Abdurrahman Öz… TFF böyle mi TEMSİL edilecek!
Pandemi nedeni ile futbolda da yeni kurallar aldı başını gitti.
Sağlık açısından alınan her karara saygımız var.
Tabii ki saçma gelen kurallar olsa da buna uymak zorundasınız.
TFF organize ettiği müsabakalarda bu kuralları uygulamak için “Temsilci” denilen görevliler atar.
Temsilciler saha içinde ve dışındaki eksiklikleri tespit edip bunu rapor eder.
Temsilciler genelde eski emniyet ve buna benzer amir tabakasından seçilir.
Nedeni ise disiplin ve TFF’yi iyi temsil etmek, güçlü bir duruş sergilemesini sağlamaktır
Sizlere Abdurrahman Öz adında bir temsilciden bahsedeceğim.
Kendisi bir temsilci…
Adı üzerinde "Temsil" ediyor (Güya)
Aydın’ın eski milletvekillerindenmiş.
Partisi beni zerre ilgilendirmez.
Siyasetle işim olmaz zaten…
Hoş milletvekili olsa da zerre umudumda değil.
Bir de avukatmış.
Bana ne!
Beni bilirsiniz.
Kelimeleri eğmem, bükmem, abartmam.
Neyse onu anlatırım.
Abdurrahman Öz, Velimeşe – Kocaelispor maçının temsilcilerinden birisiydi.
Akşamki paylaşımlarımdan sonra gelen telefonlarda Öz ile ilgili olarak genel olarak şunlar söylendi.
Avukat Öz, daha önce Kocaeli Stadı’ndaki Kocaelispor – Manisa maçında da görev almış.
Cümleler aynen şu…
“Erdem… Ben böyle bir temsilci görmedim… Neredeyse kendi gölgesi ile bile kavga edecek”
“Abi yok bir şey… Kan kusturdu. Bunlar yüzünden işi bırakacağım”
“Sabahtan beri temsilci ile uğraşıyoruz. Hiç rahat durmadı… Boğazıma geldi, kendimi bozacağım vallahi” vs…
Bu şekilde...
Kim bilir neler oldu da millet Öz ile ilgili bunları anlattı.
Belli ki bahsettiğim bu şahıs hayli titiz.
Şimdi bu kadar titizlik iyi mi değil mi?
Bakın…
Milletin canı sıkkın, pandemi zaten insanları şişirmiş, germiş…
Herkes patlamaya hazır bomba gibi…
Bir de bu tür insanlar bu gerilime eklenirse ister istemez birikimler dışa çıkar.
Neden Avukat ve Eski Milletvekili Abdurrahman Öz’ü kaleme alarak size zaman kaybettiriyorum?
Evet, biraz özel bir konu ama yarın başka emekçi gazeteci arkadaşlarım, güvenlik görevlileri, kulüp yetkilileri, o temsilcinin son derece kötü tavırlarına maruz kalsın istemiyorum.
Belki şu an şahsın reklamını yapıyorum, belki yarın bu yazdıklarımdan gurur duyacak ama bunları anlatmak zorundayım.
Velimeşe’deki Mustafa Kemal Atatürk Stadı’na arkadaşlarımla giriş yaptık.
Küçük ve tabii ki birçok eksiği olan bir stat.
Protokol ve yedek kulübeleri bir birine karşı kanatlarda.
En sinir olduğum stat türleri bunlar.
Pandemi yasakları nedeni ile doğru düzgün iş yapamıyoruz, bir de bu şekilde statlar olunca hareket alanın iyice kısıtlanıyor.
Baktım Avukat Öz ile diğer temsilci ya da gözlemci, protokolden sahaya inen merdivenlerin önünde bekliyor.
Maça yaklaşık yarım saat var.
Emre Kurtbay kardeşim gayet nazik bir şekilde temsilci beyefendilere! “Kolay gelsin” dedi.
İkisinin de bir bakışı var ki, sanırsınız ki bizim Emre öcü olmuş.
Sıfır tepki yani!
Neyse aşağıya inmemiz lazım.
Ben “Buradan mı iniyoruz?” diye sordum, Avukat ve Eski Milletvekili Abdurrahman Öz “Çıkarsın ama bir daha buraya giremezsin” dedi.
“Tamam… Giremem… Peki ben haberimi nerede yazacağım? Kale arkasında böyle bir yer var mı, priz var mı?” diye sordum.
Şaşırdı… Bakındı… Bir şey diyemedi Öz...
Ardından “Basın tribünü nerede peki?” diye sordum.
Yine bakındı ve “Burada basın tribünü var mı?” diye etrafa sordu.
İçimden “Şakacı bir adam galiba” dedim.
Düşünsenize temsilci “Basın tribünü var mı?” diye soruyor…
El insaf… Eşgüdümde ne anlatıyorsunuz bir birinize!
