Dinçel ve iletişim

28 Aralık 2019 15:16

Yıllar sonra transfer tahtasının kalkması ile bambaşka bir kimlikle yeni sezona hazırlanan Kocaelispor’da 2 ay önce durumlar pek de iç açıcı değildi.

Selahaddin Dinçel gelene kadar…

Göreve gelmeden önce Kocaelispor’da canlar sıkkın, yüzler düşük ve camia huzursuzdu.

Kendisi ile Spor41’de yaptığımız programda da iletişimin önemine değinmiştik.

Sporda iletişimin hassas ve bir o kadar da önemli olduğu gün gibi karşımıza çıktı.

İlk 9 maçta 16 puan toplayan Kocaelispor, aynı kadro ile sonraki 7 maçta cebine 21 puan koydu.

Teknik adam dokunuşunun olumlu yönde olacağı bekleniyordu ancak bu kadarını bekleyenlerin sayısı çok değildi.

Nitekim Kocaelispor sezonun ilk yarısını Fethiyespor’un 5 puan önünde lider tamamladı.

5 günlük bir iznin ardından Yeşil Siyahlılar soluğu Antalya’da aldı.

Emre Kurtbay kardeşim ile Antalya kampını takip etmek üzere Güney’e indik.

Belki şaka yapıyorum diye düşüneceksiniz ama bildiğiniz terledik.

Kısacası burada Yaz devam ediyor!

 

HER YERDEN İNSAN VAR

Türkiye cennetten bir parça.

Kaldığımız otel inanılmaz kalabalık.

Yılbaşı programlarının da kuşkusuz etkisi var.

İklimi, coğrafyası, doğal güzellikleri ile Türkiye bana göre Dünya’nın en şahane ülkesi.

Tabii ki Dünya insanı da bunu biliyor.

En azından kaldığımız otelden hareket edeyim.

Japon, Rus, Alman, Afrikalı, Arap, Fransız, İngiliz, İskandinav vs…

Yıkılıyor sizin anlayacağınız.

 

GİTTİKÇE YABANCILAŞIYORUZ

Paramız ne yazık ki değersiz ve doğal olarak bu cennetin nimetlerinden bu ülke insanı sağlıklı bir şekilde faydalanamıyor.

Arap turist bir aylık maaşı ile Türkiye’den ev ve arazi alabiliyor.

Üzülerek belirtmek istiyorum ki Türkiye gittikçe yabancılaşıyor.

En kral yerler, bölgeler, tarihi yerler bizim kontrolümüzden yavaş yavaş çıkıyor.

Belki spor harici bir yorum yaptım ama bu gibi konulara da hafif de olsa dokunmak istedim.

 

SICAK HAVADA SICACIK KARŞILAMA

Gelelim konumuza.

Dediğim gibi sıcak Antalya’da teknik adam Selahaddin Dinçel bizi çok daha sıcak karşıladı.

Güler yüzü ve hoş sohbet kimliği geldiği günkü gibi aynı.

İnsan şunu düşünebilir…

İlk günlerde herkes böyledir sonra değişir.

İçerideki konuları bilme şansım yok.

Ancak Dinçel tam aksine, daha bir canlı yaklaşıyor insana.

 

SIKINTI YOK Kİ 

Şu da var.

Kimse bize selam vermek zorunda falan değil.

Vermese de umurumda olmaz açıkçası.

Neticesinde işimiz için buradayız ve doğru neyse, olması gereken neyse onu insanlara aktarmakla mükellefiz.

Dile kolay, 20 yıl geçmiş..!

Bu kalem daha önce kimleri yazdı ve yarın kimleri yazacak.

Her türlü rahatız.

 

REKABET ÖNEMLİ

Bayburt maçı geride kaldı.

İlk hazırlık maçımızdı.

5 yeniden 3’ü oynadı.

Dakika alan futbolcularla ilgili haberi paylaşacağım.

İyi bir kadromuz var ve kulübenin de gücü ile de rekabet kendiliğinden gelecektir.

Bu önemli… Yani takımdaki herkesin arkasında “O formayı alacağım” diyen birisi olmak zorunda.

Ekibin başındaki Selahaddin Hoca’nın bu anlamdaki dokunuşları bu güne kadar olumlu seyir verdi.

Bundan sonra da büyük arızalar olmazsa saha içi seviyesi korunacaktır.

 

ÖNCE BİR GÖRELİM

Kanat oyuncuları Ali Han ve Mehmet Avcı, santraforlar Doğan Karakuş ve Cihad Ateş ile stoper Murat Şimşek’e hoş geldiniz diyorum.

Camia özellikle Doğan ve Mehmet ile ilgili ciddi eleştiriler sarf etti.

Gökdeniz için sezon başında böyle bir seviyeye ulaşacağını, İstanbul takımları başta olmak üzere her yerden takip edilleceğin kim düşünürdü?

Hatta Feridun gelince "Gökdeniz'i keser" diyenlerin oranı yüzde 90'dan fazlaydı.

Ama çocuk oynadı ve hak etti.

Doğan ve Mehmet süre almamışken, daha alnındaki ter akmamışken acımasızca katledilmesi kesinlikle doğru değil.

Belli olmaz, ben de eleştireceğim belki.

Ama bunun için elimizde somut bir veri olması gerekiyor.

Belki Doğan burada kendini gösterecek, belki Mehmet Avcı hepimizi mahcup edecek.

Ki Mehmet geçen sezon Darıca’da antrenman ve hazırlık maçlarında çok iyi giderken transfer mağduru oldu bu sezon ise arka adalesinden sakatlandı ve süre bulma konusunda zorlandı.

Ben “Bir çıksınlar sonra yorum yapalım” derim.

Tabi ki aynı durum Mehmet Öztonga için de geçerli.

Mehmet’in futbol detaylarını çok iyi bilen birisiyim.

Arkasından çimi bile götürür.

O da çeşitli önermeler sürülerek eleştirildi. 

Çocuk çıkıp tek bir kelime bile etmedi. Sessiz bir şekilde çalışmalarını sürdürdü. 

O da süre alsın bakalım.

Ki Bayburt ile oynanan hazırlık maçının ikinci yarısında 45 dakika oynadı.

Kimse babamın oğlu değil. İyiyse iyi, kötüyse kötü…

Ben Mehmet’i beğendim. Ve bu çocuk eski kimliğini de bulacaktır.

ALLAH (cc) herkesin yardımcısı olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
YETKİNCAN GIDA
X