Her maç kahraman aramamız mı lazım?
Her maç kahraman aramamız mı lazım?
Kocaelispor, Boluspor mağlubiyeti sonrası bay geçtiği haftayı da dahil edersek 4 haftalık bir ev sahipliği süreci yaşadı.
Balıkesir maçında alınan galibiyet, Tuzlaspor ve İstanbulspor maçlarıyla birlikte galibiyet serisine dönüştü.
Sezonun başından beri açıklamalarında topla fazla oynamayı değil, hızlı ve net ataklarla bir hücum organize etmeyi düşünen, topu maçın ciddi bölümünde verip, rakibini 2. bölgede tutarak oynatmamaya çalışan bir takım oluşturma iddiasındaki Mustafa Reşit Akçay…
Bunun istatistiklere nasıl yansıdığına bakarsak, mağlup olduğumuz Bolu ve Ümraniyespor karşılaşmaları haricinde, top bizim ayağımızda değil.
Yani aslında topun bizde olduğu ve pas sayımızın rakibimizin üzerine çıktığı maçlarda kaybetmişiz.
Enteresan…
BUNLAR SANKİ DAHA İYİ DURUR
Diğer yandan, özellikle ön liberoda oynattığı oyuncular ve kanatların katılmasıyla 2. bölgede bir set oluşturmayı, defans kurgusunu çok fazla bozmadan, hücuma giden beklerin yerine ikamelerini kanat veya ön liberodaki isimleri kullanarak, defansif yönün kuvvetli olduğu bir oyun planı kurguluyoruz.
Bu hücum ve defansif oyun teraziye konulduğunda birbirini tamamlayan unsurları oluşturuyor aslında.
Kocaelispor daha az topla oynayan, iyi savunan, kadrosunu bu oyun yapısı üzerinden şekillendiren bir noktaya gelmiş durumda.
Maçlarda savunma yönü ağır basan, top kullanma becerisi nispeten daha düşük orta sahalar tercih etmemiz.
İyi ve güçlü hücuma çıkabilen bekler kullanmamız, topun arkasında takımca kompakt şekilde durmaya yatkın ve aynı zamanda kontra oyununa daha yatkın koşucu, geniş alan seven kanatlar, forvet oyuncuları kullanıyoruz.
NE DİYORSA ONU OYNATIYOR
Mustafa Reşit Akçay vaat etmediği bir şey oynamıyor aslında.
Ancak, taraftar ve camiadaki oyunun yansıması nasıl?
Bu felsefeye uygun futbol taraftarı mutlu ediyor mu?
Tuzlaspor ve İstanbulspor maçlarındaki kafa vuruşlarında topları filelerimizden çıkarsaydık şimdi neyi konuşuyorduk sizce?
Mesela istatistikler 8. hafta itibariyle rakip ceza sahasında topla buluşma sayılarına baktığımızda, 92 ile 19 takım arasında 15. sıradayız.
Gol beklentisi anlamında 8.47 ile 12. sırada.
En çok pozisyona giren takımlar arasında 79 ile 15. sırada.
Toplamda bulunan 7 gol ile düşme hattındaki 5 gollü Balıkesir ve Keçiören’den sonra en az gol atan takımların arasındayız.
Bunun yanında hava topu başarısında %47 ile ikinciyiz.
FAZLADAN BASKI
Akçay kafasında oturttuğu bu planı uygulamakta kararlı.
Şimdilik işler belli halleriyle istediği gibi de gidiyor.
Üzerine koyulan taraflar olduğu gibi, maç maç belirli defoların ön plana çıktığı anlar yaşanıyor.
Takımın mantalitesi, hocanın genel oyun kurgusu böyleyken hayalci bir futbol yaklaşımıyla ekstra beklentilere girmek, hocanın dediğiyle “Demokles’in kılıcı” gibi takımın üzerinde fazladan baskı oluşturuyor.
Maçlara bariz hücumcu bir takım, çıktığı her maçı ezici bir baskınlıkla oynayan/oynaması gereken takım muamelesi yapmak ve gelişigüzel eleştiriler getirmek, yapıcı olmaktan uzak.
