dağ gibi dikilen borç, futbolcuların akıbetini konuşmak çok daha önemli ve doğru olanıdır.
2 yılda, ben diyeyim 15, sen de 20 milyon TL'yi şirket takımı için har vurup harman savuran zihniyeti de sorgulamak da konularımızın içinde olmalı...
Kulüp üst üste küme düşerken seyirci kalanlar anlatılmalı...
Zirvedeyken desteklemek değil, düşerken kol kanat germektir KOCAELİSPORLULUK...
Ama etrafımızda kaosun girdabında kolayca kapılan o kadar çok insan var ki...
Bu kent ondan bir yere varamadı.
Hep boş lakırdı, boş lakırdı...