Baktı, cevap veren yok. O da “Yokmuş” dedi.
Ben de “Stat nizami değil” diyerek merdivenden inerken “Ya kardeşim çıkacaksan çık, çıkmayacaksan çıkma” dedi.
Kendimi hiç bozmadım.
Neticesinde kamu işi yapıyorum, TSYD üyesiyim ve kurumlarımı iyi temsil etmeliyim.
Ağzımı açmadan sahaya indim.
Ama benim bu anlatımımın temsilcinin içinde yara yapacağını nereden bilebilirdim ki?
Devre arası oldu. Karşı tarafta yedek kulübeleri var ve futbolcular tam yedek kulübesinin önünde ısınıyor, pas yapıyor.
Dedim ki “Herkes soyunma odasına girsin ben de karşıdan kale arkasına geçerim”
Çünkü basın tribünü olmadığı için! mecburen haberi kale arkasından geçeceğim.
Zamanla yarıştığımız için acele de ediyorum.
Neyse…
En son Mustafa Reşit hocanın da geçmesini beklerken Avukat Eski Milletvekili Öz, ses biraz uzaktan geldiği için tam anlayamadım ama “Senin burada ne işin var” türünden bir şeyler söyledi.
Genç ama gayet zarif temsilci de yanındaydı.
Sanırım iyi de top oynuyor. Çünkü tam ona yüksekten bir top geldi, kontrol falan hayli iyiydi.
Öz’e “Hocalar geçsin kale arkasına geçeceğim” dedim.
Avukat Eski Milletvekili Öz “Burası T Alanı, yasak, bilmiyor musun?” gibi bir şey daha dedi.
Dedim ki “Karşıda futbolcular oynuyor, geçemiyorum. Burada böyle deniliyor” dedim.
Ama beni zerre dinlemedi.
Avukat Eski Milletvekili Öz sinir bozucu bir üslupla “Hayır oradan dolaşacaksın” dedi.
Tekrarladım “Futbolcular var” dedim.
Dedi ki “Dolaş”
Olayın art niyetli bir tavır olduğunu anladım ve “Neden bu kadar agresifsiniz?” diye sorunca yelek numaramı aldı ve not etti.
Ben de “Yazın ama altını da doldurun” dedim.
Biraz da bakıştık açıkçası.
Diğer genç temsilci kuralları anlatmaya başladı.
Yeşil alanı ihlal ettiğimi söyledi. Hal bu ki ben taç çizgisinin gerisindeydim. Kendisi saha içindeydi.
Keşke kamera görüntüleri falan olsa.
Zarif temsilciye de gayet sakin bir ses tonu ile tam 3 kez “Tamam” dedim.
Ama ben tamam dedikte anlatmaya devam etti.
O da kontrolü kaybetti.
Israr edemezdim.
Yakalarında 1’den 9’kadar rakam yazıyor.
Bende ise 3,8 ve 9 var.
İstedikleri gibi dolaştım ve yakın olmamam gereken futbolcuların bildiğiniz içinden geçtim!
Kısacası temsilciler beni testi olan futbolcuların içine sürükledi!
Hal bu ki o sırada herkes soyunma odasına gitmiş bulundu ve ortalıkta kimsecikler kalmamıştı.
Bana ego yapmasalardı ben bomboş yerden, basın tribünü olmayan stadın kale arkasına geçecek, futbolcularla olan sosyal mesafemi koruyacaktım.
Öyle olmadı.
Bu anlara Emre her türlü şahittir.
Benim maç öncesindeki sorum ve yanıt verememesi üzerine Avukat, Eski Milletvekili Öz meğerse gerilmiş.
Kendince egosunu tatmin etti.
Ama beni futbolcuların içine gönderirken hataya düştü!
Ki kendisini 2 kez uyarmama rağmen inat etti ve inadı sonunda duvara tosladı.
Şimdi kim kimi şikayet etsin karar verin işte…
Yahu stat düzensiz, profesyonel maç bile yapılması sakıncalı.
Siz ey temsilciler neyi kasıyorsunuz, neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz.
Haftalık ego depolama yerleri mi statlar?
İş yapacaksınız düzgün yapın!
Kasarak, kısarak, senle akrabalığı olmayan, hiç tanımadığın insanlara emir yağdırarak bu iş yapılmaz!
Yapamazsın yani…
Benim yelek numaram 9841…
Adım da Mecit Erdem Övüç…
İnanın yazılmayı kesinlikle önemsemiyorum.
Üzüldüğüm konu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun, egoları ve ihtiraslarını kontrol etmekte zorlanan, hal ve hareketleri ile son derece olumsuz bir görüntü oluşturan, Avukat, Eski Milletvekili Abdurrahman Öz tarafından eksi seviyelerde temsil edilmesidir!
Ya da edilememesidir.
