İmza törenini duyurmamanın affedilir bir tarafı yok!
Erdem Övüç

Erdem Övüç

erdemovuc@gmail.com

19 Ocak 2021 Salı - 01:21

Yazarın Tüm Yazıları

Spor 41

 

İmza törenini duyurmamanın affedilir tarafı yok

 

Kocaelispor bu şehrin vitrininde en ön saftadır ve öyle de kalacaktır.

Bu renkleri samimi sevenlerin sayısı mutlaka fazladır ancak Kocaelispor’un nimetlerinden de faydalananlar da az değildir.

Kocaelispor ile yatıp kalkan birisi olarak bu camianın damarlarından akan kanın yönünü anlatmak benim için zor olmaz.

Bu kulüpten nice başkan, yönetici ve futbolcu geçti.

Süreç böyle devam edecek.

Kısacası herkes gidecek, Kocaelispor kalacak.

 

DEĞERİ BİLİNMELİ

Şu bir gerçek ki kişisel emelleri için Kocaelispor’un bir tarafından tutmak için özel çaba sarf edenleri de tanıdık bu meslek hayatımızda.

Bu sahtekarların filmlerini izlemekten bıktık, ancak bu tipler Kocaelispor’u kirli çıkarları için kullanmaktan bıkmadı.

Kocaelispor’da başkan ya da yönetici olmak herkese nasip olmaz.

Bu makamları kim dolduruyorsa bunun değerini bilerek hareket ettiklerine inanıyorum.

Ama etmeyenlerin olduğunu da biliyorum

 

ZOR CAMİAYIZ

Kocaelispor zor bir camia, bunu kabul edelim.

İşler kötü gittiği zaman camiada çok başlı rejim hayata geçiyor.

Burada mutluluk hazzının da gerilimin de zirvesi yaşanır.

Bu kentte herkesi mutlu etmek kolay değildir, hatta imkansızdır.

Nedense böyle bir şehirdir Kocaeli.

 

ORTAK KABUL

Bilindiği üzere Mustafa Reşit Akçay Kocaelispor’un yeni teknik direktörü oldu.

Fikir birliği noktasında Akçay ismi geniş bir kesim tarafından onay gördü.

Son dönemde nasıl bölük pörçük bir süreç yaşadığımız ortadayken, Mustafa Reşit Akçay isminin etrafındaki “Ortak kabul” memnuniyet vericiydi.

 

HELALİ HOŞ OLSUN

Gelelim konumuza…

Ne dedik, Kocaelispor’un başkanı ya da yöneticisi olmak herkese nasip olmaz.

O makamlara ulaşanlar da nasıl bir sorumluluk içerisinde çalışmaları gerektiğini de en iyi şekilde hissetmek zorundadır.

Mustafa Reşit Akçay ile ilgili imza töreni olacağını geceden Tweeter’den paylaştım.

16 saatlik zorlu Şanlıurfa otobüs yolculuğunun ardından sabah 6 civarı eve girebildim.

Zaten bir gün önce de uçakla giderken gece uykusu yoktu, kısacası 2 gün boyunca çok ciddi uykusuzluk çektim.

Helali hoş olsun…

Neticesinde bu benim işim.

 

UYKUSUZ GEÇEN İKİ KOCA GÜN

Sabah 6’da, bağırsaklarımda beni çok sıkıştıran gaz ile birlikte eve girdikten sonra hem Mustafa hocanın hem de kadın basketbolcularımızın haberlerini derleyip sabah 7 gibi uyumaya çalıştım.

Ancak sürekli içimde bir rahatsızlık vardı.

Dedim ki kendi kendime “Erdem uykuya dalarsan imza törenini kaçırırsın”

Derler ya “Tavşan uykusu” işte tam moddaydım.

 

EMİNDİM

3-4 saat kestirdikten sonra saat 1’e geldi.

Uyanır uyanmaz endişe ile telefona baktım.

Cevapsızlar yanıyor zaten.

Heyecanlı bir şekilde Kocaelispor’un “Basın Whats-Upp Grubu’na” baktım.

