İsmail Yazgan: Kocaelispor’u tarif etmeye çalışmak bile ayıptır!
Demokrat Parti İzmit Belediye Başkan Adayı İsmail Yazgan net konuştu. Kocaelispor’u tarif etmenin bile ayıp olduğunu, “Kocaelispor” denildiği zaman akla gelen ilk kelimenin “Kocaeli şehri” olması gerektiğini belirtti.
ANLAM VEREMİYORUM
Demokrat Parti İzmit Belediye Başkan Adayı İsmail Yazgan, şehir insanının Kocaelispor’a karşı duruşunun her daim sağduyulu olduğunu ancak yıllardır şehrin atanmış ve seçilmişlerinin Kocaelispor’a karşı duyarsız kalmasına bir anlam veremediğini ifade etti. Son yıllarda taraftarın çok yıprandığını söyleyen Yazgan, kent idarecilerinin ve bu şehirde zengin olanların Kocaelispor’a destek verme gibi bir yükümlülükleri olduğunu vurguladı.
ŞEHRİN FUTBOL TAKIMINI SAHİPLENMEK
Şehircilik planlaması adına son derece donanımlı ve eğitimli bir aday olan Yazgan, Spor41’e şu açıklamaları yaptı. 8 yaşımdan beri İzmit’te yaşıyorum. Dolayısı ile bu şehrin en önemli değeri olan Kocaelispor’un İzmit ve şehir için ne kadar önemli olduğunun fazlası ile farkındayım. Bir ilin cazibesini ve marka değerini ölçen parametrelerin başında spordaki konumu geliyor. Spor endüstrisindeki zirve branş da futbol olduğu için, şehrin futbol takımına değer katmak, atanmış ve seçilmişlerin öncelik konusu olmak zorundadır.
ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMELİ
Günümüz futbol dünyasında kendi kaynakları ile yani öz sermayeleri ile ayakta kalan kulüplerin yaşam süreleri, transfere aşırı bağımlı ve kurumsallaşmamış kulüplerden çok daha uzun oluyor. Bu da gayet doğal. Kocaelispor özellikle bu sezon İzmitli futbolcular ile şampiyonluk mücadelesi vererek takdir topluyor. Saygı duyulması, ibretle takip edilmesi gereken bir konudur bu. Kocaelispor’un yaşanan süreci yönetme kabiliyetiyle kesinlikle örnek olarak gösterilmesi, bu işin nasıl başarıldığının idarecilerden öğrenilmesi gerekiyor.
-BEN SPOR KULÜBÜ KURDUM- DEMEKLE BU İŞ OLMUYOR
Sadece futbol değil tabii ki. Kentin sportif anlamda dip yaptığı bu dönemde akıllı yatırım ve tesisleşmedeki rasyonellik de son derece hassas bir konu. Bizler tesisleri, sahaları, tribünleri dolduracak bir mekanizmayı hayata geçirmeliyiz. Bunlar bir birine bağlı unsurlardır. İdari anlamda kurumsallaşamayan kulüplere de doğruyu anlatacağız. Bir spor kulübünün kuruluş amacının sporcu yetiştirmek olduğunu herkes söyler ancak uygulamada yeterli verim alınamaz. Kısacası “Ben spor kulübü kurdum” demekle bu iş olmaz.
MİLYONLUK YATIRIMLARA YAZIK EDİLİYOR
Sporun partisi olmaz, sporun ideolojisi olmaz, sporun rengi, dili, dini olmaz. Ancak bizde ne yazık ki oluyor. İktidara yakınsan makamı kapıyorsun. Makam sahibinin işi ne kadar bildiği, ne kadar becerebildiğine değil, iktidara yakınlığına bakılıyor. Bu nedenle de bu kadar milyonluk yatırımlar ölü bir beton ve sac yığını olarak karşımızda dikiliyor. Sporun içinden gelen, geçmişinde başarılı bir sportif hikayesi olan, genel kesim tarafından takdir gören donanımlı kişileri sistemin içine sokmak zorundayız.
HALKIMIZDAN GÖREVİ ALIRSAK
Hani bir laf vardır. Cami yaptın, caminin altından kubbesi var ama içinde ibadet eden yok. E ne anladım o zaman ben bu işten? 80 milyonluk ülkede yeterli sayıda nitelikli sporcunun çıkmamasının temelinde, işin ehline teslim edilmemesi yatıyor. Bizlere görev verirlerse insan ayrımı yapmadan ve kimlikte ne yazıldığına bakmadan, kaliteli, yetenekli, donanımlı idarecilere, antrenörlere, eğitimcilere sistemi teslim edeceğiz. Spor üzerinden siyaset yapıp ego tatmin etmek yerine, yetiştirdiğimiz evlatlarımızın başarıları ile gurur yaşayacağız. Bence en kıymetlisi de bu.
Spor41