Nasıl başlamıştı, bak nasıl bitiyor!

05 Nisan 2022 23:35

 

Nasıl başlamıştı, bak nasıl bitiyor!

Milli takım maçları için verilen aradan sonra cuma günü oynanan maçta Tuzlaspor’un beraberliği, cumartesi günü oynanan maçlarda Bursa ve Boluspor’un mağlubiyetleri, evimizde oynayacağımız ve 3 puan gerimizde yer alan Denizlispor mücadelesini daha da anlamlı hale getirdi.

Zira olası bir galibiyet halinde sıralamada 11.sıraya kadar yükselecek, ligde kalma anlamında fazlasıyla rahatlayacaktık.

İlk Denizlispor mücadelesini hatırlayanlar olacaktır.

Maça çok hızlı başlamış, erken gol bulmanın yanında birçok gol pozisyonundan da faydalanamamıştık.

 

BECERİKSİZLİK

Uzun süre önde götürdüğümüz mücadeleyi yan toptan seken topun ardından kalemizde gördüğümüz golün ardından 1-1 tamamlamıştık.

Pazar günkü maça da çok hızlı ve hırslı başlayan bizdik.

İlk dakikalardan itibaren defans arkasına koşular yaptık ve pozisyonlara girdik.

Özellikle beklerimizin ileri çıktığı pozisyonlarda net şanslar yakaladık.

Ancak lig başından beri gösterdiğimiz bitiriş noktasındaki beceriksizliğimiz bu maçta da devam etti ve maçın ilk bölümü beraberlikle geçildi.

 

İSMET DE HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI

Denizlispor bu hareketli oyundan sonra, nispeten top tutmaya başladığı dakikalarda defanstan çıkarken yaptığımız basit bir top kaybı sonrasında iki pasın ardından Kevin Mayi İsmet ile karşı karşıya kaldı ve sonuca gitti.

İsmet’e güvenmek istiyorum ama hayal kırıklığı yaşıyorum.

Gençlerbirliği maçı, bu maç… Rakiplerin kaleyi doğru düzgün turtan 8 topu vardı, 6’sı gol oldu.

O yüzden… İsmet… Olmadı…

 

DAHA BİLİNÇLİLERDİ

Net 1 puan için İzmit’e gelen Denizlispor’un ortaya koyduğu bu oyun, Mustafa Reşit Akçay döneminde zaman zaman oynadığımız oyunu da anımsattı.

Kompakt bir savunma, hızlı hücumlar…

Ama Denizli’deki bilinçli ve becerikli oyuncu sayısı bizden fazla olduğu için daha net çıktılar ve sonuca vardılar.

Yediğimiz golden sonra mental olarak sallantıya girdik.

Sık top kaybı yapmaya ve panikle oynamaya başladık.

Pereira’nın golüyle bu panik dağıldı ve ilk yarı 1-1 bitti.

Hırslı oyun maçı kazanacağımıza dair iyi sinyaller veriyordu.

 

PANİK!

İkinci yarının başında İlyas Kubilay'ın saçma bir top kaybı sonucu iki pas sonrası golü yedik.

Soldan sağa Gökhan Süzel uzun bir top gönderdi ve bomboş durumdaki Mustafa rahatça golü attı.

Denizlispor o dakikaya kadar oyunu tutmaya çalıştığı eforun çok çok azını hücumda harcamasına rağmen iki gol bulmayı başarmıştı.

İlk goldeki panik hali bu golden sonra da oluştu.

Akıllı ve organize ataklar yapmak yerine, topyekün atak oynamaya çalıştık.

 

SAMED ALİ NEYİ ATACAK?

Samed Ali’nin oyuna girişi de böyle bir değişiklikti.

Girer girmez kale ağzından topu kaleye gönderemeyen Samed’i gol atsın diye getirdiler.

Bu kadar da olmaz ki…

Babacar atmayacak, Samed Ali atmayacak, Benhur atmayacak, Pereira atmayacak, İlyas atmayacak, Raşit atmayacak…

Ben mi çıkıp atayım.

Bu şekilde nasıl ligde kalmaya düşünüyoruz?

Ribauntları toplayıp rakibi boğacak topları kullanmak noktasında etkili olabilecek oyuncularımız Kolovos oyundan çıkınca bölgede sadece İlyas Kubilay kaldı.

