01 Ocak 2018 12:00

5 Ekim 2016... Ne sinir bozucu bir gündü..!

koseee

5 Ekim 2016... Ne sinir bozucu bir gün..!

Değerli büyüklerim, küçüklerim, dostlar ve kardeşlerim...

ALLAH (cc) her kulunu şu yalan dünyada sınava tabi tutar.

Kimisi bu sınavı geçer, kimisi sınavdan kalır.

Kimisi erken göç eder, kimine ise yaşamak zul gelir.

Gerçek olan şu ki hiç bir kul dünyaya kazık çakmayacaktır.

ALLAH (cc) hepimize hayırlı ölümler nasip etsin.

Bildiğiniz üzere Kocaelispor'u yakından takip etmeye çalışıyor, büyük camia ile ilgili detayları sizlerle paylaşmaya gayret ediyorum.

Çarşamba mesaisinde rakibimiz Antalya'nın Manavgatspor takımıydı.

Bilmeyenleriniz olabilir diye belirtmek istiyorum...

Belki de bugün bu yazıları yazamıyor olabilirdim...

Evet, ciddi bir kaza atlattık.

Daha büyük tehlikeyi meslektaşım Yağmur Bidar Tarhan atlattı.

Çok arayan, soran, merak eden olduğu için bu bilgi geçişini yapmak durumubdayım.

Saat 13.00 civarıydı.

Evrenseki Kavşağı'nda ben ve Bidar kırmızı ışıkta bekliyorduk.

Amacımız karşıya geçip taksi ile Evrenseki Stadı'na gitmekti.

Derken çok acı bir fren sesi ve aynı saniye içinde iki aracın karıştığı çok büyük bir çarpışma meydana geldi.

Kaza, karşı şeritte gerçekleşti ancak yola kontrolsüz ve dikkatsiz giren Ahmet Merdan yönetimindeki beyaz Linea marka araç arka kapıdan darbe yiyince döne döne Bidar ile benim bulunduğum yere doğru hızla gelmeye başladı.

Ardından bu aracın sürücüsü yani Ahmet Merdan emniyet kemeri takılı olmadığı için açılan kapıdan yola savruldu.

Abartmıyorum, Merdan yerde metrelerce sürüklenerek önce çimlerin üzerinden geçti, ardından sırtı dönük olan Bidar'ın baldırlarına çarpıp sürüklenmeye devam etti.

Bidar kardeşimi o an ayakları yerden kesilmiş ve yerden yaklaşık 1 metre yükseklikte gördüm.

Çarpışmanın hızı ile ayakları yerden kesilen Bidar sırt üstü yere düştü.

Şansımız Bidar'ın boynunun ya da başının üzerine doğru düşmemesiydi.

Asıl büyük şans şuydu.

Beyaz Linea araç da an savruk bir şekilde Bidar'ın üzerine geldi ve tam Bidar'a çarpmak üzereyken trafik ışıklarının direğine çarparak durabildi.

Bunun adı kesinlikle mucizeydi.

Ahmet Merdan ise başının arkasından ağır yara almış ve o an başından oluk oluk kan akıyordu.

Tabi şok yaşıyorduk... Vatandaşlar teskin etmeye çalışırken o ilk 4-5 dakikayı inanın hatırlamak istemiyorum.

Her taraf bir birine girmişti... Yerlerde yaralılar, onların yakınları ve vatandaşlar koşuşturuyordu.

Yaklaşık 10 dakika sonra 112 ambulansı geldi ve ilk önce ağır yaralıları götürdü.

5 dakika sonra da 2. 112 ambulansı geldi ve Bidar'ı 20 km. ötedeki Manavgat Devlet Hastanesi'ne götürdü.

Ne anlattıysam, ne söylediysem beni ambulansa almadılar.

Evet, ben de biraz sağlıkçı sayılırım, kuralları bilirim ancak insanın başına gelince kural mural hikaye geliyor.

