Aydın Günaydın: Çok zor çok!
16 Şubat 2023 18:27

Aydın Günaydın: Çok zor çok!

Kocaelispor’da 5 yıl başarıyla görev yaptıktan sonra Hatayspor’un alt yapı koordinatörlüğüne getirilen Aydın Günaydın, depremde yaşadıklarını Nokta TV ile paylaştı. Büyük bir üzüntü yaşayan deneyimli teknik adam “Hatay’da evlatlarımı kaybettim” dedi.

 

TARİF EDİLEBİLİR BİR YANI YOKTU

Yaşananların kelimelerle bile tarifinin zor olduğunu ifade eden Hatayspor Alt Yapı Koordinatörü Aydın Günaydın, Nokta TV’ye şu açıklamaları yaptı. Son 100 yılın en acı felaketlerinden birisini yaşadık. Yoğun bir maç trafiğimiz vardı. Bütün oyuncularımızla beraberdik. Gece 4.15 civarı hatırlatıcı bir sarsıntıyla ayağa kalktık. Sonra öyle bir uğultu ve uzun süreli, şiddetli bir sallantı oldu ki, tarif edilebilir bir yanı yoktu. Tesislerimizde 25-26 sporcum vardı. Bağırma, çığlık sesleri ile beraber depremi geçirdik. Sonuna kadar binadaydım ve binanın boş olduğunu anladıktan sonra binayı en son ben terk ettim.

 

EŞYALAR SU ÜZERİNDE YÜZÜYORDU

Çocuklar o panikle kendilerini dışarıya çıplak bir şekilde attı. Yukarıda su tankları vardı, onlar patladı ve bina su içinde kaldı ve eşyalar suyun üzerinde yüzüyordu. Beklemeye başladık, gün ağardığı zaman felaketin boyutlarını görmeye, anlamaya başladık. Her taraf yıkılmıştı. Futbolcularım üşümeye başladı. Kulübün bana verdiği araca 6-7 futbolcumuzu sığdırdık. Ateş yakma ve barınma imkanımız yoktu. Şiddetli yağmur ve inanılmaz bir soğuk vardı. Isınmak için çözüm aramaya başladık.

 

1-2 ÇOCUĞUMUZA DOKUNDUK

Yakın bir yerde benzin istasyonu ve baklavacı vardı. Bazı çocuklarımızı oraya yolladık. Kalanlarla birlikte bina etrafında kalmaya çalıştık. Teknik ekipten İzmitli Berker ve  İstanbul’dan İbrahim hocalar yıkılan evlerin altından gelen seslerin ardından yanıma gelerek “Hocam, yardım edelim, elimizden geleni yapalım” dediler. 1-2 yıkılan binanın enkazından 1-2 kişiye dokunduk, bir çocuğumuzu kurtardık. Genç bir kızımız vardı. Belden aşağısı kolon altında kalmış. “Kurtardık” diye çok sevindik ama yolda giderken iç kanamadan hayatını kaybetmiş. Ona çok üzüldüm.

 

ÇARESİZLİK HAT SAFHADAYDI

Üzerimizde Hatayspor’un montları olduğu için insanlar bizi kurtarma ekibi zannetti ve çağırdı. Gidiyoruz ama çaresizlik var. Bir de o bilgi ve beceriye de sahip değiliz. Bu iş, insan gücünün yetmediği bir iş çünkü. Öğlen 3-4 civarı İbrahim hoca “Futbolcularımızın üzeri çıplak, onlara bir çözüm bulmamız lazım” dedi. Tesise döndük. Futbolculara “Eşyalarınızı toparlayalım, sizi yolcu etmemiz lazım” dedim. Çaresizlik hat safhadaydı. İnsanlar yakınlardaki marketlere girmeye ihtiyaçlarını karşılamaya başladı.

 

ŞEHİR YOK OLMUŞ!

O vakitler yardım gelmesine imkan yoktu çünkü insanların felaketten yeni haberi olmuştu. Her geçen zaman depremin etkilerinin boyutlarının korkunç seviyelerine ulaştığını anladık. Biz Defne bölgesindeydik. Biraz yürüme ve etrafa bakma şansımız oldu. Harbiye, Armutlu dümdüz olmuş, şehir merkezi de yok olmuştu. Benzin istasyonunda sistem çökmüştü. Mazot yok, elektrik yok, telefon şebekesi yok, hava çok soğuk, sığınabileceğin bir yer de yok.

 

DÖNMEYE NİYETİM YOKTU

Akşama kadar tüm yaş gruplarımızdaki oyuncularımızı imkanlar çerçevesinde Adana’ya, oradan uçaklarla emniyetli bir şekilde yolladık, biz Hatay’da kaldık, dönmeye niyetim de yoktu. İdari Koordinatörümüz Mithat Bey “Hocam senin gitmen lazım. Evine dön” dedi. Diğer hocalarımızı memleketlerine yolladık, yapacak da fazla bir şeyimiz yoktu. İkmal merkezinden mazot bulduk ve kulübün bana verdiği araçla dönmeye çalıştık. İnanılmaz bir trafik vardı. İnsanlar şehirden çıkmaya çalışıyordu. Niğde’ye kadar geldik, müthiş bir kar yağışı vardı. 1 metre kar olduğundan yollar da kapalıydı. Bir benzin istasyonuna geçtik, orada sabahladık. Ardından yavaş yavaş evimize döndük.