Bir paylaşım yoktu.

Önce derin bir “Oh” dedim ve imza törenini kaçırmadığım için sevindim.

Kulüpten açıklama gelsin diye bekledim.

Ama işkillendim.

“Erdem sen yine de eşeği sağlam kazığa bağla, o tesislere yine de git” dedim.

Mustafa hocanın tesislere geleceğinden ve tesisleri teferruatlı bir şekilde gezeceğinden emindim çünkü.

 

SELİM ABİ’NİN CENAZESİ VARDI

Doğru tesislere gittim.

Giderken Selim Eryılmaz abiyi aradım.

İlk başta açmadı sonra kendisi döndü. “Abi tesislere gidiyorum. İmza töreni olabilir. Beraber gideriz diye seni aradım” dedim. Selim abi, TV 41 Muhasebe Müdürü Ayşe Sipahi’nin yani sevgili Ayşe ablanın abisinin cenazesinde olduğunu ve tesislere gelemeyeceğini söyledi.

Ayşe abla ile TV 41’de 5 yıl beraber çalıştım.

Müthiş biri. İşinde uzman. O’nu çok sever ve kendisine çok saygı duyardım, keza o da beni kardeşi gibi görürdü.

Abisi 40’lı yaşlarda rahmetli oldu.

Üzüntümü anlatmama kelimeler yetmez.

ALLAH (cc) rahmet eylesin, abimizin mekanı cennet olsun.

Ayşe ablama ve merhumun ailesine sabır diliyorum.

 

MUTLAKA HABER VERİRLER!

Değerli kardeşim Emre Kurtbay ile Şanlıurfa’dan döndük.

Tabiri caizse otobüste iç organlarımız yer değiştirdi.

Emre’ye “Kardeşim imza töreni olabilir. İnşallah uyanabiliriz” dedim.

Emre de “Abi çok yorgunum. Akşama kadar uyumak istiyorum. Ancak kulüpten mutlaka haber verirler. O zaman tesislere uçarım” dedi.

Bu nedenle tesislere giderken Emre’yi rahatsız etmek istemedim.

Çünkü ortada bir bilinmez vardı.

 

BABA UMUT!

Tesislere vardığımda saat 2 gibiydi.

Otopark kalabalıktı. Yöneticiler ve Başkanvekili Engin Koyun oradaydı.

Mustafa Reşit hoca ile yöneticilerin toplantı halinde olduğunu öğrendim.

Sevgili Umut Karagöz de tesislerdeydi.

Bu arada Umut, Emre ile birlikte yeni jenerasyonun en kalifiye emekçilerinden.

Daha iyi yerlerde olacağına inanıyorum.

Nasip olursa baba olacak.

O’nu ve yengemi tebrik ediyor, kız bebeğimizin haneye bereket, huzur ve sağlık getirmesini diliyorum.

 

ENİŞTEM BENİ NEDEN ÖPTÜ?

İçten içten şunu da düşündüm.

Umut bu sezon en fazla 5 kez tesislere gelmiştir.

Genelde içeride çalışır, sık sık salonlara gelir.

Umut tesislerde olunca “Bayram değil, seyran değil eniştem beni neden öptü?” misali bir durum oluştu.

 

SÜPER LİG’İ Mİ BEKLİYORLAR

Kocaelispor’un antrenmanları ve dışarıdaki maçlarına Emre ve ben gidiyoruz.

Birkaç yıldır böyle zaten.

Selim abi illa ki haftada bir kez antrenmana gidiyor, yakın deplasmanlara da beraber gidiyoruz.

Ayhan Arı abi ise belki ayda bir tesislere gelir.

O zaten kafayı yemek üzere.

Mert ile birlikte müthiş bir özveri gösteriyorlar…

Toparlamak gerekirse tesislerde Emre ve benim dışımda basından başka kimsecikler olmaz.

Sanıyorum diğerleri Kocaelispor’un Süper Lig’e çıkmasını bekliyorlar.