Eğer bu anlattığım mevzuda tek bir yanlış, tek bir eksik bilgi, tarafıma uyarlanan bir cümle varsa ALLAH (cc) beni taş etsin.
Avukat ve Eski Milletvekili Abdurrahman Öz’ü, TFF’ye şikayet ediyorum, böylesi iletişimden uzak, dinlemesini bilmeyen, sadece “Ben ne dersem o olur” düsturu bulunan kişilerin atanmamasını rica ediyorum.
Gerçekten TFF hiç iyi temsil edilmiyor…
Hiç hem de…
Nihat Özdemir başkan diyor ya “Uzlaşı dili” diye.
Hani nerede yahu?
Bilakis temsilcilerin önemli bir kısmı kutuplaştırıcı bir dille hareket ediyor.
Doğal olarak kimse “Öz” demiyor, TFF’ye deliriyor!
Avukat da olsa, eski milletvekili de olsa, sadrazam da olsa, padişah da olsa, allemi cihan da olsa…
Ne fayda!
Gerçek olan bir şey var…
Avukat ve Eski Milletvekili Abdurrahman Öz yüzünden TFF’nin bendeki algı gücü yerle bir olmuştur.
Evet…
İhtarımı alırım ama böylesi “Senli benli, kardeşimli, hayt huytlu, el yordamlı, şekilli” davranışlar karşısında da sessiz kalamam.
Kalmam da…
Şu hale, üsluba, şekle bakın hele!
Sen nasıl TFF temsilcisisin!
“Temsil” ne demek haberin var mı Avukat Eski Milletvekili Öz!
İşte sen o işi yani “Temsil” işini yapamıyorsun! Bunu biliyorsundur umarım.
Kısacası temsil edemiyorsun.
Boynundaki 1’den 9’a kadar rakamları olan kartla herkesi etrafında itaate zorluyorsun.
Sen ne kanunsun, ne devletsin, ne de hüküm vericisin.
Maç boyunca sürekli birilerine bir şeyler anlattın da anlattın, anlattın da anlattın.
Yahu hiç mi yorulmazsın, hiç mi nefes almazsın!
Bir de ne o öyle sürekli ağzını açıp, herkesle diyalog kurmak için mücadele ediyorsun?
Sus ya… Sus… Sus…
Orası tiyatro sahnesi değil, sen de oyuncu değilsin!
Senin işin yazmak.
Oradaki görevliler yalı kazığı değil ki…
Her biri işini bilir…
Sen de yaz… Senin işin de bu…
Sen orada konuştukça millet de gerildi, bizi de gerdin.
Bak şu an seni yazıyorum mesela!
Yarın google’den arandığında bu yazı herkesin önüne düşecek.
Neden bunu bana yaptırdın?
Nedeni mi Avukat ve Eski Milletvekili Abdurrahman Öz.
Ben gazeteciyim, yani kamu görevlisiyim.
Sen ben ve benim gibilerin işlerine engel oluyorsun.
Bizzat yaşadım.
Kişisel hırslarımla bu yazıyı yazmıyorum.
Yarın başka meslektaşlarımın işlerine ket vurma, sürekli birileri ile didişip temsil ettiğin! TFF'yi zor durumda bırakma diye...
Hadi şimdi bol bol oku yaptıklarını…
Ve gurur duy… -Ben neymişim be abi- de.
Son olarak…
Senin evladın var mı bilmiyorum.
Varsa da ALLAH (cc) bağışlasın…
Babam yaşındasın, senin oğluna, kızına, ya da yeğenine elin adamı bu şekilde hitap etse ne düşünürsün?
Empati nedir bilir misin?
Önce bunun yanıtını ver sonra davranışlarınla ilgili “Ben nerede hata yapıyorum” diye kendine sor!
Bunu yaparsan emin ol kazanırsın…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bu günleri de yaşayacakmışız be Eray'ım! 25 Ocak 2026 Pazar
- Petkovic olayı! Dua edelim de Euro artmasın! 19 Haziran 2025 Perşembe
- Petkovic'in maliyetini düşürmeliyiz 13 Haziran 2025 Cuma
- Büyükakın, Işık’ın geçmişteki hatalarını da düzeltiyor! 08 Haziran 2025 Pazar
- Muzaffer Bıyık iki evladını da kollarının arasına alacaktır 28 Mayıs 2025 Çarşamba
- Damir İbriç! 21 Mayıs 2025 Çarşamba
- Dağ fare doğurmasın! 28 Kasım 2022 Pazartesi
- Eşiği geçebilirdik… Hassas dengeler üzerinde gidip gelen bir maçtı... 14 Kasım 2022 Pazartesi
- İskenderunspor analizi… En küçük açığı ve hatayı affetmiyorlar! 12 Kasım 2022 Cumartesi
- Malumun ilanıydı... Sadece resmileşti... 02 Kasım 2022 Çarşamba