Kocaelispor’un eski kulüp başkanlarından Muammer Çelik’ten geniş kapsamlı bir basın açıklaması geldi. Kocaelispor yönetiminin son yaptığı açıklama ile ilgili söz hakkını kullanan Çelik’in açıklaması şu şekilde.
MUAMMER ÇELİK’İN KOCAELİSPOR YÖNETİM KURULUNA CEVABEN BASIN AÇIKLAMASIDIR
Kocaelispor yönetim kurulunun yapmış olduğu açıklama her zaman olduğu gibi demogojiden başka bir şey değildir. Konularla ilgili gerçekleri aşağıdaki başlıklarda toplayarak gerçeklerin bilinmesini istedim.
OY KULLANMAK İÇİN ÜYELİK AİDATININ YATIRLMASI
Sayın Bahri Yavuz’un aday olduğu ilk kongre ve sonraki kongrelerde bizzat arayarak yanında olmamı istemiş ben de her kongrede yanında olmuşumdur.
Bu kongrelerde oy kullanırken aidatımı, kulübün gönderdiği yazıyı imzalayarak geri gönderip, aidatım mahsup edildi ve oy kullandım.
Bundan 2 ay önce kulüp muhasebecisi Sinan Şentürk daha önce açıkladığım yazıyı maille bana göndermiş ben de imzalayarak maille geri göndermiştim.
Hastanede yatarken arkadaşlarım oy kullanacak listede isimlerimiz olmadığını söyleyince Sinan Şentürk’ü aradım ve Şentürk bana “Senin gönderdiğin yazı kabul görmemiş” dedi. Ben de “Neden beni aramadın” dedim. İsmimin atlandığını söyledi.
Ardından Kulüp Müdürü İlker Uzel’i aradım. O da Sinan’a yakın bir cevap verdi.
Daha önce oy kullanan benim, sudan bahaneyle oy kullanmam engellenmek istenmiştir.
Yoksa 100 lirayı yatırmaktan aciz değildim.
Bu, tamamen kişisel egodan başka bir şey değildir.
SENETLERLE İLGİLİ
A) Senetlerin kulüp kayıtlarında olmadığını, senetler ile ilgili başkaları üzerinden haciz gönderildiğini, Kocaelispor’a kira ödeyen kişiler tarafından haciz yapıldığı belirtilmiş.
Senetler bende de var. Senetlerin fotokopisi, karar defterinin 173 no’lu kararında mevcut.
Yönetim kurulundan Serkan Çataloğlu, Oktay Kalyoncu, Cumhur Alkan, Halil Çolak ve benim bankalardan çektiğimiz kredilere karşılık senetlerin Kocaelispor Kulübü tarafından hazırlanarak kendilerine verilmesi kararda mevcut.
Kaldı ki benim alacağım şu anki yönetimin yapmış olduğu mali genel kurulda 5.092.000 TL. belgeyle kendilerince açıklanmış, yine Kocaelispor Kulübü muavin defterinde (bu belgenin bir nüshası bende var, daha önce basında açıklamıştım) bu alacak miktarım gözükmektedir.
Bu rakamın bir kısmı, lisans yasağını kaldırmak için futbolculara verdiğim çeklerden oluşmaktadır.
Karar defterinde çeklerin tarihleri, banka isimleri ve kime verildiği açıkça yazılmış, çekleri ödeyemediğimi belirtmiş “Çekler geri alındığına Muammer Çelik çekler tutarındaki senetleri geri iade edecektir” diye yönetimde karar almışızdır.
Sayın Bahri Yavuz bir açıklamasında “Futbolculardan çekleri alıyoruz, Muammer Çelik’in de ticari itibarını kurtarıyoruz” demiş.
Bugüne kadar bu çeklerden bir tane bile tarafıma getirilmemiştir.
Ticari itibarımdan vazgeçin, eğer o yıl çek kanunu çıkmasıydı ailem ve ben cezaevinde olacaktık.
Çeklere karşılık alınan senetleri zaten kullanmadım.
Nakit verdiğim paraya karşılık aldığım senetleri kullanmak zorunda kaldım.