 

HAKLI OLARAK GERİLDİ

Umut ile yaklaşık 10-15 dakika basın odasında oturduktan sonra imza töreni için çağrıldık ve bir anda karşımızda Engin Başkan ile Mustafa hocayı gördük.

Engin Başkan’a Selim abinin cenazesi olduğunu ve bu nedenle gelemeyeceğini söyledim.

Saat 3’ü geçiyordu.

İmza töreni bitti ve Emre, Aziz ile birlikte tesislere geldi.

Çocuk şoka girdi. Haliyle çok gerildi.

Emre beni aramış ama o sırada telefon ses kaydındaydı ve ters çevriliydi.

Emre’nin aradığını sonradan gördüm.

Yoksa o toplantı orada kesilir ve Emre’nin gelmesi gerektiğini söyler bunun için biraz süre isterdim.

Ama kafamda “Emre evde uyuyor, Selim abinin cenazesi var” cümleleri yüklüydü.

 

SAPINA KADAR HAKLI

Emre sapına kadar haklı olarak tepkisini dile getirdi, hatta yeteri kadar getiremedi.

Kocaelispor’u en yakından takip eden gazetecilerinden Emre, imza törenine gelememenin üzüntüsünü yaşadı.

Gelelim konunun bam teline…

Geçen sezon Kocaelispor’da Haşmet Uçar ve Murat Barış basın sözcülüğü görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirdi.

Yeni dönemde ise bu görev Abdülkadir Yılmaz’ın oldu…

Ki görevlendirme yapılmadan önce Yılmaz’ın basın sözcüsü olduğunu etrafımdakilerle paylaştım.

Kulüp Basın Sözcüsü olmak şekilli bir görevdir.

Haftada bir toplantı yaparsan her gazetede tam sayfa çıkarsın ve sürü ile internet sitesinde adın geçer.

Açıkçası yönetim görevlendirmelerinin en cazip görevi basın sözcülüğüdür.

 

BÖYLE ŞEY OLMAZ

Bir basın sözcüsü düşünün devam eden toplantı içinden kendisine yakın gördüğü kişilere bilgi paslasın…

Bir basın sözcüsü düşünün yeni hocanın imza töreni var ve kurumsal olarak bir davet yapamasın. Ama ne hikmettir ki toplantıya şanslı gününde olan benim ile birlikte sadece Umut vardı!

Demek ki özel olarak Umut’un çalıştığı gazete arandı ya da kendisi arandı ve imza töreninin olacağı söylendi.

Demek ki değil, öyle!

Dedim ya Umut ile ilgili…

Eniştem beni neden öpsün ki..?

 

SINIFTA KALDI

Bu nasıl bir iştir bana biri anlatsın!

Kulüp yeni bir hoca ile anlaşıyor ve imza törenini kurumsal olarak hiçbir yerden duyurmuyorsun.

Basın sözcüsünün görevi nedir?

Bu gelişmeyi tek kişi ile paylaşmak mı, yoksa kentteki gün görsel ya da yazılı medyaya eşit muamele göstermek mi?

Şu ana kadar basın sözcülüğü görevini yapamayan hatta kulüpte fiyaskolara yol açan Yılmaz sınıfta kaldı.

 

BEN Mİ YÖNETİMİN MUHALİFİYİM?

İlla ki gazetecilerle yöneticilerin aralarında bağ oluyor.

Neticesinde hepimiz şu şehrin insanlarıyız…

Benim de hemen hemen tüm yöneticilerle diyaloğum var.

Önder arkadaşım… Geçen sezon kimi deplasmanlara da beraber gittik.

Av. Harun Kaya’yı yıllar önce Sultan Orhanspor Kulübü’nde yöneticilik yaptığı dönemden beri tanırım. Ki bence kendisi uzun yıllar Kocaelispor’un bünyesinde yer almalıdır.

Ömür Öztürk, en yakın arkadaşım Mustafa ile yıllardır tanışır. Kendisini eleştirebilecek kadar da erdemlidir.

