Gerçek anlamda DEVRİM nedir biliyor musunuz?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir konuşmasında “Başakşehir şampiyon olursa bu futbolda bir devrimdir” dedi.
Her şeyden önce “Devrim” kelimesinin anlamına bir bakalım.
Türk Dil Kurumu’ndan alıntıdır
Devrim;
1-Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik.
2-Yerleşik toplumsal düzeni değiştirme ve yeniden biçimlendirme, yavaş bir gelişme olan evrime karşıt olarak, toplumsal yaşayışta ve siyasal durumda birdenbire gerçekleştirilen, köklü ve temelli bir değişme.
3-Dünya görüşünde, felsefede, bilimde, sanatta vb. değişmeler, eskimiş olanı kaldırıp yerine yepyenisini koyma.
Evet… “Devrim” resmiyette bu anlama geliyor…
Şuraya dikkat edelim ve yazıyı dikkatli bir okumaya gayret edelim.
Toplumsal yaşayışta ve siyasal durumda birdenbire gerçekleştirilen, köklü ve temelli bir değişme.
Başakşehir’den devam edelim…
Gerçekten Başakşehir bu sezon sonunda şampiyon olursa buna devrim diyebilir miyiz? Ya da demeli miyiz?
Hep birlikte sorgulayalım…
Kulüp kamu kaynağı ile kendi yağında kavruluyor mu?
Hem saha içi hem de kulübe olarak zengin bir futbolcu grubuna sahip mi?
Teknik ekip konusunda ülkenin en nitelikli çalıştırıcılarına sahip mi?
Göğsünde, sırtında, kolunda vs. sponsorları var mı? (Medipol, İspark, 3. Köprü, Halk Ekmek, Deco-Vita, THY, Doğa, Ziraat Katılım, Intercity, Macron, Fakir, Intermega Güvenlik, Kalyon, Sırma, Turex, Nef, Vodafone, Sunny, Kiğılı, Denizbank, Burger King)
İstanbul Büyükşehir’in kurucusu olduğu İgdaş da takımın alt yaş gruplarının sponsoru mu?
Toparlamak gerekirse Başakşehir için bir şekilde kaynak akışı sağlıklı bir şekilde sağlanıyor mu?
BU SEZON DİĞERLERİNİN DURUMU
Sanırım bu soruların tümüne “Evet” yanıtını veririz.
Bu sezon özeline baktığımızda…
İbra bile edilemeyen bir Galatasaray…
Tarihinin en kötü sezonunu geçiren bir Fenerbahçe…
Futbolcu sata sata eski gücünde ve oyun kimliğinde olmayan bir Beşiktaş…
Transfer tahtası kapalı ve gençlerle ayakta duran bir Trabzonspor…
Ve bu kulüplerin tamamının milyarlarca (katrilyonlarca) devlet borcunun olduğu bir ortamda,
yani bu kadar sorun ve kaos dolu bir sezon sonunda, devletin topunu, tüfeğini arkasına alan Başakşehir’in şampiyonluğuna “Devrim” demeyi kim kabul edebilir?
Evet, Başakşehir sezon sonunda şampiyon olursa, bu sportif bir başarıdır ancak asla “Devrim” değildir…
ALIN SİZE ÖRNEK
Bu ülkedeki sportif devrim ile ilgili en çarpıcı örnek nedir biliyor musunuz?
KOCAELİSPORDUR!
Neden mi?
Yakın tarihin direk içinde hatta damarında olan birisi olan belirtiyorum bunları…
Süper Lig’den düştükten sonra yaklaşık 50 milyon lira olan borç, kademeli olarak 80 milyonlara kadar dayanmışken…
Nefes bile alamadan 5 yıl içinde kendini Süper Lig’den düşüp amatörde bulan…
Öldü, bitti, battı, kurtulmaz, yok oldu denilen…
Kefeni giydirilen, gömülen, üzerine toprağı atılan…
Ne idüğü belirsiz, dış gebelik ürünü olan bir şirketin kurulduğu ve adına “Kocaeli Birikspor AŞ” denilen bu yapıya milyonlar oluk oluk akarken…
Elinde hiçbir resmi geliri olmayan, son 10 yılda sadece 2 kez (O da BAL’da) transfer yapabilen, yeri geldi antrenman yapamayan, yeri geldi yüzüne tesisin kapıları kapanan, yeri geldi 1 sezonda 15 farklı stat, 1 atletizm pisti ve 2 spor salonunda çalışan bir kulüp olan KOCAELİSPOR’un bu sezon sonunda şampiyonluk yaşaması, hatta “Var olması bile” gerçek anlamda bir
DEVRİMDİR!
İŞTE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN O CÜMLELERİ
(Başakşehir'i ben kurdum. Bir taraftan Rize de kurtardı işi, o da yükseldi. Başakşehir'i kurduğum gibi bir de onun altında proje takım var. O takım, mahalle takımı olarak çocukluğumda oynadığım Esenler Erok; Başakşehir'in altyapısını oluşturuyor. Esenler Erok da ikinci sırada, o da çıkabilir. Dolayısıyla Başakşehir bu sene eğer hakikaten şampiyon olursa, bir Bursaspor gibi o da bir şampiyonluk yakalarsa bu da tabii bir devrimdir. Yani illa on binlerin veya milyonların izlediği takımlar değil, demek ki binlerin izlediği takımlar da şampiyon olabiliyormuş)
Bu konu ile ilgili son yorumum ise şu…
Sporda, özellikle futbolda camia olamamış, siyasi anlamda ciddi şekilde beslenen, öz sermayesi olmayan, nitelikli tesise sahip olmayan, taraftar gücünü arkasına almayan hiçbir yapı uzun vadede ayakta kalamaz ve tarihin derinliklerindeki yerini bir gün mutlaka alır!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bu günleri de yaşayacakmışız be Eray'ım! 25 Ocak 2026 Pazar
- Petkovic olayı! Dua edelim de Euro artmasın! 19 Haziran 2025 Perşembe
- Petkovic'in maliyetini düşürmeliyiz 13 Haziran 2025 Cuma
- Büyükakın, Işık’ın geçmişteki hatalarını da düzeltiyor! 08 Haziran 2025 Pazar
- Muzaffer Bıyık iki evladını da kollarının arasına alacaktır 28 Mayıs 2025 Çarşamba
- Damir İbriç! 21 Mayıs 2025 Çarşamba
- Dağ fare doğurmasın! 28 Kasım 2022 Pazartesi
- Eşiği geçebilirdik… Hassas dengeler üzerinde gidip gelen bir maçtı... 14 Kasım 2022 Pazartesi
- İskenderunspor analizi… En küçük açığı ve hatayı affetmiyorlar! 12 Kasım 2022 Cumartesi
- Malumun ilanıydı... Sadece resmileşti... 02 Kasım 2022 Çarşamba