Her neyse... Ben de Bidar'ın arkasından hastaneye gittim.

Kız şoktaydı, ağlıyordu... Ne yapabilir ki...

Ben soğuk kanlılığımı korumaya çalışıyordum ancak kaza anı sürekli karşımda tekrar tekrar gerçekleşiyordu.

Filmler, tahliller falan derken saat 15.00 gibi taburcu olduk.

Manavgat Devlet Hastanesi çalışanlarının ilgisi, bir ilçe hastanesi olmasına rağmen acil servisin büyüklüğü ve düzeni benden tam not aldı.

ALLAH'a (cc) şükürler olsun ki Bidar'ın kalıcı bir hasarı yoktu.

Sol ayak bileği, sol omzu ve belinin sol tarafı düşmeden kaynaklı travma yaşadı.

İlaçlarımızı alıp taksiye atladık ve stadın yolunu tuttuk.

Tam İstiklal Marşı okunduğunda stada girdik ve görevimizi yapmaya gayret ettik.

Tabii ki Bidar'a izin vermedim çünkü ayakta bile zor duruyordu.

İkimizin de morali bozuk, psikolojimiz yerlerdeydi.

Maçımızı oynadık ve Manavgat'a 1-0 mağlup olunca da hepten işimiz bitti.

Tabii ki kaybedeceksin... Hayatta her zaman kazanan kimse yoktur.

Ancak canını kaybettiğin zaman bir daha geri dönüşün olmaz.

Teşekkür edeceğim bir çok kişi var.

Hangi birini sayayım ki...

Bidar'ı arayıp "Hesap numaranı ver, para gönderelim, neredesiniz sizi oradan aldıralım" diyen Milletvekilim Fatma Kaplan Hürriyet,

"Hastaneden çıkınca hemen İzmit'e uçakla dönün, o şekilde otobüste gelinmez" diyen gazete patronlarım...

Yine aynı şekilde Bidar ile görüşen Uğur Koştur ve Cengiz Sert ağabeylerim...

"Erdem, soğukkanlı olmalısın. Bütün kontrol sende, Bidar'ın yanından sakın ayrılma, aklından işi çıkar, sadece siz kendinizi düşünün. Ne yapılması gerekiyorsa yap." diyerek bana güç veren Müdürüm Hakan Yağcıoğlu...

Yaşadığımız sendrom sonunda çok üzülen ve bize moral vermeye çalışan, her konuda ilgilenilmesi için talimat veren Bahri Yavuz Başkanım,

Kocaelispor yöneticilerimiz..

Kocaelispor Kulüp Müdürü İlker Uzel ağabeyim...

Üyesi olmak ile gurur duyduğum Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanım Çetin Gürol...

Ergun Ortakcı hocam, Kocaelisporlu futbolcu kardeşlerim, Körfez Belediyesi Başkanvekilim İsa Taş, Körfez Belediyesi Spor Koordinatörü Metin Özkan ağabeyim, Erhan Yılmaz kardeşim, Çağrı Arslan kardeşim, Nebil Uzun başkanım, KASKF Başkanı Murat Aydın başkanım, KASKF yöneticilerimiz, taban birlikleri başkanlarım, can dostum Mustafa Çeliksoydan, mahallemizin güzel evlatları, komşularım, sayısız renktaşım, bizi Manavgat'tan havaalanına kadar getiren Murat ağabeyim, personel arkadaşlarım, meslektaşlarım, spor camiasındaki sayısız büyüğüm, eşimiz dostumuz ve kardeşlerimizin teskinleri ile biraz olsun ferahladık. Sağ olsunlar, var olsunlar...

Bir çok kişinin telefonuna ve mesajına cevap veremediğimin de farkındayım.

Herkes hakkını helal etsin.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 01 Ocak 2018 12:00
BENZER HABERLER
YETKİNCAN GIDA
X