Yunus Merttürk, Bekir Halefler, İsmail Araç, Murat Barış’ı söylememe bile gerek yok. Onlar, Kocaelispor’un yıllar önceki yöneticileri ve her biri ile yıllara dayanan bir iletişimimiz var.

İsmail Parlak ile Alikahyaspor’un başkanıyken sohbetimiz olmuş, kader Kocaelispor ile de buluşturdu.

Keza Vural Yıldız… Harika bir karakter… Onun ile de Maşukiyespor başkanıyken son derece düzeyli ve samimi bir sohbetimiz vardı, Kocaelispor’da da bu durum devam ediyor.

Bakın size 9 yönetici ismi verdim ve her biri ile tek tek muhabbetim var.

Bir birimize hiçbir yanlışımız olmadı.

Hani “Erdem yönetimi eleştiriyor, bize muhalif, bizden değil” manasında bir algı var ya şimdi…

En azından bu arsızca düşünceye bu şekilde cevap vereyim dedim.

Benim eleştirdiğim yönetim değil, Hüseyin Üzülmez’in tek adamlık yapıp, fikirleri dinlemeden menajerlere kanmasıydı.

Çok uyardım… Arşivlerde mevcut…

Bakın bu günlerde, geçmiş günlerde yapılan yanlışların sıkıntılarını yaşıyoruz.

O yüzden kimsenin mevcut yönetime ve Engin Koyun’a bir şey anlatmaya hakkı yoktur.

He bundan sonraki süreçte artıları ve ya eksileri olursa da bunları aktarmak da benim işimin bir parçası.

 

BİR KEZ BİLE ARAMADIM

Ancak ben hiçbir yöneticiyi arayıp da “Transfer var mı, şu var mı, bu var mı?” diye sormadım.

Hoş araya da bilirim ama o kişileri de sıkıntıya sokmak istemiyorum.

Çünkü içlerinde bir karar aldılar ve bunu uygulamaları gerekiyor.

Yanlış olmasın, Erzincan’da sadece Önder’e “Forvet alacakmışsınız” dedim, o da “Evet salı günü açıklanacak” dedi. Hepsi bu…

Ama ilginçtir ki kulübün basın sözcüsü! aynı duyguda değil!!!

 

SANCAKLI’NIN DEDİĞİNİ YAZDIK

Yılmaz’ın Saffet Sancaklı sürecini yönetemediğine hep birlikte şahit olduk.

Ki basın toplantılarında Saffet Sancaklı ile ilgili soruları ben sormadım.

O’na soru soran kimse o kişi Yılmaz’ı hataya sürükledi.

Sancaklı ne yaptı?

Yılmaz’ın açıklamaları üzerine İzmit’e geldi, esti gürledi…

O toplantıdaki söylemlerini de kimi internet siteleri ile birlikte tam olarak ben ve Ayhan abi yazdık.

Hoş, biz Sancaklı’nın söylemlerini yazdık ve haber değeri olan şeylerdi bunlar.

Şimdi sen Yılmaz’ın Sancaklı için “Vicdansızca bu paraları alıyor” dediğini yazarken sorun yok, ancak Sancaklı ona cevap verince ve biz de bunu yazınca kötü mü oluyoruz şimdi?

 

GERÇEKTEN ÇOK YAZIK

Sanırım Yılmaz buna sinirlendi ve “Madem öyle, ben de Erdem’e haber yaptırmayacağım, ya da başkalarına bilgi verip Erdem’in hızını keseceğim” diye düşündü.

O günden sonra da her şey kabak gibi ortaya çıktı.

Dahası şu da var.

Emre ve ben hemen hemen her gün antrenmana ve tüm deplasmanlara gidiyoruz şükürler olsun.

Yağmur, çamur, kar, boran, sıcak, uzun otobüs yolculukları, uykusuzluk demeden Kocaelispor’u takip ediyoruz.

Şanlıurfa maçında donumuzun dibine kadar ıslandık.

