Arda Musaoğlu
Arda Musaoğlu

Smolcic olayından ne çıkardım?

10 Temmuz 2026 17:03
İZ Sports Youtube kanalında yayınlanan Smolcic gündemi ile alakalı yayını izledim.

Kafamda bazı boşluklar oluşsa da yine de genel olarak konu ile alakalı fikir sahibi olabildim.

En son söyleyeceğimi ilk başta söyleyeyim transferin gerçekleşmemesi beni aşırı üzmedi.

Evet, iyi bir oyuncuydu ama kulübün şu anki mali yapısını değerlendirdiğimizde maliyetler çok karşılanabilir gibi durmuyormuş.

2,5 milyon Euro opsiyonu zaten mümkün olan bir şey değildi.

Frankfurt kulübü bu rakamı 1.3 milyon Euro’ya kadar düşürdü.

450 bin Euro alan bir oyuncuya, vadeli de olsa kim 1.2 milyon verir?

Diğer bir konu bonservisine 1.3 ödenen bir futbolcu neden 450’ye oynasın?

Futbolcunun Türkiye temsilcisi Tufan kardeşim hep Selçuk Kösemen ile irtibat kurduğundan bahsetmiş.

“1 hafta içinde teklif olacak dedi 1 ay dönüş olmadı” diyor.

Abdurrahman Başkır için bir iddia var, bununla alakalı Abdurrahman Başkır da söz hakkını kullanabilir.

Abdurrahman Başkır’ın görevi tam olarak ne, o da önemli… Kısası hangi sıfatla konuşuldu.

Yani konuşmaları tam izleyen biri Abdurrahman Başkır -Transfer olmasın- Selçuk Kösemen -Transfer olsun- diye uğraştı gibi bir sonuç çıkarır.

Tufan kardeşimiz konuşmalarda Bologna’nın 2,5 milyon Euro’yu ödemeye razı olduğunu söyledi.

Yine konuşmada Türkiye’den bir takımın 2,5 milyon Euro’yu ödemeyi kabul ettiğini, hatta kulübe resmi tekliflerin gittiğini de söyledi.

Açıkçası bu bana hiç gerçekçi gelmedi.

Çünkü konuşmanın devamında Kocaelispor’dan beklentilerinin 1,3 civarına kadar düştüğünü söyledi.

Bir kulüp kendisine iki farklı kulüpten 2,5 milyon Euro teklif gelirse ikisiyle de anlaşır, oyuncuya da ikisinden birini kabul et der.

Ayrıca kulüpten beklentilerinin 950 bin Euro civarında maaş olduğunu söyledi.

Geçen sezon 450 bin avroya oynayan bir oyuncuya % 100 zam yapmak da kabul edilebilir değil.

Kulübün yaptığı 700 bin Euro’luk teklifi, kendisi kabul edilemez olarak nitelemiş ama ben gayet makul buldum.

Ama oyuncu tarafı “Bize 1 milyon Euro teklif var, o yüzden kabul edilemez” diyebilir buna da saygı duyarım.

Kulüp, işin sonunda 900 bin Euro resmi teklif yapmış ama resmi teklifte rakamı düşürmüş.

Aynı durum geçen sezon da yaşanmış, sözlü anlaşma ile resmi teklif arasında geçen sezon da fark varmış.

O zaman kabul etmişler, bu sezon kabul etmemişler.

Tabi ki yaşanan yıpratıcı süreç de oyuncunun bu teklifi kabul etmemesine neden olmuş.

Konuşmanın genelinde kendisine Selçuk Kösemen’in çok yardımcı olduğundan oyuncunun Kocaelispor’da kalması için çok uğraştığından bahsetmiş.

İşin sonunda Kocaelispor bonservis için vadeli 1,3 milyon Euro oyuncuya da 900 bin Euro maaş şeklinde teklif vermiş.

Frankfurt da bu teklifi kabul etmemiş zaten.

Açık söylemek gerekirse anlatılanların hepsi doğru ise bu transfer boşuna konuşulmuş.

Daha net bir tabirle, 1 ay boyunca yapılan görüşmelerin hepsi boşunaymış.

Frankfurt’a 2,5 milyon Euro ödemeyi kabul eden ve Smolcic’e 1 milyon Euro maaş veren takımlar varsa da zaten bu iş olmayacakmış.

Çünkü Kocaelispor’un böyle bir ekonomik gücü yok.

Ama bu süreç bize aslında üzerine çok konuşulması gereken bir durumu gösterdi.

Kulüpte profesyonel bir yapı var mı yok mu bunu sorgulamak gerekiyor.

Eğer şimdi sorgulamazsak daha çok sorunlar yaşayabiliriz.

Normalde bu işlerde iki taraf olur… Kulüp ve futbolcu.

Burada Tufan kardeşimizin demesine göre Selçuk Kösemen ile Abdurrahman Başkır aynı tarafta değilmiş gibi bir algı oluştu.

Ayrıca kulübün sportif direktörü var, onun adı neredeyse hiç geçmiyor.

Abdurrahman Başkır normalde hukuki işlerle ilgileniyor diye biliyordum, transferde söz hakkı var mı bilmiyorum, ama konuşulanlara göre var gibi.

Metin Özkan sportif direktör, kendisini de severim ama bir Süper Lig takımı için o görevi dolduruyor mu onu da tartışmak gerekiyor.

Ya da topa biraz daha girmesi gerekir çünkü üzerindeki apolet bunu fazlasıyla gerektiriyor.

Selçuk Kösemen’in tam olarak görevi ne… Çok fazla göremiyorum ama bu konuşmalardan, transferde Metin Özkan’ın önündeymiş gibi hareket ediyor düşüncesi bende beliriyor.

Çok daha açık söylemem gerekirse, şu anda kulüpte çok profesyonel bir yapı varmış hissine kapılmadım.

Kendi fikrimi en başta söylemiştim…

Smolcic konusu bence kulüp için hayırlı oldu.

İnşallah başkan Recep Durul bu konuda oluşabilecek otorite boşluklarına fırsat vermeden kulübün daha profesyonel bir yapıya oturması için çalışmalar yapar.

Appindangoye sözleşme olayı, neredeyse şampiyon olan tüm oyuncuların bedelsiz kulüpten ayrılması, Linnety olayı ve son olarak Smolcic konusu bence irdelenmesi ve yapılan sözleşmelerin gözden geçirilmesi gerektiğini hepimize gösterdi.

Geçmişte neler yaşadığımızı hepimiz biliyoruz, çok daha dikkatli olmak zorundayız.

Yeni sezon öncesi çalışmalarında Kocaelispor’umuza kolaylıklar dilerim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X