Tahaminatör Batuhan: İyi ki Kocaelispor’a gelmişim!
01 Mayıs 2020 23:28

Tahaminatör Batuhan: İyi ki Kocaelispor’a gelmişim!

Kocaelispor’un sezon öncesinde Kırşehirspor’dan transfer ettiği –Tahaminatör- lakaplı stoperi Taha Batuhan Yayıkçı, İbrahim Karaboğa’nın –İboday- Tr41 Instagram hesabındaki canlı yayınına konuk oldu. Sorulara samimi yanıtlar veren Batu “İyi ki Kocaelispor’a gelmişim” dedi.  

 

DUALARIMIZ BAŞKANIMIZLA

Sözlerine Kocaelispor Kulüp Başkanı Hüseyin Üzülmez’e geçmiş olsun diyerek başlayan Taha Batuhan şu şekilde konuştu: Başkanımız Hüseyin Üzülmez’in rahatsızlığı bizi çok üzdü. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum. İnşallah en kısa zamanda sağlığına kavuşur. Dualarımız onunla. Bizler de virüs nedeni ile evimizdeyiz. Bu zamanda yabancı filmler izliyor, dışarıya fazla çıkmamaya çalışıyorum. Antrenmanlarıma da verilen programlar dahilinde devam ediyorum.

 

SEFA ÇOK KÖTÜ, ALİHAN GICIK

Zamanımız fazla. Bu süreçte Serdar abi ile (Serdar Ümit Deniz) bilgisayardan futbol maçı yapıyorum. Arkadaşlar arasında bu anlamda tatlı bir rekabet var. Ancak takımda en iyi ben oynuyorum. Sefa o kadar kötü ki, 6-0 öndeyim, gol kaçırıyorum bana “Nasıl kaçırdı ama” diyebiliyor. Alihan ile 3 kez maç yaptım. 2’sini Alihan 1’ini de ben kazandım. Alihan’ın çok gıcık bir oyun tarzı var. Kendisine de dedim. Bir daha da onunla oynamayacağım. Gökdeniz de bu işi beceremiyor. Ne kadar kötü takım alırsam alayım Gökdeniz’i yeniyorum. Kötü takımla oynarken beni 1 kere yenmişti, bir daha da benle oynamadı.

 

 

BOYUN UZAMAYACAK DEDİKLERİNDE ÜZÜLÜRDÜM

Futbola, Beşiktaş’ın PAF takımında da oynayan babam sayesinde başladım. Babam “Ben olamadım bari oğlum futbolcu olsun” diyerek benimle çok ilgilendi. Küçükken de futbolu çok seviyordum. Gazete kağıtlarından top yapar oynardım. Fenerbahçe’nin seçmelerine gittim ve orada beğenildim. Boyum kısaydı. Bana “Boyun uzamayacak” dediklerinde üzülüyordum. Sol bek oynuyordum. Bir yaz mevsiminde 10-15 santim birden uzadım ve stopere geçtim.

 

İYİ Kİ BÖYLE BİR KARAR ALMIŞIM

Kocaelispor’a geliş sürecim şu şekilde oldu: Fethiyespor ile görüşmek için Muğla’ya giderken bir abi aradı “Kocaeli’ye gel” dedi. Ben de “Abi görüşmeye gidiyorum. Gitmezsem ayıp olur” dedim. O abi “Tamam… Görüş ama imza atma” dedi. Fethiyespor ile görüştüm. Şartlar anlaşılacak gibiydi. Ancak kendilerine bir takımla görüşeceğimi kararımı da ona göre vereceğimi söyledim. Kocaelispor’dan aradılar ve ertesi gün Kartepe’ye gittim. Başkanla görüştük ve anlaştık. İyi ki de böyle bir karar vermiş, Kocaelispor’a gelmişim.

