Ortak ses hedefini bulur

18 Nisan 2026 13:29
Sizlerden ilk defa küçük bir ricam olacak.

 

Yazılarımı beğenmeniz, yorum yapmanız ve paylaşmanız sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlar.

Böylece taleplerinizin, spora emek veren siz değerli velilerin ve sporcularımızın beklentilerinin, ilgili kişi ve kurumlara daha net şekilde ulaşmasına vesile olabilir.

Unutmayalım ki tek bir ses yerine, ortak ve güçlü bir ses her zaman daha fazla dikkat çeker.

Elbette bu süreçte çekinceleri olanları da anlıyorum.

Spor camiasında zaman zaman farklı görüşlerin dile getirilmesi konusunda hassasiyetler yaşanabildiği konuşuluyor.

Bu nedenle herkesin kendi koşulları içinde hareket ettiğinin farkındayım ve buna saygı duyuyorum.

Ancak yapıcı, saygılı ve iyi niyetli şekilde dile getirilen her görüşün sporun gelişimine katkı sağlayacağına inanıyorum.

Son günlerde sizlerle daha çok seçim süreçleri ve kulis bilgilerini paylaşıyordum.

Ancak aranızdan “Yükselen sporu unuttunuz mu?” sesini duyuyorum.

Merak etmeyin, o sesin de takipçisiyim.

O halde gelin biraz spor konuşalım.

Hepinizin bildiği gibi benim yakından takip ettiğim branş shorttrack (Sürat pateni).

Kısaca hatırlatmak gerekirse dünyada bu branşta sezon, yarışlarla değil hazırlıklarla başlar.

Genellikle mayıs ortası gibi antrenman planları devreye girer.

Önce kara çalışmaları, ardından buz antrenmanları.

Yarış sezonu ise eylül ayında başlar, nisan ortasında sona erer.

Nisan ortası ile mayıs ortası arası ise sporcular için dinlenme ve toparlanma sürecidir. (Tabii bu daha çok büyükler kategorisi için geçerli.)

Şimdi diyeceksiniz ki “Bizim eğitim sistemimiz buna uygun değil”

Doğru, ama şunu da unutmayalım Avrupa’da eğitim süresi daha uzun.

Buna rağmen sistem işler durumda. Çünkü plan var, takvim var, süreklilik var.

Avrupa’da sezon boyunca çok sayıda yarışma düzenlenir.

Sporcular bu yarışlara katılarak hem gelişim sağlar hem de tecrübe kazanır.

Performansını ölçer, eksiklerini görür.

Şimdilerde bizim sporcularımız da katılıyor bu yarışmalardan bazılarına ''Kendi imkanları ile'' federasyon sadece gri pasaport için destek veriyor, vermeli de.

Peki bizde durum ne?

Kış sporları içinde, özellikle de shorttrack branşı, ülkemizde oldukça yeni olmasına rağmen önemli başarılar elde etmiş bir branş.

Bu başarılarda sporcuların, antrenörlerin ve en önemlisi velilerin büyük fedakârlıklarıyla geliyor.

Ancak insan sormadan edemiyor!

Bir sezon boyunca yoğun şekilde çalışan sporcular için yeterli yarışma ortamı sağlanabiliyor mu?

Planlanan organizasyonlar zamanında ve eksiksiz yapılabiliyor mu?

Sezon takvimi, sporcu ve öğrenci gerçekleri gözetilerek hazırlanıyor mu?

Sporcu aileleri yıl boyunca ortalama 200–260 gün buz pistlerinde, atletizm sahalarında ve fitness salonlarda emek verirken, bu emeğin karşılığını alabilecekleri yarışma düzeni ne kadar sağlıklı işliyor?

Örneğin daha önce de defalarca dile getirdiğimiz gibi, federasyon kupası yarışmalarının tamamının yapılamaması, buna rağmen mevcut talimatların uygulanma şekli spor camiasında soru işaretleri oluşturuyor.

Üstelik takvim planlaması yapılırken bayram dönemleri, lise ve üniversite sınavları gibi önemli tarihler de dikkate alınmak zorunda.

Tüm bunlar bir araya geldiğinde, aslında herkesin aklındaki soru çok net bu büyük emeğin karşılığını verecek sistem ne kadar güçlü?

Ben burada kimseyi hedef göstermek için değil, sahadaki emeği görünür kılmak için yazıyorum.

Çünkü asıl mesele çocuklarımızın, sporcularımızın ve onların arkasında duran ailelerin bir yıl boyunca verdiği mücadelenin karşılık bulmasıdır.

Merak etmeyin… Sesiniz olmaya devam edeceğim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X