Ergin Keleş “Nasıl yıldız olunmaz?” kitabını okudunuz mu?

24 Ağustos 2022 11:06

 

Ergin Keleş'in “Nasıl yıldız olunmaz?” kitabını okudunuz mu?

Mevcut futbol yapımız bir oyuncunun alt yapıdan çıkıp başarılı bir hikaye yazabilmesi için ciddi engelleri içerisinde barındırıyor.

Kulüpler genel olarak paraları olduğunda altyapılardaki oyuncuları A takımlarda değerlendirmek yerine, çabucak kiralama veya yedekte bekletip minimal sürelerde oynatma seçeneklerini kullanıyor.

Maddi durumlar, alt seviyelerdeki futbol bilgi birikimi, kiralık gidilen yerde gösterilen muamele gibi birçok faktör bir araya geldiğinde henüz genç yaşında futbol sisteminden soğumuş, belki imza atıp gideceği bir kulüp bulamayan veya potansiyelinin çokça altında bir seviyede oynayan futbolcular cemaati ortaya çıkıyor.

 

TRABZONSPOR’DA BÜYÜK ÜMİTLERLE PROFESYONEL OLDU

Bunlardan birisi de henüz 14-15’li yaşlarında uluslararası arena da boy gösterme fırsatı yakalamış, Trabzonspor’da büyük ümitlerle profesyonel yapılmış, bir türlü beklenen patlamayı yapamamış, kariyerinde seyyahlığı kendisine itiyat edinmiş, Karadeniz’in kendisi gibi asi insanı; Ergin Keleş.

O’nu bu sözcükler ile tanımlamamı sağlayan ve bugün yazımın konusu yapan ise, geçtiğimiz aylarda piyasaya çıkan “Nasıl Yıldız Olunmaz?” isimli kitabı.

 

190 SAYFA AMA AKIO GİDİYOR

Son dönemde özellikle YouTube’ta çeşitli kanallar aracılığıyla futbolumuzun çeşitli figürleri çıkıp hatıralarını anlatıyor.

Epey de talep gören bir iş olduğu ortada, izlenme rakamları yüz binleri, milyonları bulabiliyor. Ergin ise sahip olduğu nevi şahsına münhasırlığını burada da ortaya koyuyor ve farklı bir yöntem tercih ediyor.

Kitap hacim itibariyle 190 sayfa ancak sade dili sayesinde yorulmadan 3-4 saate bitirebilirsiniz. Ergin, birbiri ardına devam eden sezonları, transfer olduğu kulüpleri kitabın bölümleri yapmış, bu anlamda kariyer hikayesi üzerinden, kitapta bir süreklilik oluşturmuş. Tanımlamamız gerekirse bir uzun öykü tadında bu otobiyografi.

 

UMUTLAR VE HAYALLER YIKILDI

Muhteva itibariyle değerlendirirsek, anıların içerisinden mevcut futbol sistemimizin fotoğraflarını çekiyor yazar. İlk bölümlerde futbolcunun ilk durağı olan ve ülkemizde yadsınmaz bir ağırlığı bulunan Trabzon ve Trabzonspor’da ki futbol iklimini ortaya koyuyor.

Kah Özkan Sümer’le henüz ilk gençlik yıllarında yaşadığı anılardan öğrendiklerini anlatırken görüyoruz, kah alt yaş milli takımlarından omuzlarda gelip, şehirde nasıl hayallerinin yıkıldığını.

Kiralık da olsa ayrılmanın, genç bir futbolcu üzerinde yaptığı etkiyi güzel tahlil etmiş ve bize aktarıyor. Sezon öncesi yenilenen umutları ve süreç içerisinde bu umutların nasıl yıkıldığını, kahraman bakışı ve eleştirel bir dille vermesi çok kıymetli…

 

OLMAYAN KOCAELİSPOR TRANSFERİ

Kitabın içerisinde biz de varız. Olmayan bir Kocaelispor transferi… Futbolcu, 2008-2009 sezonu başında o dönem Trabzonspor Teknik Direktörü olan Ersun Yanal’a takımdaki tercih sırasını sebep göstererek ayrılıp Kocaelispor’a gitmek istediğini bildirdiğini, ancak hocanın izin vermediğini söylüyor. Ne acıdır ki, o zaman genç bir futbolcu olan yazar, devre arasına kadar ligde 1 dakika bile süre alamıyor ve ardından şehrinin takımından kötü bir ayrılık yaşıyor.