Onun da etkisiz olmasıyla beraber rakibi açamadık.

An itibari elimizde patlayan Kolovos da ne harekete geçecek merak ediyorum.

Mehmet hocamızın Denizli maçındaki çaresizliği, oyunu okuma sorunu ve hamlelerindeki karavanayı da eleştirilerimizin arasında eklememiz lazım.

 

SAVUNMA YOKTU

Denizlispor’un sezon başından beri attığı gollerde duran topların fazlasıyla etkili olduğunu biliyorduk.

3. gol bu şekilde geldi. Uzak direkte bomboş durumda iki oyuncunun kalması korkunç bir işti.

Kerem Can da bu anlamda maçın içinde olmadığını ortaya koydu.

Hem ikinci hem de üçüncü golün geldiği yerlere bakarsanız demek istediğimi anlarsınız.

Sonrası çorap söküğü gibi geldi.

Musa Nizam bu takımın sigortası olması gerekirken akıl almaz savrukluğu ile maçın 4-1’e gelmesine neden oldu.

Genelde arkasını toparlayan Diogo da olmadığı için Mazlum ve Musa baskı anında duvara toslayacak bir ikili olduğunu net bir şekilde gösterdi.

 

BİZ NE YAPTIK

Dördüncü golden sonra ne anlatsak boş…

Mesut Bakkal maç sonu açıklamalarında Kocaelispor’un ne yapacağını, bize nasıl önlem alabileceğini çok iyi bildiklerini, buna uygun olarak çalıştıklarını ifade etti.

Maç boyunca da bunu gördük. Sakinlikle geride durmayı, hücumlarımızı karşılamayı ve kontralarla geride bıraktığımız boşlukları çok iyi değerlendirdiler.

Biz ne yaptık…

Koca bir hiç…

 

SEZON BİTİYOR… FARKINDAYIZ DEĞİL Mİ ?

Dediğim gibi… Defansif performansımızı da sorgulamamız gerekiyor.

Mazlum ve Musa ikilisi ileride çoğu zaman yalnız kalan Ömer’i kontrol etmekte çok zorlandı.

Gol beklenti verisinde biz 1.53’lük bir beklenti oluşturmuşken, Denizlispor 1.8’lik bir sayıyı yakalamış.

Ceza sahasına 31 orta yapmışız, 9 korner kullanmışız.

Fazlasıyla taç kullanıyoruz ancak bu tip topları değerlendirebilecek bir organizasyonumuz yok.

Defalarca söyledim… Sezon bitiyor… Bu konuya ehemmiyet vermemiz gerekiyor.

Gol yollarında bu kadar zorlandığımız bir süreçte, bu topların önemini bilip ona göre akıllı davranmak mecburiyetindeyiz.

 

24 ŞUT… 6 İSABET…

Psikolojik olarak aşamadığımız bir nokta var.

Hücum yapıyoruz ama çok gol kaçırıyoruz.

Gol kaçırdıkça da panikliyoruz.

Maç boyunca tam tamına 24 şut atmışız.

Bunların çoğunluğunu ceza alanı dışından çekilen şutlar oluştururken yalnızca 6 tanesinde kaleye isabet sağlayabildik.

Özellikle bu durum, dışarı çıkan toplarda rakip kalecinin topu oyuna yavaş sokmasına ve oyunun soğuyup tempomuzun düşmesine sebebiyet verdi.

 

NEDEN?

Hocayı eleştireceğimiz birkaç farklı nokta var.

Bunlardan ilki…

Maça madem hücumcu olarak başlanılacaktı, neden ilk 11’de Kubilay yerine Mehmet Taş ile başlanıldı?

Kubilay’ın daha fazla forma şansı bulması gerekiyor ama şu da bir gerçek ki Kubilay’ın temastan kaçmasına, topa girmemesine, rakibin aklını karıştırmamasına anlam veremiyorum.

Hoca ile ilgili diğer eleştireceğimiz husus ise değişiklikler noktası.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, oyunun kırılma anlarından bir tanesi Kolovos’un çıkmasıyla orta sahamızdaki boşluklar genişledi.

Maalesef ki bu durum kırılmayı çok hızlandırdı.

 

BENHUR’UN KULÜBEYE ÇEKİLMESİ LAZIM

Bireysel performans olarak ise stoper tandemimizde bariz sıkıntı göze çarpıyor.

Mazlum - