Karamsarlıkla değil umutla bakıyoruz!
Karamsarlıkla değil umutla bakıyoruz!
Futbolda fizik güç önemlidir.
Futbolcunun ve takımın kondisyon seviyesi, ikili mücadelelerdeki ve hava topu kazanma yüzdeleri ile benzeri bir sürü sayabileceğimiz veriler takım adına hayli önemlidir.
Lakin bunların yanında olmazsa olmaz olarak nitelendirebileceğimiz bir şey var ki, o da mental güçtür.
Kişinin mental gücü camiadaki hakim havadan tutun, futbolcunun parasının yatıp yatmadığına kadar çeşitli faktörlerden etkilenir ve takımı sahada her şeyiyle etkiler.
Kocaelispor takım olarak özellikle ilk yarının ortalarında başlayan teknik direktör, futbolcu ıslıklamaları, yönetimsel problemler çerçevesinde komple bir buhran dönemi yaşamaktaydı.
Bu da ister istemez sahaya yansıdı, alınabilecek maçlar karşıya teslim edildi.
Özellikle teknik direktör Mustafa Reşit Akçay’ın ayrılması, yeni teknik direktör Mehmet Altıparmak ve yeni transferlerin de gelişiyle birlikte, takımda oluşan kara bulutlar dağıldı,
BOLUSPOR MAÇI
Boluspor karşılaşmasına da bu atmosferle çıkıldı.
Sahada basmadık yer bırakmayıp mücadele eden Kocaelispor, bu sezon çokça başını yakan bireysel defans hataları yüzünden yediği goller ve hücumda atakları sonlandıramama problemi dolayısıyla mağlup oldu.
Bolu maçının geneline baktığımızda, rakibin kontra oyunu oynayacağını ve Kocaelispor’u orta alanda karşılayıp, boşluk bırakmadan savunma yapacağını henüz ilk dakikalarından gösterdi.
Nitekim erken golle geriye düşünce, yerleşik savunmadaki Boluspor’u çözmek de kolay olmadı.
Mehmet hocanın oyuncu ve değişiklik tercihleri bir yana, ligin ilk yarısında topu rakibe verip, savunmada kalan Boluspor karşısında alan geçişimiz sağlıklı değildi. Takım üzerinde bir panik vardı. Erken golü bulmak istemenin telaşı, taraftar baskısı ve son haftalardaki puansızlık bu agresifliğimizin temel nedenleriydi.
DOĞAN ALEMDAR
Özellikle ilk yarıda seri galibiyetler aldığımız haftalarda gol yeme oranımız oldukça düşük seviyede iken, rakip kaleye 3-4 pas ile gidip, pozisyon ve golleri buluyorduk.
Santrfor krizi nedeni ile hak etmediğimiz sıralara inen takımımız son final sorununu Bolu maçında da fazlası ile yaşadı.
Geride bıraktığımız cuma akşamı oynanan, Türk kaleci Doğan Alemdar’ın da kalede olduğu PSG - Rennes maçında, 90 dakika hücum eden PSG, çakılı savunmayı aşarken ecel terleri döktü.
Golü de 90+da bir kontra atak ile buldu.
Rennes kalecisi Doğan’ı da üstün performansından ötürü kutlarım.
ARTILAR EKSİLER
Boluspor maçında bulduğumuz gole bakalım…
Orta sahada kazanılan top, Atila’nın yarattığı kaos, savunmada dengesiz yakalanan Boluspor defansından açılan top ve Rasheed’in golü…
Seri şekilde Balıkesir maçına dönelim ve yine atılan gollere bakalım.
İlk golde önce sahamızda kazanılan top ve 4 pasın ardından sağdaki Mehmet Yılmaz’a gelen top, Mehmet’in ortası –Bence pası- ve Benhur’un şık kafa golü…
Bu golde rakip savunmanın yerine oturmadığı ortadaydı.
İkinci golde ise şansın yanımızda olduğunu görüyoruz.
Yine Mehmet’in pasında top savunmadan sekmese, Babacar topu alamayacaktı.
Senegalli kazandığı topta soğuk kanlı bir şekilde topu sağına çekip sol köşeye bırakması ise çok klastı.
Adı üzerinde, santrfor… Bize bunu yapacak adam lazımdı… İnşallah bu şekilde devam eder.
ATİLA!
Özellikle Atila ile çokça denediğimiz ve fakat sonuçlandıramadığımız ortalarla geçen bir maç daha geride kaldı.
Atila’nın Balıkesir maçına 11’de başlaması sorgulandı.
Benim buradaki kanaatim, Atila’nın hücumsal açılan Kerem Can’ın önünde olduğu şeklinde.
Muhtemelen Mehmet hoca da bunu düşünmüştür.
Bolu maçının son 25 dakikalık bölümünde de takımın en etkili ismi de Atila’ydı.
Yoksa bu kadar baskı ortamında Atila’nın 11’de sahaya çıkması cesur bir karar.
Mehmet hoca da bu tercihi ile “Bir maçta adam kaybetmem, ikinci şansı veririm” mesajı da gönderdi.
BERABERE BİTSEYDİ
Madalyonun bir de şu tarafı var.
Atila çok anlamsız hatalar yapıyor, topu, canı gitmeden bırakıyor ve bu kayıpların faturası da ağır oluyor.
Gurbetçi futbolcunun inişli çıkışlı oyunu kafa karışıklığı yaratıyor.
Gerçek olan şu ki, Balıkesir maçı berabere sona erseydi, Mehmet hocanın sorgulanacağı konuların başında Atila tercihi gelecekti.
SIZINTI VAR
Öteki taraftan, Balıkesirspor bizi maçın hiçbir bölümünde bunaltamadı ancak hızlı ve tek toplarla net pozisyonlara girmeyi de başardı.
Sınırlı ofans gücü olan bir takım karşısında bu kadar kolay pozisyon neden veririz?
Bunu da kesinlikle sorgulamamız lazım.
Demek ki takım savunmasının bir yerlerinde sızıntı var.
Şu da var…
3 puan 3 puandır!
Son sıradaki rakibimizi yendiğimiz için daha az puan almadık.
Ki bu rakibimiz Tuzla’yı devirdiği için bize de dışarıdan bonus kazandırdı.
Ki kazandırmaya da devam edecektir.
DIOP
Balıkesir maçında topu rakip yarı alana yıkıp gol arama hadisesi, elimizdeki kaynaklar itibariyle çok da mantıklı gözükmüyor.
Diop ve İlyas Kubilay gibi dar alanda adam eksiltebilen oyuncularla rakiplerimizi egale edebiliriz.
Diop demişken… Bu futbolcu dikine oynayabilen, dönüşlerde ve sırtı dönük oynamada yeterli deneyime sahip olmayan bir futbolcu.
Bu nedenle Diop, Balıkesir maçında merkezde sıkıntı çekti.
Ancak bu futbolcuda ısrar etmeye devam etmemiz lazım.
Kumaşı iyi…
KOLOVOS
Belli ki lige fazla…
Ancak kendisinde bir mutsuzluk görüyorum.
Ondan iş yapmasını, ileriyi olabildiğince motiflemesini beklemeliyiz.
O yaratacak, kanatlar bindirecek, santrforlar bitirecek.
Kural bu. O yüzden Yunan futbolcunun saha içinde liderliğini yapabilme şansı vermeli, onun üzerinden ofansı yönlendirmeliyiz.
Kolovos bunun için burada…
ÖNEMLİ OLAN
Bence Mehmet hocaya, ikinci hatta üçüncü alternatifli hücum planları oluşturma görevi düşüyor.
Ki Mustafa hoca bunlara çözüm bulamadığı için ve sinir bozucu bir şekilde bekleterek oynattığı için rakiplerin ekmeklerine yağları sürdü.
Bizim için galibiyetin en önemli yanı da, yazımın başında belirttiğim mental anlamda deneyip, çabalayıp bir türlü galibiyet göremeyen takımımızın rahatlatması oldu.
Zira takımımız oldukça iyi mücadele ettiği Ümraniye, Ankaragücü, Bolu maçlarını hep kritik noktalardaki bireysel hatalar ve gol pozisyonlarını değerlendiremediği için kaybetmişti.
Sakatlıklar ve skandal hakem kararlarını da buna ekleyebiliriz.
İsmet’in de dediği gibi bazı şeyleri kırdığımızı düşünüyorum.
Bay geçeceğimiz hafta içinden sonra önce Tuzla, sonra İstanbul deplasmanları bizi bekliyor.
Yorgun bir Tuzla karşısında akıllı oyunla sonuca gideceğimize inanıyorum.
Ve bundan sonra karamsarlıkla değil, umutla bakıyorum…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Fırat Gül’e soralım? 21 Aralık 2022 Çarşamba
- Böyle bitmemeliydi 20 Aralık 2022 Salı
- Kaleci Gökhan’ı bu kadar konuşuyorsak sıkıntı var demektir 13 Aralık 2022 Salı
- Kocaelispor forması ağır bastı 08 Aralık 2022 Perşembe
- Karacabey’i gözümüzde çok büyütmüşüz 29 Kasım 2022 Salı
- Kafala: Modern Kölelik Biçimi… 27 Kasım 2022 Pazar
- Bunlar hep Engin Koyun ve Fırat Gül'e eksi yazar 22 Kasım 2022 Salı
- Kocaelispor ve şirketleşme durumu 15 Kasım 2022 Salı
- Madem öyle… Yiğit Canguru’yu ve onun gibilerini gönderin! 08 Kasım 2022 Salı
- Zor deplasman… Rahat galibiyet… 31 Ekim 2022 Pazartesi