Bilindiği gibi kulüpten yapılan fotoğraf paylaşımlarımda fotoğrafların içine logo kullanılıyordu.

Bu durum birilerini sürekli rahatsız etti.

Yımaz ne yaptı benden “Nasıl intikam alırım?” dedi ve fotoğrafların logosuz paylaşılması talimatını verdi.

Kısacası bizim o kadar emeğimiz hiç edildi.

Bu durumu başta Engin Koyun ve kimi yöneticilere anlattım.

Hepsi hak verdi. Doğrusu onlar için de buydu çünkü.

Yılmaz daha önce de bu konu ile ilgili olarak “Ya siz haklısınız. Öyle şey mi olur? O kadar emek veriyorsunuz, fotoğraf konusunda da haklısınız” diyen birisiydi.

Ne oldu da 2 ay bile geçmeden çark etti?

Neden mi, beynini birileri kemirdi.

Bu kişinin ismini yazıp reklamını yapmam bile.

Benim, Emre’nin ya da her hangi bir meslektaşımın gerek deplasmanlara gerekse de antrenmanlara gelmesine rağmen bu uygulama devam ederse, kendi adıma tüm emeklerimi, bu kararı verenlere ve onları yönlendirenlere…

HARAM EDİYORUM!

 

TAVRIM NET

Diyelim ben deplasman yapamadım, Umut, Gökhan, Ayhan ya da bir başkası antrenmana ya da dışarıya bir yere gitti…

Kulüpten yapılan paylaşımlara sesimi çıkarır, muhalefet yaparsam insan değilim.

Çünkü vicdanlı, haysiyetli, iş bilen, emekçinin dilinden anlayan birisi bunu düşünmez bile.

Der ki “Çocuk o kadar emek sarf etmiş, masraf yapmış. Sıcakta yanmış, soğukta donmuş, ben ise kıçımı bile kaldırmadan hazıra konamam ve fotoğrafların logosuz paylaşılmasını isteyecek kadar şerefsiz olamam” diye düşünür!

 

SANCAKLI KONUSUNDA

Hee unutmadan…

Yılmaz, Sancaklı gürledikten sonra ne yaptı?

Özür açıklaması…

Peki o zaman bu konuda neden dik duramadı, neden “Sözlerimin arkasındayım” demedi?

Neden biliyor musunuz?

O da hata yaptığının farkındaydı.

Madem özür dilenecek ya da Sancaklı’ya bir şekilde cevap verilecek…

Bu açıklamanın kurumsal olması gerekmiyor mu?

Bu kişisel bir konu değil ki, Kocaelispor’un konusu.

Ama biz özür açıklamasını farklı yerlerden okuduk!

 

HAKKI YOK

Gerçekten inanamıyorum.

Bir insan bu kadar hata yapamaz, yapmamalı…

İyi niyetli olabilir, Kocaelispor için fayda sağlıyor da olabilir ama Abdülkadir Yılmaz kurumsal anlamda ayrım yapamaz.

Böyle bir hakkı yok.

 

YÖNETİCİLER HABER KAYNAĞIMIZ OLABİLİR TABİİ Kİ

Bakın…

Özelde herkes herkese haber verebilir.

Bizim de haber kaynaklarımız içinde yöneticiler olacaktır tabii ki.

Bunu ayıplayamam.

Ancak Kocaelispor’un yeni teknik direktörünün imza töreninin kamuoyuna duyurulmaması nedir ya!

Bunun sorumlusu tamamen Abdülkadir Yılmaz’dır!

Orada sadece ben ve Umut mu olmalıydık?

Eğer bana şansım yardım etmeseydi ve bu haberi kaçırsaydım, oralarda tsunami olurdu.

Emre yine iyi sabretti.

Çünkü bu haber kurumsal niteliği olan bir haberdir.

Keza transfer haberleri de öyle.

Tüm transferleri kulüp imza attırmadan önce duyuruyoruz zaten.

Bakın takım 6 günlük kamp yapacak ve bunu da ben duyurmak zorunda kaldım.

