Kocaelispor’da transferden önce lazım olan…

06 Temmuz 2022 13:54

 

Kocaelispor’da transferden önce lazım olan…

Kocaelispor geçtiğimiz sezon yapılan büyük hatalar sonucunda küme düştü.

Nedenlerini saymaya kalksak 15-20 maddelik uzunca bir liste sıralayabiliriz.

Mesela Akçay ile devam edilmesi, isabetsiz yerli ve yabancı transferler, sezon içindeki teknik direktör tercihleri, yönetimsel eksiklikler, menajer oyunları vs…

Bu yazımın konusu olarak tüm bunların ortak noktasına “Sportif direktörlük” müessesine değinmek istiyorum.

Sportif direktörün temel vazifesini tanımlamaya çalışırsak -Yönetim ile teknik ekip arasındaki koordinasyonu sağlamak- temel manada söyleyebiliriz.

Yönetimin istekleri ve imkanları ile futbol dünyasının gerçekleri çerçevesinde, teknik ekibin en ideal şartlarda görevini yapmasını tesis etmeye çalışmak bir sportif direktörün başlıca görevidir.

 

GÜNÜMÜZ DÜNYA FUTBOLUNA HAKİM OLMALI

Günümüz modern futbolunu ve başarılı kulüplerini incelediğimizde temel ortak yön, bir futbol aklı ve bu konuda gösterilecek sabırdır

Kocaelispor bu sabrı ne kadar gösterebildi?

Cevabı koca bir HAYIR!

3 yıl önceki transfer yasağımızın kalkmasıyla birlikte takımımızdaki gençler de dahil kadromuzu boşaltıp sil baştan bir takım kurmuştuk.

2. Lig için de aynı durum söz konusuydu.

11 yıl sonra döndüğümüz 1. Lig’de sınırlı sayıdaki futbolcuyla yola devam edip, 30’a yakın transfer yaptık.

 

HOCA KONUSU

Gelen teknik direktörler kendi oyun planları için futbolcu aldırdı.

Mesela Mandjeck, Akçay döneminde sürekli şans buluyordu.

Altıparmak geldi, Mandjeck ortada yok…

Keza Altıparmak döneminde Samed Ali 18’i bile zor görüyordu.

Fırat Gül geldi… Samed Ali bankosuydu.

Harcadığımız milyonlar “Sistemsizlik” nedeni ile buhar oldu ve ortaya da facia ötesi bir başarısızlık geldi.

İşin sadedi, düzensizliği düzenli bir şekilde gördük!

 

BİR TÜRLÜ TRANSFERİ OTURTAMADIK

2. Lig’deyken dünya kadar para verilip getirilen Dilaver, Aydın ve Bahri Can liste dışında bırakılmıştı.

1. Lig’de etkisiz hücum performansı sonucu yine dünya para verilip Mevlüt Erdinç getirildi. İsim olarak tamamdı ancak futbolcu ayakta bile duramadı.

Teknik anlamda Mevlüt konusunda da sınıfta kaldık.

Omolo faciası, Dino'nun yönetilemeyişi, Pereira'nın bal yapmayan arı gibi dolanması vs...

Devam edelim…

Mustafa Reşit Akçay, bariz bir şekilde kontra atak oyununu tercih ederken kanser de etti.

Yerine hücum oynatmak isteyen Mehmet Altıparmak getirildi ve peşine de 7 8 transfer yapıldı.

Fırat Gül geldiğinde aslında takımda psikolojik bir enkaz vardı.

Kısacası Fırat hocanın dokunabileceği aman aman bir şey yoktu.

Tüm bu hareketler sonucunda gördük ki, takımımızı yöneten akılda arızalar mevcuttu ve skorların da etkisi ile bir türlü o bel doğrulamadı.

Tüm bunlar da ortaya bir gerçeği çıkardı…

O da takım kurmanın sanat olduğu ve bunun da sağlıklı bir sistemle oluşabileceği gerçeğiydi.

 

GERÇEKTEN ZOR DEĞİL

Kurulması gereken bu sistem için futbol aklına sahip uzmanlardan destek alınmalıydı.

Ne kadar aldık?

Sportif direktör nasıl olmalı?

İyi bir futbol aklına sahip olmalı ve görev alacağı kulübün felsefesini, sinir uçlarına hakim olmalı.

Tecrübesiyle, kulübün düşünceleri ile doğru orantılı hareket edip teknik direktörü ve futbolcuları ortak akılla belirlemelidir.

Bu anlattığım konu gerçekten zor değil.  

İstesek en kralını yaparız ve neden bu yönetim kurulu bu hareket tarzını benimsemiyor anlamak mümkün değil!

 

KULÜP YÖNETMEK ŞİRKET YÖNETMEYE BENZEMEZ

Genel olarak şunu ekleyebilirim.

Kulüp yönetimlerindeki birçok isim, dolaylı yollardan kulüplerin içlerine giriyor.

Bu nedenleri para gücü, siyasi güç ve ahbap çavuş ilişkisi olarak konumlandırabiliriz.

Yöneticilerin genelinin futbol konusunda bilgileri ve eğitimleri düşük seviyede olduğu gibi kolay ağa düşürülüyor ve bu durum da kulüplerin geleceklerine sirayet ediyor.

Kısacası bir futbol kulübü yönetmek şirket yönetmeye benzemiyor.

Öyle bir şey olsaydı son 3 yılın şampiyonu Fenerbahçe olurdu!

 

YÖNETİCİ NE YAPMALI

Yönetici sahip oldukları bağlantılarla kulübe yeni sponsorluklar kazandırmayı sağlamalı.

Siyasi ve bürokratik temaslar sağlayarak kulübün belli konularda önünü açmalı.

Yapılması gereken farklı projelerle ilgili zamanı kısaltmalı.

Tabii ki bir bütçesi olmalı ancak verdiği paranın geri iadesi için gecelerini uykusuz geçirmemeli!

Futbolcu transferini yönetici yapmamalı.

Mali anlamda sıkıntı varsa eş, dost, aracıları araya sokarak futbolcudan indirimi koparmalı.

Mesela yönetici soyunma odasına girmemeli, antrenmanlarda saha içinden yürümemeli.

Yönetici kulübe ekonomik olarak nefes aldırmalı. Atıyorum loca, kombine vs. satmalı.

 

KULÜPLERİN İŞİ KOLAY DEĞİL

Bir kadro kurmak, bu bağlamda ekonomik ve sportif hususlardaki dengeyi tutturabilmek oldukça zor ve bir o kadar da çetrefilli bir konudur.

Kocaelispor’un geçen sezonki durumuna baktığımızda, bizim yönetimimiz sportif başarıyı ve ekonomik dengeyi bir arada götürebilecek yetkinliğe sahip değildi.

Yeni sezon öncesi ders alındığını ve buna göre hareket edileceğine inanmak istiyorum..?

Şu da var…

Mevcut ekonomik şartlar göz önüne alındığında kulüplerin hareket imkanları oldukça kısıtlanmış durumda.

Üzerine spor yasası da çıktı ve dolayısı ile her adım daha titizlikle atılmalı.

 

NASIL BİR SPORTİF DİREKTÖR İSTERİZ?

İşte tüm bunların ışığında ifade etmem gerekirse bizim Kocaelispor’a “Sportif Aklı” bulmamız şart!

Özellikle transfer süreçlerindeki menajer oyunlarını bertaraf edebilecek, bu ligleri, futbolu Kocaelispor’un ağırlığını bilen bir ismi takıma adapte etmeliyiz.

Erdem Övüç abim menajer konusu ile ilgili gereken mesajları sık sık veriyor.

Teknik ekiple uyumlu şekilde çalışan, alt yapı oyuncularından, amatörden, alt liglerden daha az maliyetli ve gelişime açık oyuncuları izleyip, takıma kazandırabilecek akla fazlası ile ihtiyacımız var.

 

ABUZER ŞAHİN

Mesela Keçiörengücü’ndeki Abuzer Şahin gibi…

Erdem abi söylemişti. Abuzer Şahin yılda 1,2 ay Afrika’nın çeşitli ülkelerindeki alt yaş turnuvalarını izliyormuş.

Dolayısı ile de neredeyse bedavaya kurulan takım 1. Lig’de varlığını sürdürebiliyor.

Abuzer Şahin gibi biri olsa hangi menajer ya da farklı tiplemeler kulüp üzeriden rant elde edebilir ki?

 

YAKUP ATEŞ

Mesela Yakup Ateş… 2. sezon öncesi Erhan Altın sonrası süreçte adı Kocaelispor ile anılan Mustafa Çapanoğlu ile birlikte gelecekti.

Yakup Ateş’in dokunuşları ile özellikle Sancaktepe Futbol Kulübü’nde, kısıtlı bütçe ve imkansızlıklarla sportif başarıyı yakalandı, alt liglerden ve genç olarak çıkarttığı birçok futbolcuyu üst seviyelere gönderdi, tüm bunlar yapılırken de Çapanoğlu’nun sahadaki oyunuyla da Sancaktepe bir süre ayakta alkışlandı.

Hatırlayın, Kocaelispor karşısında İzmit’te neler yapmışlardı.

Yakup Ateş ayrıca, Sakaryaspor’un pandemi sürecindeki kongresinde, başkan adayı Cumhur Genç’in seçim vaadiydi.

Geçtiğimiz sezonu ise 1461 Trabzon ve Çorum FK’da geçirdi.

Çorum ekibi çalkantılı süreçte Ergün Penbe ile birlikte sorumluluk aldı ve Play-off’u yalnızca 1 puanla kaçırdı.

 

FATİH KAVLAK

Diğer isim ise 2017-18 sezonunda kötü başlangıçtan sonra görevden ayrılan Ümit Metin Yıldız yerine teknik direktörlüğümüze gelen ve camiamızı yakından tanıyan Fatih Kavlak.

Fatih Kavlak, teknik direktör olarak o dönem başarısız bir grafik çizmişti.

Zaten kariyerinde bence müspet bir tercih yaparak, sportif direktörlüğe başladı.

Önce Ömer Erdoğan ile Hatay’da, sonra Hakan Keleş ile Giresunspor’da görev yaptı.

Daha geniş imkanlara sahip Hatayspor, ilk senesinde oldukça başarılı performans sergilerken, bireysel olarak da ön plana çıkan oyuncuları olmuştu.

Giresunspor’da ilk senesinde Fatih Kavlak’ı tercih etti ve nispeten dar ve az maliyetli bir kadro ile herkesin düşme adayı olarak gösterdiği ligde kalmayı başardı.

Bu iki noktada da Fatih Kavlak’ın güzel tecrübeler edindiğini, uzun vadeli sunulacak bir projeyle, alt liglerde olduğumuza bakmadan gelebileceğini ve camiamıza bir şeyler katabilecek bir isim olduğunu düşünüyorum. 

 

İLTER KASAP

Bu ismin değerini Kocaelispor olarak pek bilemedik.

1. Lig’deyken adı sanı duyulmamış futbolcuları getirip başarıyı yakalamamızı sağlamıştı.

İlter Kasap’ın kadro kurma konusundaki becerisini bilmeyen yok ve ülkenin her yerinde eşi dostu var.

Unutmadan… Kahramanmaraş mucizesinin de mimarıdır İlter Kasap.

Kocaelispor’dan hayli alacağı olsa da mahkemeye gitmemiştir.

İlter Kasap, bu ülkenin hangi taşın altında hangi futbolcu olduğunu çok iyi bilir.

1 günde takım kurar ve sen de oturur koltuğuna maçını rahat rahat izlersin.

Amerika’yı yeniden keşfetmene gerek yok.

Reçete burada…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
YETKİNCAN GIDA
X