 

SAKARYA MAÇINDAKİ TRİBÜN İNANILMAZDI

Kocaeli – Sakarya rekabetini biliyorduk. Kocaelispor forması ile ilk maçımızı da Sakaryaspor karşısında oynadık. Hazırlık maçı dahi olsa çok güzel bir atmosfer vardı. Tribünümüz inanılmazdı. Deplasmandaydık ama sürekli bizimkileri dinledim. Hodri Meydan Sakarya’da bildiğiniz şov yaptı. Erok ve Karşıyaka maçlarındaki atmosferlerden de çok etkilenmiştim. Ancak Erok maçı daha etkileyiciydi. Tezahüratların hepsi çok iyi ama ben -Şampiyonluk gelsin bu sene kutlayalım Fethiye’de- tezahüratını daha çok seviyorum. Taraftarımızın hakem üzerindeki baskısı oldukça fazla. Bu bakımdan avantajlıyız. Koridordan sahaya çıkarken rakiplerimiz de şaşırıyor ve tribünleri görünce “Bu ne ya” diyor.

 

PAYAS MAÇI HİÇ BİTMEYECEK SANDIM

Yeni kurulan bir takımdık ve birlikte oynamamız lazımdı. Sezon öncesinde -Sakatlık olur- diye Engin hoca bizi riske atmak istemedi ve hazırlık maçlarında oynatmadı. Bizim transferin açılacağından en küçük bir şüphemiz yoktu. Alışma sürecimiz biraz uzun sürdü. Bunun dezavantajı oldu mu? Tabii ki oldu. İlk resmi maçımızı Payasspor ile oynadık. Hava inanılmaz bir sıcaktı. Sonlara doğru ayaklarımda derman kalmamıştı. Maç hiç bitmeyecek sandım. Maç biter bitmez de –Çok şükür- diyerek kendimi yere bırakmak zorunda kaldım.

 

ERDİNÇ KARAKAŞ ÖZ ABİM GİBİDİR

Erdinç abi ile abi kardeş gibiyiz. Onunla Kırşehir’de tanıştık ve kanım çok ısındı. Samimiyet kurduk. Onun için elimden gelen her şeyi yaparım. Ailecek de görüşüyoruz. 2 günde bir sohbet ediyoruz. O’nu çok özledim. Allah nasip ederse onunla ilişkim ömürlüktür. Serdar abiyi de çok seviyorum. Bende her zaman yeri vardır. Takımdaki arkadaşlık ortamı da çok iyi. Hemen hemen her konuda birlikte hareket ediyoruz.

 

MERİH DEMİRAL’IN ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN

10 yıl boyunca Fenerbahçe alt yapısında forma giydim. Benden 2 yaş küçük olan Merih Demiral da alt yapımızdaydı. Aramız çok iyiydi. Bana saygıda kusur etmez, abi derdi. Gerçekçi olayım o günlerde Merih’in buralara kadar geleceğini kimse tahmin edemezdi. O bir yol çizdi ve bunda da çok başarılı oldu. Merih’in oyun tarzını benimkine benzetiyorlar. O seviyedeki bir futbolcuya benzetilmek onur verir. Merih bu kentin ve ülkemizin gururu oldu. Allah yolunu açık etsin, daha iyi yerlerde oynamayı nasip etsin.

 

GÖKDENİZ ÇALIŞMALARININ KARŞILIĞINI ALIYOR

Benim Kocaeli ile kan bağım da var. Annem Kandıralıdır. Gökdeniz de Kandıralı. Yaşı çok genç olmasına rağmen Gökdeniz başarılı bir sezon geçirdi. Fiziği ve oyun görüşü çok iyi. Bu sezon bize çok maç aldı. Bunun karşılığını da Süper Lig’e, Antalyaspor’a giderek aldı. İnşallah orada da kalıcı olacaktır. İzmit’i çok gezemedim. Sadece AVM’lere gittim. Serdar ve Erdinç abilerle birlikte Kartepe’ye kahvaltıya, birkaç kez de Bahçecik’te bir et restoranına gitmiştim.

