Çok zoruma gitti!
Dünya’nın virüs belası ile imtihanı devam ediyor.
Ülkem insanı ise hem virüs hem de ekonomi ile mücadele halinde.
Özellikle ve küçük ve orta ölçekli firmalarla esnafımız çok zorlu bir süreçten geçiyor.
Sürecin geldiği nokta ile ilgili bugün canımı sıkan iki hadise yaşadım.
Özellikle bu zamanda evin alışverişlerini ben yapıyorum.
Öğleden sonra saat 2 gibi bir esnafımızdan bir şeyler aldım.
Parayı uzattım ve ne yazık ki esnafımız parayı bozamadı.
O an esnafımızın bakışları beni çok üzdü ve açıkçası o bakışlar çok zoruma gitti!
“Karşıdan bir şeyler alayım, parayı bozdurup geleyim” dedim.
Karşıya geçtim, farklı bir esnafımızdan başka bir şeyler aldım, parayı uzattım ancak bu esnafımız da maalesef parayı bozamadı.
Saat 2’yi geçmiş, aldığım ürünler 45 lira ve 100 lira üstü alamadım!
Ne yazık ki esnaflarımızın siftahları bile yok!
Tek kelime ile yıkıldım!
Hiç bozuntuya vermeden “Eve gideyim, bozuk para alıp geleyim” dedim.
Ve o kalender esnafım bana dedi ki “Kardeşim benim olur mu öyle şey. Seni buradan eli boş gönderir miyim? Ne zaman yolun düşerse getirirsin. Getirmezsen de helali hoş olsun”
Ürünleri aldım, koşa koşa eve gittim ve evden bozuk para alarak alışverişimi bitirdim.
Biraz da sinirlerim bozuldu açıkçası.
Sinirimi bozan eve ikinci kez gidip gelmem değil tabii ki, saat 2’yi geçmiş ve benim esnafımın hala neden siftah bile yapamamış olmasıydı!
2-3 gereksizin yaptığı fırsatçılığı tüm esnafımıza dayatmanın ne kadar büyük bir ayıp! olduğunu daha etraflıca anladım.
ESNAFIN RAHATLATILMASI LAZIM
Tavsiyem şudur dostlar.
Büyük firmalar bir şekilde ayakta kalır.
Olabildiğince, hele hele şu zamanda orta ve küçük esnafımızdan alışverişimizi yapalım.
Dışarıdaki hiçbir süper market sana “Yolun düşerse ödersin” demez!
Evet, Türkiye güçlü bir ülke ama salgın stres ile de yayılıyor.
Esnaf da strese girmeye başladı.
Bu nedenle küçük, orta işletmeler ve esnafımızı rahatlamamız lazım.
ANORMAL KARŞILAMAMAK GEREKİYOR
Her zaman derim…
ALLAH (cc) ülkeme, devletime, askerime, polisime, insanıma zeval getirmesin!
Dünya’nın en güzel ülkesindeyiz.
Böyle bir coğrafya, toprak, yer altı zenginliği, kültürü ve insan mozaiği dünyanın hiçbir yerinde yok.
Ve biz Müslüman! bir ülkeyiz! (Elhamdülillah)
Doğal olarak dış mihrakların bize diş bilemesini de anormal olarak karşılamamak lazım.
Geçen gün yazımda “Bu ülkede öyle insanlar var ki. O an –Bize hiçbir şey olmaz diyorum” ifadesini kullanmıştım.
Evet, biz öyle bir milletiz ki yeri geldiği zaman çok sağlam bir şekilde “Tek yumruk” olabiliriz.
Ama öyle profillere de sahibiz ki “Yazık” dediğimiz zamanlar da oluyor.
5 parmağın 5’i bir olmuyor ve herkesin “Standart insan modeli” olmasını da bekleyemeyiz.
BU ZAMANDA NELER YAPMALIYIZ?
Tabii ki ülke idarecilerinin en hassas şekilde yaklaşması gereken hususların başında eğitim geliyor.
Önce disiplinli bir eğitim anlayışı, ardından liyakat esaslı görev tanımı ve tabii ki bilimsel gelişimin her anlamda desteklenmesi gelecek adına yapılan yatırımların en sağlıklılarıdır.
