Kağıtspor U-23 Güreş Takımı’na helal olsun! Türkiye ikincisi oldular!
Serhat Balcı’nın teknik direktörlüğündeki Kağıtpor U-23 Güreş Takımı’ndan Türkiye ikinciliği geldi.
$ Dolar 43,4243 %0,06
€ Euro 52,0205 %0,28
£ Sterlin 60,0719 %0,26
Altın $5.509,56 %2,46
Gümüş 166,40 %2,48
ÇORAPLAR KALIP ŞEKLİNİ ALMIŞTI
Maçtan sonra eve dönünce yorgunlukla formaları ve çorapları yıkamayı unutmuş, çantanın içinde bırakmıştım. İki gün sonra ikinci maça çıkarken aklıma geldi. Hemen biraz havalandırdım, öylece maça çıktım. Ve o maçı da aynı şekilde kazanmıştık.
Artık maçlardan sonra formaları yıkamıyor, sadece havalandırıp yeniden giyiyordum. Kazanıyor, goller atıyordum. Üçüncü, dördüncü, beşinci maç derken bu ritüel alışkanlığa dönüşmüştü.
Çoraplar artık kalıp şeklini almış, ayağımın şeklini ezberlemişti. Estetikten uzak ama “üst notalarında” odunsu kokular barındıran bu çorapları gururla çamaşır ipine asıyordum.
ANNEMDEN YIKAN CEVAP
Final maçı yaklaşmıştı. Aynı zamanda gol krallığında da iddialıydım. Maç sabahı formaları hazırlamak için çantayı açtım ama yoklardı. Hemen anneme sordum:
— Anne, formaları gördün mü?
Cevap yıkıcıydı!
— Yıkadım oğlum. Ev leş gibi kokuyordu. Çoraplar taş gibi olmuştu zaten, o şekilde forma mı giyilir?
Donup kaldım.
— Anne, ne yaptın ya! Ben totem yapmıştım, şampiyon olacaktık!
Annem öfkeyle karşılık verdi:
— Başlarım totemine! O rezil kokuyla ben hakem olsam oynatmazdım seni!
Ne mi oldu_
Final maçını kaybettik. Gol de atamamıştım. Şampiyonluk da gitti, gol krallığı da…
ŞAPKA DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
2022’de Ortaokullar Türkiye Şampiyonası’nda, İzmit 28 Haziran Ortaokulu’yla bir Şampiyonluk hikayesi yazdık.
Her maçın ayrı bir totemi olsa da İzmit’teki ilk maçtan itibaren başımdan hiç çıkarmadığım sarı şapka bu kez benim totemimdi.
Final maçının son dakikaları… Saate bakamazken hakemin son düdüğü ile beraber sevinç yumağı olup şapkayı çıkarmıştım.
Bu andan sonra “Şapka düştü kel göründü”esprisi bile yapılmıştı.
Ama o şapka bize inanmayanlara inat çıkarılmıştı!
TOTEM NE DEMEKTİR?
Totem; kısaca, istenen bir sonucu elde etmek için kendi kendine geliştirilen, mantıkla açıklanamayan ama ısrarla sürdürülen davranış biçimidir. Bir uğur arayışıdır.
Kelime kökeni, ilkel klan ve kabilelerde ataları sayılan hayvan ya da bitkilere verilen isimden gelir. Totemler kutsal kabul edilir, “nişan” ya da “alâmet” anlamında kullanılır. Bu inanışa ise Totemizm denir.
Günümüzde “totem yapmak” deyimiyle, özellikle spor ve günlük yaşamda belirli bir davranışı sürekli tekrarlayarak başarıya ulaşılacağına inanılır.
TDK'YA GÖRE TOTEM KELİMESİNİN ANLAMI
Türk Dil Kurumu üzerinden bakıldığı vakit totem kelimesinin genel bir anlamı yer almaktadır. Eski dönem topluluklarda kutsal sayılan hayvan, ağaç ya da rüzgar gibi nesnelere totem denir. İnsanlar o dönem topluluklarının bu varlıklar üzerinden, yani totem üzerinden türediğini düşünmüştür. O yüzden aynı zamanda totemler tapılan nesneler olarak da öne çıkar.
