Sistem başarıyı getirir

13 Nisan 2026 16:58
Türkiye’de sporun geleceği artık rastlantılara bırakılmıyor.

Çünkü bu ülke yeteneği arayan değil, onu sistemli şekilde bulan ve işleyen bir modele geçti.

Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri kısa adı ile TOHM, olimpiyatlara katılacak sporcuları seçmek ve elit düzeyde sporcu yetiştirmek amacıyla 2013 yılında kuruldu.

Bu adım, aslında Türk sporunun kaderini değiştirecek uzun bir yolculuğun başlangıcıydı.

Bu yolculuğun en kritik ayağı ise hiç şüphesiz Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı oldu.

Her yıl, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm okullarda öğrenim gören 3. sınıf öğrencilerine, eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında uygulanan test ve ölçümlerle başlayan bu süreç yeteneği erken yaşta tespit edip doğru branşa yönlendirmeyi hedefliyor.

 

 

2016’DA BAŞLADI

Bu büyük vizyonun temelleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında 19 Nisan 2016 tarihinde imzalanan iş birliği protokolü ile atıldı.

2017’den itibaren ise proje ülke genelinde yaygınlaştırılarak her yıl düzenli ve sistematik bir şekilde uygulanmaya başlandı.

Ardından tarihî bir adım geldi.

14 Mayıs 2018’de imzalanan yeni protokol ile ana sponsorluğu Turkcell tarafından üstlenilen proje İstanbul’da tanıtıldı.

İlk aşamada tam 2 milyon 500 bin çocuğun taranması hedeflendi.

Bu rakam bir sayıdan ibaret değildi.

Bu, Türk sporunun geleceğinin yeniden yazılması demekti.

 

 

RAKAMLAR KONUŞUYOR TAM 1.045 MADALYA

Bugün geldiğimiz noktada tablo son derece net.

1.045 madalya, uluslararası, Avrupa ve dünya şampiyonlukları, sistemli tarama doğru yönlendirme elit sporcu.

Bu başarılar bize şunu gösteriyor… Altyapı doğru kurulursa, sonuç kaçınılmazdır.

Bu sistemin büyümesi ve sürdürülebilir hale gelmesinde önemli katkıları olan isimler de var.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya döneminde hız kazanan çalışmalar, sahaya daha güçlü yansıdı.

Bugün ise sistemin uygulama ve koordinasyonunda önemli bir rol üstlenen Spor Genel Müdürlüğü ve Sporcu Yetiştirme Daire Başkanlığı ile birlikte süreç daha da kurumsallaşmış durumda.

 

 

ASIL MESELE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sporu sadece başarı anlarıyla değil o başarıyı doğuran sistemle değerlendirmek gerekir.

Altyapı varsa başarı vardır.

Planlama varsa istikrar vardır.

Bilimsel yaklaşım varsa sürdürülebilirlik vardır.

Bugün Türkiye’nin yaptığı tam olarak da budur.

Bu proje, sadece sporcu yetiştirmiyor.

Bir ülkenin geleceğini inşa ediyor.

Çünkü o çocuklar sadece madalya kazanmayacak disiplini, mücadeleyi ve hedef koymayı öğrenecek.

Belki de en önemlisi Türkiye artık yeteneğini kaybetmiyor, keşfediyor olacak.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X