Şampiyon olduğumuz yıl Sayın Av. Veysi Yavuz’un KEV’den avukatlık ücreti olarak almış olduğu parayı (Bu para benim verdiğim paranın yanında çekirdek kalır) istedik, vermedi.
Benim verdiğim para bugünkü kurla 12.000.000 TL. parayı istemem mi suç oluyor!
Ben 2010 yılından itibaren ne zaman kulübe haciz koymuşum?
Hep bekledim, takım lig atlasın, sıkıntıdan çıksın sonra alırım diye düşündüm.
Ben beklerken bir sürü yönetici kulübe haciz koymuş, Aziz Yıldırım haciz koymuş, onlar niye konu olmamış da benim haczim gündeme getiriliyor.
Eğer beklemeyip haciz yapmış olsaydım bugün federasyondan ve diğer gelirlerden para tahsil eden insanlardan öne geçer bu sıkıntılara düşmezdim.
KEV satışından sonra Sayın Bahri Yavuz’a gittim. “Borçlarım nedeniyle çok sıkıntılar geçiriyorum. Faiz peşinde değilim. Anaparadan bir kısmını borçlu olduğum yerlere ödeme yapayım. Geri kalanı imkanlar nispetinde bana ödenir” dedim.
Kabul görmedi.
Kılıç’a daire borcum vardı. Ardalı Çelik firmasında, Engin Ersoylu’da çeklerim vardı. Hepsi hukuka başvurunca mecbur kaldım.
Nakit verdiğim paraya karşılık olan senetleri verdim.
Art niyetli olsaydım 9 sene bekler miydim?
Kocaelispor’da bu kadar miktar parayı hangi yönetici cebinden vermiş?
Şu ana kadar bir kuruş da para tahsil edilmemiştir.
Senetleri verirken ricada bulundum “Kocaelispor şampiyonluğa gidiyor, maç hasılatlarına haciz koymayın” dedim.
Kocaelispor’a kira ödeyenler “Biz senet verdik, kulübe ödeme yaptık” diyorlar.
Yönetime geldikleri 5 sene zarfında bir gün bana gelip “Başkan kulüpteki alacağınla ilgili ne düşünüyorsun?” demediler.
Ben gittim, o da 8 ay önce. Daha sonra da basında açıkladım ve “Bu saatten sonra yapacaklarımın sorumlusu ben değilim” dedim.
Kimsenin beni suçlamaya hakkı yok. Hele bu saatten sonra yapacaklarımı kimse tahmin edemez.
Bu kentte 5 ayda 190.000 TL. para toplanırken, lisans yasağı için para aranırken, ben tek başıma milyonları verdim.
Bu parayı da benim ve ailemin tüm varlıklarını bankalara ipotek ederek, kredi çekerek verdim.
Şimdi evlerimiz yok, arabamız yok, 4 aydır ekonomik sıkıntıdan 3.ameliyatımı olamadım.
KOCAELİSPORLULUĞUM
Ben hayatımı bu kulübe verdim.
2 kupa, 2 şampiyonluk yaşadım.
Yöneticilik terbiyemi, rahmetli Mehmet sadık Efe’den aldım. Onun talebesiyim.
Taraftar sözcülüğü yaptım.
Değerli büyüklerimle 2. Lig’den 3. Lig’e düşerken tünellerde savaştım, yöneticilik yaptım.
Herkes kaçınca mecburiyetten başkanlık yaptım.
Ama hem aynı Çelik oldum, karakterim hiç değişmedi.
2010 yılında taraftar evime geldi “Yönetim kaçtı, personel, sporcular aç. Sezon başı transfer edilen sporcular ortada kaldı, gel yardımcı ol” dediler.
Ertesi günü şirketimden 160.000 TL. (Bugünkü rakamla 800.000 TL) parayı çektim, Bahadır Taşer ve İlker Ertuğ’u da yanıma alarak tesislere gittim, parayı dağıttım.
Yetkim olmadan, yönetimi kaçmış kulübü Rize ve Mersin maçlarına çıkarttım.