Bu olay netleştikten sonra gruba iki satır yazmak bu kadar mı zor!

Futbolcuların imza törenleri, sponsorluklar, takımın antrenman ve seyahat programı vs. gibi konuları basın sözcüsü gruptan paylaşmalıdır.

Önceden Anıl müdür ve daha önceden de İlker Uzel abi gruptan tık diye geçiyordu bilgileri.

Biz de hiç ikinci bir şahıs aramak zorunda kalmıyorduk.

 

MİTHAT HOCANIN DEVREYE GİRMESİ LAZIM

Basın işi hassas iştir, her daim kontrollü olman gerekir.

Kulüp içinden birinin bizleri yönlendirmesi kontrolü sağlamak açısında daha doğru bir yöntem olacaktır.

Yılmaz'ın farklı işleri var. Haliyle direksiyon hakimiyetini kaybediyor.

Bu nedenle Kocaelispor'un Teknik ve İdari Koordinatörü Mithat Atalay hocam bu gibi konularda inisiyatif almalıdır, basına verilecek bilgilerin sevk ve idaresi ile ilgili söz sahibi olmalıdır.

Kulüp müdürü de bu işi yapamaz.

Aklına gelmez çünkü.

O'nun işi ayrıdır.

He ALLAH (cc) var ne zaman arasam bilgi alabiliyorum ama duyuru işi kulüp müdürünü bağlamıyor. 

Mithat hocam bu gibi gelişmeleri takip etmeli ve bizlere sağlıklı bir şekilde bilgi geçmelidir.

En azından biz de kulüple ilgili daha sağlıklı ve “Adaletli!” bir düşünce ile habercilik yaptığımızı biliriz.

Zaten Mithat abi eski hakem.

Adildir, bana ayrı, başkasına ayrı davranmaz.

Dahası sosyaldir, iletişime açıktır, disiplinlidir ve titizdir.

Mithat hoca ile ilgili alınan karar kulüp için de hayırlı bir karar olmuştur.

 

ELEŞTİRİ HAKKIMIZI KULLANMAK ZORUNDAYIZ

Son olarak…

Anlayış ve vizyon başka bir şeydir.

Basit hatalarla Kocaelispor’un vizyonu düşürülmemeli.

Bizim çok uzun ve zahmetli bir yolumuz var.

Bu gibi konularda ne bize ne de kamuoyuna vakit kaybettirilmesin.

Şu yazı bile benim için zaman kaybıdır. Ancak bir şeyler de anlatılmalıdır.

Abdülkadir Yılmaz ya da başka bir yönetici istediği kişi ile istediği bilgileri paylaşabilir.

İsterse karşılıklı halay da çekebilir. 

Ben zaten hangi gazeteciye kimlerden bilgi gittiğini biliyorum, ama bunu sorun etmiyorum.

Bu işin içinde bu var.

Fakat “İmza töreni” gibi kurumsal konularda majör bir çuvallama yapılırsa biz de haliyle eleştiri hakkımızı kullanırız.

Kullanmak da zorundayız…

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum
default photo

erdem abi ayıp etmişler

Yazan: Kamil Tekirli

edem abi yıllardı seni okurum iyi bir kocaelispor taraftarı olduğun açık ve net malum kişi ise takımdan geçinmeye ççalışan biri yok stad belgesi yok canlı yayın ayaklarıyla onu bunu çarpıp gaftileme peşinde

0 Beğendim
1 Beğenmedim
default photo

Yazan: Baba yarro 41

Yönetime dip not;Siz bu işi çok iyi bildiğiniz için yönetici değilsiniz bu kulupdeKendinizi sakın ha kandirmayinMevcut siyasi partinin yandaşları oldugunuz için yönetici vasfindasiniz yoksa KOCAELİ SPOR yönetimi size kalmadı Bu işi çok iyi biliyomus gibi yapmaya kalkışmayın sizin bildiginizi unutan insanlarla dolu bu sehir!!!

0 Beğendim
1 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
05:36
07:15
13:22
16:37
19:08
20:36