 

DİREKTEN DÖNDÜM

Hakemlere her futbolcu gibi ben de zaman zaman öfkeleniyorum. Pazarspor’dayken 1 maçta haksız bir şekilde kırmızı kart görmüştüm. Yan hakemin uyarısı ile gördüm bu kartı ve 4 maç ceza aldım. Ceza sonrasındaki ilk maçta bir pozisyonda kırmızı kart görebilirdim. Top kaleye giderken kalçama çarptı. Hakem penaltı ve kırmızı kart veriyordu. Arkadaşlarım kart çıkarmasın diye resmen hakemin elinden tuttu. Yardımcı hakem de pozisyonda elle oynanmadığını söyledi hakem kararından vazgeçti. Direkten döndüm.

 

SERGIO RAMOS İLE YANYANA OYNAMAK İSTERİM

Babam Sinoplu. 57’yi de bundan dolayı giyiyorum. Ancak numara takıntım yok. Maçlarda küfür yemişliğim vardır tabii ki. Ancak rakip taraftar küfür edince daha da motive oluyorum. Pazarspor’da oynarken iyi Düzcespor ile oynamıştık. Maç çok iyi geçti. Orada da baya bir alkışlanmıştım. Kötü maçlar çıkardığım zaman bunun nedenini düşünürüm ve telafi etmeye çalışır, sorunu kendim aşmaya çalışırım. Hırslı ve tatlı sert bir futbol tarzım var. Maç içinde birisi beni kışkırtırsa ben de onunla uğraşırım. Rakibim iyi niyetliyse sadece futbolumu düşünürüm. Sergio Ramos ile yan yana oynamak isterim. Onu örnek alıyorum. Türkiye’de de Serdar Aziz’i seviyorum.

 

ÇOK ÇALIŞMAK VE SABIR

Hiç yemek yapamam. Yumurtayı bile düzgün kıramam. Mantı ve zeytinyağlı sarmayı çok severim. Kocaeli Üniversitesi’nde Spor Bilimleri Fakültesi’nde okuyorum. Futbolcu olmasaydım başka bir iş yapamazdım. Çünkü başka bir yeteneğim yok. Ama bir tercihim olsaydı beden eğitimi öğretmeni olmak isterdim. Basketbol oynamayı seviyorum. Hatta geçmişte sabaha karşı canlı yayınlanan NBA maçlarını bile beklerdim. Futbolcu olmak isteyen genç kardeşlerime tavsiyem şu. Başarılı olmak için çok çalışmak ve sabır lazım. İlla ki sana şans gelecek. Önemli olan o şans geldiğinde hazır olman ve şansı iyi değerlendirmen.

 

KOCAELİSPOR İLE BİRLİKTE YÜKSELMEK İSTİYORUM

Formalarımız çok güzel. Çubuklu forma favorim. Bu konu tartışmaya kapalı. Transfer yasağının kalkması bize nasip oldu. Sadece ben değil tüm takım arkadaşlarım sorumluluğumuzun  farkında hareket ettik. Kocaelispor ile üst liglerde oynamayı çok istiyorum. Kocaelispor’un eski günlerindeki gibi Süper Lig’de oynaması için yürüdüğü yolda beraber yürümek, Kocaelispor ile birlikte yükselmek istiyorum.

 

TAKIMIN ENLERİ

En konuşan – Sefa ve Talha

En suskun – Kemal ve Gökdeniz

En komik – Sefa

En tutumlu – Talha

En eli açık – Ercüment ve Erdinç abiler

En kötü giyinen – Burak Süleyman. Hiç önem vermez. Evde ne bulursa giyer gelir.

En şık giyinen – Erdinç abi.

En çok yemek yiyen – Burak Süleyman… Aslında tüm takım iyi yemek yer.

En çok tatlı yiyen – Serdar abi.

En özlediğin şey – Futbol ve takım arkadaşlarım.

 

 

 

Güncelleme: 01 Mayıs 2020 23:43
YETKİNCAN GIDA
X