Formalar dışında sahada iyi olan bir şey yoktu
Mert Cengiz

Mert Cengiz

mertcengiz.97@gmail.com

18 Ağustos 2021 Çarşamba - 21:21

Yazarın Tüm Yazıları

Spor 41

 

Formalar dışında sahada iyi olan bir şey yoktu

Geçen sezon kazanılan şampiyonluktan, bu sezonki transferlerden ve hazırlık maçlarındaki galibiyetlerden sonra, hemen tüm Kocaelisporlularda ciddi bir beklenti vardı sezon açılışına dair.

İlk karşılaşmanın evimizde olması, diğer faktörlerle birlikte 11 yıl sonra çıkılan TFF 1. Lig’de ilk karşılaşma için herkes 3 puan görmek istiyordu.

Karşılaşma golle başladı diyebiliriz.

Ümraniyespor’un ilk atağında sol kanatta 4 oyuncumuz arasında Vrsayevic rahat bir orta yaptı, uzak kale direği yakınlarında bomboş pozisyondaki Del Valle’yi marke etmesi gereken Cisse eksik kaldığımız için başka adamı marke etmeye gitmesi amatörce bir gol yememize sebebiyet verdi.

Bu süreçte Kocaelispor rahatça karşı yarı sahaya yerleşmesine rağmen, net gol pozisyon üretmekte zorlandı.

Genel anlamda Dino’ya atılan uzun topları indirerek veya ceza alanı içerisine ortalar yaparak pozisyon üretmeye çalıştık ki, aslında Glumac ve Alim tandemi için maalesef çok kötü bir tercih oldu.

Kanattan içeriye dönük oyunlarda daha fazla imkan yakalasak da, gol beklentisi anlamında topla oynamaya kıyasla oldukça düşük bir seviyede kaldık.

 

ASLINDA ELİMİZE FIRSATLAR DA GEÇTİ

İkinci yarıya başlamadan genel düşüncem, Ümraniyespor’un defansa kapanıp hızlı kanatlarıyla kontra kovalayacağı, bizimse daha akıllı ve oyunu açabilecek İlyas Kubilay veya Yiğitali gibi isimlerle daha üretken bir hücum hüviyetine kazanacağımız yönündeydi.

İkinci yarının hemen başında, rakibin 10 kişi kalmasının arkasından, ilk yarıdaki hücum görüntüsü devam etti.

Bu fırsatı değerlendiremedik.

Fiziksel anlamda da bariz üstünlük kuramayan Yılmaz ve Mandjeck’le neden oynamaya devam ettiğimizi sorgularken, Mustafa hoca Bahattin’i oyuna sürdü. Forvet çıkarıp forvet almak, 10 kişilik rakip karşısında gerideyken ne kadar mantıklı bir hamle, bu da aynı bir konu.

Hemen arkasından Ümraniyespor ikinci yarıdaki ilk pozisyonunda ikinci golü buldu.

Olmayacak yerde yaptığımız faul, verilen duran top, havuza düşen top ve yenilen gol bu seviyedeki takıma kesinlikle yakışmadı.  

İlk iki gol, savunmamızın oturmadığının, adam paylaşımı ve genel kurgu anlamında kat edecek daha çok yolumuz olduğunun bariz göstergeleriydi.

 

ORTALAR HEP KARAVANA

2-0’dan sonra oyuna dahil olan İlyas Kubilay kısmen hücum bölgesini hareketlendirmeye çabaladı.

Ama defansif anlamında gösterdiğimiz dağınıklık gibi hücum varyasyonlarının da tam anlamıyla oluşmadığı ortadaydı.

Aldığımız topları hücum bölgesinde hızlı oynamak istememiz doğru bir düşünceydi ancak bizim yaptığımız şey, hızlı hücum etmek değil, doldur boşalt oyunuydu.

Orta sahaya yakın alanlardan yapılan ortalar ya da bulduğumuz köşe vuruşu fırsatlarında yaptığımız ortalar da dişe dokunur herhangi bir pozisyon üretmedi.

Bununla ilgili bir istatistik mevcut. 37 adet orta yapılırken bunlardan yalnızca 3 tanesi isabetliydi.

Aynı şekilde 14 kez köşe vuruşu kullandık, rakibin bir korneri bile yok ve, maç boyunca da sadece 3 kez orta yapmışlar. Bunlardan bir tanesinde Del Valle’nin kafa vuruşuyla gol olurken, diğerinde de seken topta Ercan’la gol oldu.

Pas sayısında Ümraniyespor’un iki katından fazla sayıda pas yapmışız ancak bunlar skoru değiştirecek kilit paslar değildi.

Kısacası sen bir şeyler denemek istemişsin ama olmamış.

Herhangi bir yorum yapamayacağımız öyle bir üçüncü gol yedik ki devamında zaten olmayan oyun disiplinimizin yanında motivasyonumuz da artık futbolcuların maçın bitimini beklemesine sebebiyet verecek ölçüde düştü.

Bunlar yetmiyormuş gibi alternatif sorunu yaşadığımız sol bekte Atila’nin gördüğü saçma kırmızı kartta cabası oldu. 

 

TOPARLAMAK GEREKİRSE…

Forma dışında sahada iyi bir gördüğümü söyleyemem.

Sahanın genelinde, ilk kez oynadıkları çok belli, sistemden uzak 11 futbolcunun oynadığı bir maçtan çıktık.

Yeni takım olmamız ve ligin henüz başı olması itibariyle bu yenilgi telafi edilebilir tabii ki.

Öte yandan bu mağlubiyetten çıkarmamız gereken çok fazlaca dersler var.

Bu maçların getirisi daha doğrusu en büyük götürüsü de panikle yapılan pahalı son dakika transferleri oluyor.

Buna çok çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Fazlasıyla zorlanılan kulüp ekonomisine daha yüksek meblağlar eklemeyeyiz.

 

STADA GELİRSEM…

Sahada kötü olan şeylere zeminimizin de dahil olması üzücü oldu.

Geçtiğimiz yıldan hiç mi ders alınmadı?

Ağustos ayında olduğumuz ve nispeten yağışlı bir yaz sezonu geçirdiğimiz düşünüldüğünde zeminin bu denli kötü olması, kimin sorumluluğundaysa o kişinin sorumluluğunu bariz şekilde yerine getiremediğini gösterir.

Özellikle belirli yerlerde deparları zorlaştırıcı zemin bozuklukları var. Kanat oyununu fazlaca kullanacağımızın görüntüsünü veren bu maçtan sonra kesinlikle bu husus gündeme alınmalı.

Stadın temizliği ile ilgili sorunu Hodri Meydan en iyi şekilde paylaştı zaten.

Makam sahiplerinin görevlerini ve sorumlulukları bilerek hareket etmesi gerekiyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
06:23
08:07
13:24
16:03
18:21
19:53