CANLI YA DA CANSIZ… FARK ETMEZ
Özellikle büyüsel ve gizemsel duygular üzerinden bağlanılmış olan nesneler olarak da totemler ön plana çıkıyor. Bu durum hem canlı varlıklar ve hem de cansız nesneler olabilmektedir. Dünyanın birçok farklı ülkesinde çok eski dönemlerden bu yana gelmiş nesneler olarak öne çıkar. Çok uzun yıllar ilkel topluluklarda tapılan ve yaratıcı olarak da bilinen canlı ya da cansız varlıklar şeklinde anlatmak mümkün. Günümüzde hala birçok farklı kabile üzerinden toteme inanan topluluklar bulunuyor.
FUTBOLDA TOTEM: GÖRÜNMEYEN TAKTİK
Futbol yalnızca yetenek, taktik ve kondisyon değildir. Aynı zamanda çorap ters giyme, formayı yıkamama, maçı hep aynı koltukta izleme sanatıdır! Evet, futbolun görünmeyen ama etkili bir yüzü vardır:
Totem!
Ve bunlar bilimle açıklanamaz. Çünkü bu bir inançtır.
“Totem bir yaşam biçimidir .“
Futbolun totemi, taktiğin görünmeyen kardeşidir. Bazen saçma görünür, ama asla boşuna yapılmaz. Ve ne olursa olsun şunu bil:
“Futbol bir oyundur ama totem bir yaşam biçimidir!”
TOTEMCİNİN MANİFESTOSU
“Galibiyet, sabah aynı çorabı giymekle başlar.”
Gerçek bir futbol totemcisi, skor tabelasını değil; ritüelini kontrol eder. Çünkü bilir ki:
“Bir insan maçı kaybedebilir, ama totemini asla bozmamalıdır!”
Uğurlu Nesneler Müzesi: Futbolun Gizli Kahramanları
Her kulübün görünmeyen bir vitrini vardır:
Totem, tarihe geçmez ama galibiyetin satır aralarında hep oradadır.
“Batıl mı dedin? Denendi, işe yaradı.”
Bir teknik direktörümüz var, adını vermeyelim (ama herkes tanır). Takım galibiyet serisine girdi diye her maç sabahı aynı menemencide kahvaltı ediyor. Menemen soğuk, ekmek bayat… Ama takım kazanıyor ya, sorun yok!
TARAFTARLAR ZATEN APAYRI BİR SEVİYEDE
Futbolcu formayı, taraftar totemi terletir.
“Mantık Kaybı mı? Hayır, bu bir inanç meselesi.”
Bazıları der ki:
“Maç sahada kazanılır.”
Ama totemciler şunu iyi bilir:
“Biz inandığımız için oluyor. Oluyorsa neden sorgulayalım?”
Futbolun Gizli Silahları: Totem Türleri
“Bu formayla yenilmedik abi, yıkanmaz!”
“Geçen hafta bu koltukta oturdum, 3 attık!”
“Menemen yedim, takım kazandı. Artık her hafta menemen!”
“Dakika 27’de odaya girdim, gol geldi.”
“Sus! Gol gelecek şimdi…”
“Sus! Enerji kaçıyor.”
“Sol çorabı sağa giydim, o gün hat-trick yaptım!”
Mantık dışı ama sonuç odaklı.
“Bugün kesin yeniliriz.”
(Takım kazanır.)
“Sen gelince hep kazanıyoruz, yerinden kalkma!”
Aynı çorap + Aynı koltuk + Aynı tweet = Galibiyet
Bonus: Teknik Direktör Totemi
“Hoca elini cebine attı, gol geldi.”
Bu, artık taktik değil; metafizik mühendisliğidir.
Sonuç: Futbol bir oyundur ama Totem bir yaşam biçimidir!
Sen sen ol…
Maç günleri koltuğunu kimseye kaptırma.
Aynı tişörtü giy, çorap tersse düzeltme.
Çünkü belki de o gün kazanacağız…
Ve kimse neden kazandığımızı anlamayacak.
Ama biz bileceğiz. Çünkü:
“O gün o totem yapıldı!”
Göksel Ali Argun - Nokta Gazetesi
Hocam, her türlü töremi uyguluyorum ama bir türlü kazanamıyorum diyen arkadaşlara ne önerebilirsin?