BUNU İSTİYOR
Mesela ilk haftadan hayli sorgulanan Dino ve Korcan bugün kahraman ilan ediliyor.
Bu sağlıklı bir ortam değil maalesef ki.
Bu oyuncular dün suçlu değildi, bugün de kahraman değiller…
Önce sakin olalım, zira lig uzun.
Bu hususta Akçay’a katılmakla beraber, katıldığım bir diğer husus da Akçay’ın kendi içerisinde tutarlı bir tavır gösterdiği gerçeği.
Vaat ettiklerinden çok uzak bir görüntünün olduğunu düşünmüyorum.
Bundan sonraki süreçte de çok çok farklı bir görüntü çizeceğimizi düşünmüyorum.
Şimdilik taraftarın hayal ettiği, sistemli ve baskın bir hücum oyunu oynamaktan uzağız ve bir süre daha uzak kalacağız.
Hocanın da algılatmaya çalıştığı gibi bu sezon ligde kalmak için oynuyoruz!
Defolar kısmına gelirsek…
Çözüm bulmamız gereken bariz noktalarımız var.
Mesela topu bu denli rakibe bırakmak yoruyor.
Biraz daha topla oynama süremizin artması gerekiyor.
Özellikle 2. bölgede oyun kurmak için de daha fazla çaba sarf etmeliyiz.
GOLLERİ SOL KANADIMIZDAN YİYORUZ
Kapanan takımlara karşı Boluspor ve Ümraniyespor maçlarında çözüm bulamadığımızı görmüştük.
Hücumda sıkışan oyunu ne zaman çözmeyi başarabileceğiz?
B planımızı ne zaman hazır hale getireceğiz?
Takımın zorlu Keçiören deplasmanında nasıl bir kimlikte olacağı bu sorulara biraz cevap verecek konumda duruyor gibi.
Rakiplerimizin bize karşı geliştirdikleri ve gol tehlikesi oluşturdukları atakların hemen birçoğunun sol tarafımızdan olması, tesadüfi bir şey olmasa gerek.
Atila’nın defansif eksiklerini ne ölçüde kapatabildik, bence bu da bir soru işareti.
Bu kısımda nasıl önlem veya önlemler almalıyız?
PAHA BİÇİLEMEZ ZAMAN
Milli ara öncesi yakalanan hava, camiada yüzleri güldürüyor.
Eksiklerin tamamlanması ve takımın görüntüsünün pozitif yönlü gelişimi için alınacak çok yolumuz olduğu ortada.
Bunun için böyle aralar paha biçilemez zamanlar.
Eksikliklerin fazla olduğu böylesi zamanlarda kazanmak da çok önemli tabii ki.
Artık günlük sonuçlara göre kahramanlar ve suçlular bulmak yerine; ortaya Kocaelispor armasını terinin son damlasına kadar taşıyacak, gerçek bir futbol camiası olduğumuz, taraftarımızdan futbolcusuna kadar tüm bireylerimizle hatırlatılmalı.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Fırat Gül’e soralım? 21 Aralık 2022 Çarşamba
- Böyle bitmemeliydi 20 Aralık 2022 Salı
- Kaleci Gökhan’ı bu kadar konuşuyorsak sıkıntı var demektir 13 Aralık 2022 Salı
- Kocaelispor forması ağır bastı 08 Aralık 2022 Perşembe
- Karacabey’i gözümüzde çok büyütmüşüz 29 Kasım 2022 Salı
- Kafala: Modern Kölelik Biçimi… 27 Kasım 2022 Pazar
- Bunlar hep Engin Koyun ve Fırat Gül'e eksi yazar 22 Kasım 2022 Salı
- Kocaelispor ve şirketleşme durumu 15 Kasım 2022 Salı
- Madem öyle… Yiğit Canguru’yu ve onun gibilerini gönderin! 08 Kasım 2022 Salı
- Zor deplasman… Rahat galibiyet… 31 Ekim 2022 Pazartesi