Kısacası yatırımlarımız eğitim ve bilim üzerine yoğunlaşmalı.
Bunu rayına koyarsak diğer sistemleri de sağlıklı bir yapıya kavuşturmamız çok zaman almaz.
TÜRKİYE AÇ KALMAZ!
Tüm ulus devletlerde olduğu gibi bizim ülke yönetimi de ilk kez değişik bir sınavdan geçiyor.
Ve sorular daha önce hiç çalışmadıkları yerden geldi.
“Pandemik” yani salgın hastalık konusunda tüm dünyanın sınıfta kaldığını söyleyerek dar bilgimle şunları ifade etmek isterim.
Gittikçe özelleşen sağlık ve tarım sektörlerinde kamulaştırma yöntemlerini geliştirmek zorundayız.
Ekinlerin dikim sezonu yaklaştı.
Gübre, yem, zirai ilaçta da ne yazık ki özelleştirmeleri bol bir ülkeyiz.
Yarın olası bir sıkıntı ile karşı karşıya kalınmaması için tarım planlamamızı da son derece akılcı inşa etmeliyiz.
Yeni hastaneler, teçhizatlar, hijyenik ortamlar tabii ki çok güzel.
Ama bunlardan ziyade ilim ve bilim adamı yatırımı çok daha rasyonel bir seçenek.
Küba, kimine göre “Aç”, kimine göre “ekonomisi sıfır” ülke olarak görülebilir.
Bilmeyenler için internetten Küba araştırmasını yapmasını isterim.
Bence Küba dünyanın en zengin ülkesi.
Sağlık anlamında çözemeyecekleri hiçbir şey yok.
O “Aç” denilen ülkeden 200 doktor İtalya’ya gitti ve o “Zengin” İtalya “Aç” ülke Küba’nın doktorlarını havaalanında ayakta alkışlayarak karşıladı!
Kısacası önce insana yatırım!
Binanı sonra yaparsın!
BU ARADA ISU’YA DA BİR SİTEMİM OLSUN
İSU… Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir yan kuruluş.
Geçen gün abonelerine toplu bir mesaj gönderdi.
Bakalım ne yazıyor mesajda.
“Değerli abonemiz, sağlığınız her şeyden önemlidir. Sağlık ve temizliğin göstergesi suyumuzu her türlü ihtiyaçlarınızda gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Toplum sağlığınızın korunması için evde bulunduğunuz bu süreçte, abonelik ve fatura ödeme işlemlerinizi kurumumuzun internet sitesi, mobil uygulaması, e-Devlet ve anlaşmalı bankalar üzerinden 7/24 yapabilirsiniz”
Mesajın ilk cümlesine bakıyorsun ve “ISU güzellik yapacak galiba” derken devam eden mesajda “Ödemelerinizi evinizde yapın” diyor!
Hiç atmasaydın daha iyiydi be İSU.
Öldürmüyorum ama sıtmaya muhtaç bırakıyorum.
Böyle bir mesajı kabul etmiyorum!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bu günleri de yaşayacakmışız be Eray'ım! 25 Ocak 2026 Pazar
- Petkovic olayı! Dua edelim de Euro artmasın! 19 Haziran 2025 Perşembe
- Petkovic'in maliyetini düşürmeliyiz 13 Haziran 2025 Cuma
- Büyükakın, Işık’ın geçmişteki hatalarını da düzeltiyor! 08 Haziran 2025 Pazar
- Muzaffer Bıyık iki evladını da kollarının arasına alacaktır 28 Mayıs 2025 Çarşamba
- Damir İbriç! 21 Mayıs 2025 Çarşamba
- Dağ fare doğurmasın! 28 Kasım 2022 Pazartesi
- Eşiği geçebilirdik… Hassas dengeler üzerinde gidip gelen bir maçtı... 14 Kasım 2022 Pazartesi
- İskenderunspor analizi… En küçük açığı ve hatayı affetmiyorlar! 12 Kasım 2022 Cumartesi
- Malumun ilanıydı... Sadece resmileşti... 02 Kasım 2022 Çarşamba