Mert Cengiz yazdı! “Futbol iş değil, bir oyun!”
Mert Cengiz yazdı! “Futbol iş değil, bir oyun!”
Bu replik, 2020 tarihli bir Netflix dizisi olan The English Game isimli yapımda federasyon başkanı ve aynı zamanda Old Etonians takımının kalecisi olan “Soylu beyefendinin” işçi takımı Blackburn’un para harcayarak iyi oyuncuları transfer edip takım kurması karşılığında kullandığı sözleri ihtiva ediyor…
Bizim için ise bir felsefeyi…
The English Game, futbolun Britanya’daki doğuşu ve gelişimini alıyor hikayesinin temeline. Futbol, seçkinlerin sevdiği, oynadığı ve kurallarını geliştirerek bir düzene oturttuğu bir oyun olarak görülüyor dizinin başında.
Futbol federasyonunun yönetim kurulundaki kişilerin oluşturduğu takımın şampiyon olacağı kadar “Seçkinlerin oyunu!”
Başrolde yer alan ve ilk kez bonservis, transfer gibi kavramların oluşmasında katkısı bulunan Fergus Suter ve arkadaşı Jimmy Love üzerinden ise oyunun, profesyonel işe dönüşmesi ve sıradan halk nezdinde yıldan yıla popülerleşmesine katkı sağladığını görüyoruz.
Para karşılığı maçlar yapmayı, yeni stadyum ve antrenman yerleri yapmayı içine alan bir profesyonelleşme süreci…
Suter ve Love, İskoçya’dan önce Darwen’e katılıyorlar. Bu takımlar halk nezdinde işçi takımları hüviyetinde.
Zira kadrolarını düzenli olarak fabrikada çalışan, çoğu zaman antrenman yapamayan “İşçi oyuncular” oluşturuyor.
Ancak Suter ve Love’ın transferleri bunun karşısında konumlanıyor. Zira bu oyuncular haftalık işçiler gibi para alırken, bunu fabrikada çalışmayıp yalnızca oyun oynayarak elde ediyorlar.
Bir anlamda bu işçi takımları da, sermaye takımı olmaya başlıyorlar. Ancak halk nezdinde işçi takımı imajları değişmiyor.
Bu imajın değişmediğini, dünya kupalarında zayıf ülkelerin kuvvetli ülkeleri yendiğinde ya da ülkemizde Anadolu ekiplerinin “Büyük” diye tabir edilen takımları yendiğinde ve başarılar elde ettiğinde içimizde duyduğumuz o ferahlığı bize vererek ispatlıyor yönetmen.
Dizinin hikayesinde bu sınıfsallık çok önemli bir yer tutuyor. Yani oyuncuların bir sahaya çıktıklarında eşitmiş gibi muamele görüyorlar ancak maç sadece saha içinden ibaret değil.
Öncesinde işçilerin antrenman olanakları, beslenme olanakları, maça gidiş meseleleri bile sınırlı vaziyette.
Saha dışı dediğimiz olaylar, dizinin hikayesinde saha içinin gelişimiyle birlikte tekamül ettirilmiş. Dizinin ana karakterlerinden olan, Old Etonians takımının kaptanı olan Arthur Kinnaird özellikle psikolojik yönleriyle olgunlaşma süreci ele alınarak yansıtılmış.
Yavaş yavaş hem saha içerisindeki haksızlıklar karşısında vaziyet alışı, hem saha dışı olaylarda eşiyle ve işiyle olan irtibatında sorumluluk alıp gösterdiği tavırlardaki değişme, olgunlaşma çok hoş şekilde ifade edilmiş.
Aynı şekilde, Suter’in Darwen’den ayrılıp, Blackburn’e transfer olduğu süreçte yaşadıkları, bir santraforun kaleciyle karşı karşıya kaldığı andaki ahvalinden farksız. Her ihtimal bir öğreticiliği, her tercih bir şeyleri göze alabilmeyi içeriyor.
Bu anlamda hem politik hem psikolojik temelli sahneleri bolca içeren bir yapıt The English Game. Olayların gelişimi, dönem itibariyle futbolun oynanış biçimi, takımların kurulması, turnuvanın genişlemesi ve dönemsel kıyafet ve dekorlar oldukça iyi yansıtılmış.
Jack London’ın benzer tarihler Britanya’sını anlattığı Uçurum İnsanları isimli kitabından hareket edersek, işçi dostu ve futbolu paranın önüne konumlandıran patronlar hikayede epeyce zorlama bir noktada duruyor.
Ama her şeye rağmen dizi, futbolun yaygınlaşması sürecini ve kişinin bu top oyunu üzerinden yaşadığı kazanma, kaybederek olgunlaşma ve kendini gerçekleştirme gibi duyguları çok güzel bir şekilde veriliyor.
*Dizide bahsi geçen turnuva İngiltere’de ilk kez 1871 yılında düzenlenen ve halen oynanmakta olan FA Cup yani Federasyon Kupası’dır. Dünyanın en eski futbol turnuvası olma özelliğine sahiptir. Geçtiğimiz yıl Liverpool şampiyon olmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Fırat Gül’e soralım? 21 Aralık 2022 Çarşamba
- Böyle bitmemeliydi 20 Aralık 2022 Salı
- Kaleci Gökhan’ı bu kadar konuşuyorsak sıkıntı var demektir 13 Aralık 2022 Salı
- Kocaelispor forması ağır bastı 08 Aralık 2022 Perşembe
- Karacabey’i gözümüzde çok büyütmüşüz 29 Kasım 2022 Salı
- Kafala: Modern Kölelik Biçimi… 27 Kasım 2022 Pazar
- Bunlar hep Engin Koyun ve Fırat Gül'e eksi yazar 22 Kasım 2022 Salı
- Kocaelispor ve şirketleşme durumu 15 Kasım 2022 Salı
- Madem öyle… Yiğit Canguru’yu ve onun gibilerini gönderin! 08 Kasım 2022 Salı
- Zor deplasman… Rahat galibiyet… 31 Ekim 2022 Pazartesi