Güçlü bir başkan aradım, gitmediğim kapı kalmadı, kimse çıkmayınca kulübü ortada bırakmadım, kendim başkan oldum.
O zaman neredeydi insanlar.
Tabi orası 1.Lig! Orada gider yüklü, vizyon lazım.
Amatörde mi Kocaelisporluluk damarları kabardı.
2007-2008 sezonunda şampiyon olduğumuz yıl Kıbrıs’tan para getirip futbolcuya dağıtırdım, futbolcuların her sorununu çözerdim.
Genç yönetici arkadaşlarım her maç öncesi “Galip gelin, gol atın, şu kadar dolar veriyoruz” diye derdi. Aramızda birlik ve beraberlik vardı. Yönetimdeki tüm arkadaşlarım da çok fedakarlıklarda bulundu.
Son dört maçımızda “Adam başı 15.000 TL. prim” dedik. Bu da 230.000 TL. tutuyordu. Her maç (bugünkü parayla 1.000.000 TL) ödedik.
Son Altay maçında Taner Gülleri gol attığında dizi yarılmıştı. Taner sedyeyle soyunma odasına getirilirken hoca Taner’i değiştirecekti.
“Hoca dur, oynar” dedim.
Takım 10 kişi devam ederken ben soyunma odasında Taner’in dizine dikiş atılırken kaç defa Taner’i öptüğümü hatırlamıyorum.
“Hadi koçum oynarsın sen” diyerek sahaya girmesine yardımcı oldum.
Taraftarla otobüslerde deplasmana gittim.
O yüzden benim Kocaelisporluluğumu tartmaya onların yaşı yetmez.
Lisans yasağını kaldırdığımda Kocaeli’deki gazeteler “Mucizenin adı Çelik” “Bu adamın heykeli dikilmeli” Bu bir cesarettir, cesaretin adı da Çelik vs.” başlıklarıyla doluydu.
Futbolda dün yok, bugün var.
Lisans yasağında 1.500.000 TL. oynayan futbolculara para ayırmıştık.
Sözler tutulmayınca, o parayı da yasakta kullandık.
Para dağıtamayınca takımı kurtaramadık.
Cezaevine girdim, oğlum “Ekonomi düzelmeden evlat sahibi olmayacağım” dedi.
Ona zarar verdim, aileme zarar verdim.
Bu yapılan tek bana değil, bu kulüpte başkanlık, yöneticilik yapmış. formayı yıllarca ıslatmış futbolcu arkadaşlarıma da yapıldı.
BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ
Hiç bir dönemimde belediyeye iş yapmadım.
Seçimlerden sonra tebrik için makamlara gitmedim, mesajla tebrik ettim.
Tahir başkanım Bilecik Valisi oldu, belediye başkanı oldu, Fatma hanım bizim hem vekilimiz, hem başkanımız, hem bacımız ve iyi Kocaelisporlu, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Bey, kardeşim.
Hepsini mesajla tebrik ettim. Benim karakterim bu.
İbrahim başkanı, Yunus başkanı, Nevzat başkanı, Haydar Akar vekilimi özel günlerde sürekli mesajla tebrik ettim, hala da ediyorum.
Benim makamlardayken insanlara değer veren yapım yok, her zaman saygım ve sevgim var.
Tahir başkanımın Kocaelispor’u sahiplenmesi beni çok mutlu etti.
Başkanım taraf olmamalı, gerekirse kendisinin bulacağı dürüst, sevilen bir yönetim oluşturarak desteğini sürdürmeli.
Fatma hanıma yanlışlıklar yapıldı ama o oralı olmadı.
Her iki başkanım için şahıslar değil, Kocaelispor üst olmalı.
Bu kulübün lisansta borcu yok.
Bir tek federasyon ve baçtaki binamızda icra dairelerinde 200 dosyamız var.
Bu konuları yazıyla değil basın toplantısıyla ve kongrede yapmak en büyük arzumdu.
3. ameliyatımı olacağımdan gerçekleri herkesin bilmesini, bu şekilde yazarak anlatmak istedim.
Tek gerçek KOCAELİSPOR!
Herkese saygı ve sevgilerimle…
Muammer Çelik