An itibari ile Kocaelispor’da gördüğüm tablo

09 Ağustos 2026 15:31
Kocaelispor’da gün geçmesin ki yeni bir haberle uyanmayalım…

Selçuk Kösemen’in ayrılığı…

Kösemen yöneticilik yapıyordu ardından Başkan Recep Durul bir toplantıda hem onu hem de Bilal Cem Acar’ı kastederek ağır bir ifade sarf etmişti.

Ardından ikisi de kulüpten uzaklaştı.

Birkaç ay sonra Selçuk Kösemen ile kulübün yolları yeniden kesişti…

Kösemen bu kez yönetici değil, kulüp personeliydi.

Aslında şaşırdık… Dedik ki “Önceden yönetici olan birisi bir süre sonra neden maaşlı bir çalışan olur?”

Kösemen etrafına, Tahir Büyükakın’ın kendisine çok güvendiğini ve bu nedenle de yeniden kulübe fayda sağlanması amacı ile yönlendirildiğini söyledi.

İnananlar da oldu, inanmayanlar da…

Gerçek olan şu ki… Selçuk Kösemen bir kulüp çalışanıydı.

İlk görevi Metin Özkan’ın yani Sportif Direktör’ün yardımcılığıydı.

Açıkçası ben buna da çok şaşırdım…

Böyle bir departman sadece ülkede değil dünyada ilk ve tekti.

Nedir yani sportif direktör yardımcılığı, alakaya maydanoz…

Kösemen bu görevi kendisine yakıştırıp yine de kulüpte süre buldu.

Bir de ben şunu anlamadım…

Sportif Direktör var ama dışarıdan görünen, transferde önde olan sürekli Selçuk Kösemen’di…

Sportif Direktör olan Metin Özkan neden bu güne kadar sesini çıkarmadı “Ya kardeşim bir dakika… Sen benim yardımcımsın… Ben konuşurum sen dinlersin” demedi…

Bu da ayrı bir sıkıntı…

Her neyse…

Kösemen’in yeni sezondaki görevi bir anda Futbol Direktörlüğü oldu.

Fatih Terim sağ olsun… TFF’deyken bu görevi tüm ülke ile tanıştırdı.

Kösemen Futbol Direktörü olunca bu kez Metin Özkan bir anda Kösemen’in yardımcısı oldu.

Çocukken mahallede birdirbir oynardık.

Yani birimiz eğilir diğeri üzerimizden atlardı, ardından biz diğerinin üzerinden atlardık.

Kısacası Kocaelispor’da böyle bir yapılanma vardı.

Gel zaman git zaman bu şekilde sezona başladık.

Ancak Recep Durul, Kösemen’i aradı ve “Transfer süreci sona erdi” diyerek Kösemen’e teşekkür etti.

Daha amiyane bir tabirle Kösemen’e kapıyı gösterdi.

Durul dahası “Parayı ben veriyorum, her şeyi ben yapıyorum, siz ne işe yararsınız” türünden bir tavırla tüm tuşlara bastı.

İçerideki yöneticilerin de önemli bir kısmı bundan nasibini aldı.

İşin doğru tarafı, Durul parayı veriyor ve işler anlık çözülüyor.

Sürdürülebilir bir şey mi? Tabii ki değil…

Recep Durul kendisini bu denli yalnızlaştırmamalı, para veriyorsa da bunu sürekli gündeme getirip karşı tarafın başına kakmamalı.

Haklı olabilir ama bu tür yaklaşımlar da asla sağlıklı değil.

Yönetimini kendisi belirlemedi… Bunu da biliyoruz… Hatta bıraktı, Mehmet Yaşar ve Veli Başkurt liste çıkaracaktı, bir anda geldi koltuğa oturdu.

Bu da çok aykırı bir durum…

Bu şehir Kocaelispor’a başkan bulamayacak kadar dar!

Bunun en somut örneğini de gördük…

Bir de benim aklımın almadığı bir konu da şu…

Bildiğiniz gibi Recep Durul, Engin Koyun’dan görevi “İkinci başkan” olduğu için aldı.

O süreçte yeşil siyahlıların borcu neredeyse yoktu…

Şu an ise sadece SGK + vergi borcu 400 milyon lirayı geçti…

Diğer futbolcu vs. borçları ile 600-700 milyon…

Şimdi soruyorum…

Bu borç hangi başkan zamanında arttı?

Yani koltukta Ali vardı biz mi bilmiyoruz…

Şimdi kendi mal varlığını teminat gösteriyor diye “Tarih yazıyor” naraları atılıyor.

Yahu borcun yapıldığı dönem Durul dönemi, illa ki bunu kapatmak zorunda…

Hangi kahramanlık, hangi destanlık öyküsü yazılmaya çalışılıyor.

Yapmayın, etmeyin…

Recep Durul, kendi döneminde büyüyen borcu kapatmak için mal varlığını teminat gösterdi…

İşin doğru dili budur!

Tabii ki Recep Durul’a harcadıkları, cebinden çıkardıkları için, süreci bir şekilde ayakta tuttuğu için saygı duyulması lazım.

Bunun aksini kimse iddia edemez… Ama olayı epik bir karakter olarak sunmaya çalışmak hedef şaşırtmaktan öteye gitmez.  

Yazının finalinde şunu belirtmek isterim…

Durul kesinlikle kötü bir insan değil, art niyetli de değil…

Zaman zaman çatırdasa da sağlık bir iletişimimiz de var…

İsterim ki koltuğa uzansın ve maçları izlesin…

Ancak an itibari bu hiç kolay değil…

Çünkü etrafındaki 1-2 kişi hariç profesyonelleri! çok yetersiz…

O da bunun farkında… Bazı şeyleri anladı ama geç anladı.

Bu nedenle de yukarıda da dediğim gibi tüm tuşlara bastı!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X