 

MURAT CEM AKPINAR VAKASI GİBİ

Aslında benzer hikayeyi geçen sezon da yaşadık. Malum Murat Cem transferi… Çok istememize rağmen Abdullah Avcı oyuncuyu bırakmadı, bırakmadığı gibi ligin ilk maçında 88’de oyuna alıp, şampiyonluk garantilendikten sonra da Hatayspor maçında 45 dakika sahaya sürdü. Haricen 2 kupa maçında görev verdi. Oyuncu açısından bakarsak belki bir şekilde kendi şehrinin takımında şampiyonluk gördü, kıymetli bir işti; bizim için ise geçen seneki kadronun en eksik parçalarındandı Murat Cem…

 

GEÇMİŞİYLE YAŞANAN HESAPLAŞMALAR

Futbolun ihtimalleri bitmiyor, ta ki el etek çekene kadar kendisinden; hayat gibi…

Ardından peş peşe gelen sezonlar, transferler ve maddi problemler, atılan ve kaçırılan goller, kadro dışları ve fırsatlar…

Tüm bu çalkantıların içerisinde, öğrenmeye çalışan birisi… Yaptığı hatalardan ders çıkarmaya çalışırken, geçmişiyle yaşadığı hesaplaşmalarını da gösteriyor bize.

Nerelerde hatalar yaptığını, genç futbolcuların nasıl daha iyi olabileceğini,  kendi yanlışlıklarını da hesaba katarak neden “yıldız” olamadığını anlatıyor.

Şöyle söylüyor mesela “Tutumunuzu değiştirmek yerine aynı söylem ve şikayetlerle hareket ettiğiniz sürece değişen tek şeyin üzerinizdeki formanın rengi ve çevrenizdeki insanların isimleri olduğunu fark edersiniz.”.

 

SİYASET – SPOR - MENAJERLİK

Futbolcuların kendini eleştirmeden, hataları başkasına yıkarak gelişmelerinin mümkün olmadığından bahsederken farklı veçheleriyle düşünürsek cümleyi birkaç zamandır Fenerbahçe’nin yaşadığı veya Trabzonspor'un şike süreçlerinden sonra yaşadığı en büyük problemin de bu olduğunu göreceğiz. Aslında yalnızca futbola dair değil, imajına edersek bizler için de hayata dair müthiş bir dersi içeriyor bence.

Türk futbolunun kronikleşmiş problemlerinden de bahsediyor. Belediyelerin ve siyasetin futbolla kurduğu çarpık ilişkiyi de görüyoruz satırların arasında, oyuncuların bu “profesyonel iş”i yaparken nasıl muamelelere maruz kaldıklarını da. Yabancı oyuncuların nasıl tekrar tekrar kulüplerimize transfer yaptığını süreçlerine değinerek, gençlikten itibaren oyuncunun, menajerle irtibatının nasıl şekillendiğini net örneklikler üzerinden ortaya koyuyor.    

 

“KALAŞNİKOFA” SELAM OLSUN

En önemlisi ise, her futbolcunun da bir “insan” olduğu gerçekliğinden yola çıkılıp hareket edilmesi gerekliliği… Çoğu zaman aklımızdan çıkan bu gerçeği hatırlatıyor bize.

Bir kitapsever olarak, çeşitli edebi kahramanlardan kurulu 11 bölümü ise hassaten ilgimi çekti. Bizde sevgili ağabeyim Selahattin Ensar Komut ile bunun yazar ve şair versiyonu üzerine konuşuruz. İlave etmek niyetiyle, futbol oynasalardı Ahmet Murat’tan klas bir 8 numara, İsmet Özel’den ise bir Eric Cantona çıkardı.

Günümüz modern insanının pürüzsüzlük sevdasına karşı, pürüzlü bir golcünün hikayesi…  

Bir röportajında yazmak istediğini söylediği, bu kitabın ikincisini okumak ümidiyle “Kalaşnikofa” selam olsun… 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
YETKİNCAN GIDA
X