 

KOORDİNASYON SORUNU YAŞANIYOR

Oradaki insanlar gerçekten çok zor durumda. Yardım kültürümüz çok üst seviyede ama ekipten bir arkadaşımız ekmek ve suya ihtiyaçları olduğunu söyledi. Bir koordinasyon sorunu olduğunu düşünüyorum. İnsanların yardım almaya gidecek mesafesi de çok kısıtlı. Yardımların, onların bulunduğu yere kadar inmesi gerekiyor. Kolay değil, depremin coğrafyası çok büyük. Ancak Hatay’ın benim için yeri ayrı, benim de şehrim, benim de vatanım.

 

LÜTFÜ SAVAŞ AYAĞA KALDIRACAK

Hatay’ın güzel bir belediye başkanı var. Lütfü bey…  Lütfü Savaş’ın Hatay’ı tekrardan ayağa kaldıracağına inanıyorum, ona güveniyorum. Tekrar, Hatay şehri Lütfü Savaş sayesinde ayağa kalkmasını bilecek, eski güzel günlerine kavuşacak. Tekrar ediyorum… Orada soğukta üşüyen çocuklarımız, ailelerimiz var. İnşallah kısa zamanda mağduriyetin çözüleceğini düşünüyor, Hatay şehrine sevgilerimi gönderiyorum. Vefatlarımız için Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Sözler kolay söylenir, yaşayan bilir. İnşallah bir daha böyle felaketler yaşamayız.

 

1 GÜN SONRA YOKLAR

Çocuklara çok üzülüyoruz. Çok fazla çocuk kaybı var. Altyapımızdaki bazı çocuklarımızdan haber alamıyoruz. Zaman zaman ölüm haberleri geliyor.  1 gün önce o çocuklarla beraberdik, maç yaptık. 1 gün sonra bakıyorsunuz bazıları yoklar. Çok acı ve üzüntü verici bir şey bu. Kalan çocuklarımla mücadele etmeye devam edeceğiz. Şehrin tekrardan ayağa kalkması lazım. Dediğim gibi, orada çok değerli insanlar var. Ben belediye başkanımıza inanıyorum. Devletimizin güçlü olması lazım. Allah hepimizin yardımcımız olsun.

 

GÖLCÜK’TEKİ DEPREMDEN 3-4 KAT DAHA BÜYÜKTÜ

1999 depremini Gölcük’te 9 katlı bir binada yaşadım. Ben o binanın üçüncü katındaydım. Yine ayaktaydım, bir film izledim. O günlerde de inanılmaz şekilde salladık. Kapı üzerimize devrildi. Ağabeyim geldi, kapıları kırdı ve dışarı çıkabildik. Gölcük depremin şiddetliydi ama Hatay’daki çok uzun sürdü ve daha şiddetliydi… Yıkıcı gücü de çok fazlaydı. Gölcük’teki depremin en az 3-4 kat fazla bir yıkım gücü olduğunu düşünüyorum. Açıklamalar da bu yönde zaten.

 

BU SEZON KIŞ DAHA SERT GEÇİYOR

Deprem başladığı an itibariyle düşündüğüm tek şey çocuklarımın sağlıydı. Hep beraber dışarıda olunca rahatladım. Tesislerdeki hiçbir çocuğumun burnu bile kanamadı. Geçen sezon da Hatay’daydım. Kış çok etkilememişti. Bu yıl ise uzun süren yağmur ve soğuk söz konusu. Bu durum da deprem sonrasındaki birçok şeyi olumsuz etkiledi.

 

EŞİM BENİ ENKAZ ALTINDA KALDIM SANMIŞ

Deprem esnasında telaşla telefonumu odamda unuttum. Bir ara tesise çıktım, telefonumu aldım, odamın fotoğrafını çekmeye çalışırken karanlık çıkmış. Eşime bu fotoğrafı attım. Eşim de benim enkaz altında kaldığımı düşünmüş. Eşim adından İdari Koordinatörümü Mithat Bey’e ulaşmış, Mithat Bey de eşime iyi olduğumu söyleyince eşim de rahatlamış. Ailen senin sağ olduğunu biliyor, siz birbirinize kavuşuyorsunuz ama oradaki çocukların bazılarının olmadığını bilmek de seni çok üzüyor. Tüm zamanını onlarla geçiriyorsun, haftanın 5-6 günü berabersin. Kendi evladımdan farksızlar. Şimdi ise yoklar!

Güncelleme: 16 Şubat 2023 18:29
X