Virüsten sonra futbol!
Fikret Özcan yine nokta tespitleri ile farkını ortaya koydu.
HARCAMALAR HİÇ OLMADIĞI KADAR GÖZDEN GEÇİRİLECEK!
Gerçek olan şu ki Covid-19 salgınının ardından Türk futbolu hatta dünya futbolu yeniden dizayn edilecek.
Biz kendi mıntıkamızdan hareket edelim…
Türk futbolunda kulüpler bir anda başımıza bela olan virüs salgınından dolayı en önemli gelir kalemleri, naklen yayın, sponsor, taraftar ve TFF, kısacası tüm gelirleri ciddi oranda azaldı.
Geçmişte yapılan aşırı, yanlış ve keyfi harcamalar yüzünden zaten iflasın eşiğine gelmiş kulüpler virüse hazırlıksız yakalanınca -Bu işin içinden nasıl çıkarız?- diye kara kara düşünmeye başladı.
Kulüpler bundan böyle geçmişte hiç olmadığı kadar mali disipline kafa yormak, radikal kararlar alarak başta yüksek futbolcu giderlerini olmak üzere birçok giderini yeniden gözden geçirmek zorunda.
ÇİLEK İŞİ BİTTİ ARTIK!
Ağır mali yükü olan sözleşmelerden en az zararla nasıl kurtulacağını düşünmesi gereken kulüp idarecileri için de sonraki süreç güzel bir imtihan olacak.
Yönetimler futbolculardan sözleşmelerinde indirim isteyebilir ama bu indirim sadece günü kurtarmaya yönelik hamleler olmaktan öteye geçmeyecek.
Türk futbolundaki mali daralma futbolun tüm paydaşlarını derinden etkileyecek.
Taşların doğru yerleşimi zamanla olacak.
Kulüpler gelecekte var olabilmek adına harcayacakları her miktarı, önceden olduğunun tersine, bir kaç defa düşünüp öyle harcamak zorunda kalacak.
Türk futbolunda artık bol keseden rakamlar yazmak, hazır olanla anlaşmak, fahiş fiyatlarla “Çilek” transferler yapmak, araştırmadan oyuncu getirmek, aldığı futbolcuya “Olmadı sen git” diyerek kulübü çifte borca sokmak devri bitmiştir!
BUNDAN SONRASI NASIL OLUR?
Virüs sonrası hemen hemen tüm kulüpler mecburen futbolcu keşfedecek, yetiştirecek, geliştirecek, oynatarak parlatacak ve futbolcuyu değerli bir hale getirdikten sonra ya satacak, ya da bünyesinde az maliyetle oynatacak.
Bunları yapabilmek, yani var olanı geliştirmek için ise bilgili, donanımlı, futbolcuyu geliştirebilen, futbolcuya değer katabilen, oyunu ve oyuncuyu geliştirebilen teknik ekiplere fazlası ile ihtiyaç olacak.
Geçmişte hazır, gelişimini tamamlamış, iyi kadrolarla başarılar yakalamış teknik adamlar, virüsten sonra hazır futbolcularla çalışma imkanı bulamayacaklarından dolayı bu yukarıda yazdıklarımı yapması gerekecek.
Kısacası hazır oyuncularla başarı yakalayan ya da yakalamış teknik adamlar değil, var olanı geliştirerek başarı yakalamış ya da yakalayabilecek teknik adamlar tercih edilecek.
İşte o zaman teknik anlamda da ak koyun karakoyun belli olacak!
BOL BONUSLU SÖZLEŞMELERE VEDA!
Belli bir yaş sınırına gelsin ya da gelmesin, bilimi, teknolojiyi umursamayan, endüstriyel, modern futbolda yeniliklere ve gelişime kendini kapatmış “Benim tecrübem yeter” deyip, bilgiye ihtiyaç duymayan teknik adamlar kulüplerin ilgi odaklarından çıkacak.
Virüs sonrası sporcu kontratlarında da çok ciddi değişikliklere gidilecek olup, garanti para yerine “Performansa dayalı” kontratlar ön plana çıkacak.
Virüsten sonra “İmzayı at garanti parayı al, sonra üç maç oyna, iki maç yat” devri bitecek! Futbolda artık verdiğinin karşılığını alma devri başlayacak ve bol bonuslu sözleşmelere veda edilecek.
GİDERLER İYİCE AZALACAK
Türk futbolunda kulüpler virüsten sonra menajerlere ve futbolcu temsilcilerine de büyük paralar ödemeyecek olup artık kendi bünyelerinde kuracakları tarama ekiplerinin önerdikleri futbolcuları ek bir ödeme yapmadan bünyesine katmak mecburiyetinde kalacak.
Virüsten sonra yöneticiler çözümü dışarıdan değil, kendi öz sermayesinden, alt liglerden oyuncular alıp onları geliştirerek piyasaya sürecek.
Bunu başaramayanlar da mazide örnekleri olduğu gibi yok olup gidecek!
Sağlam bir genetik mozaiğe sahip olan Türkiye’de futbol artık tüketmeye değil, olması gerektiği gibi tüm gücüyle üretmeye mecburdur.
Türk futbolunda artık “Alt yapının üst yapıyı belirleyeceği” bir duruma geçmesi kaçınılmaz bir gerçektir.
Türk futbolunun ya da daha evrensel bir tabirle futbolun kurtuluşu buna bağlıdır!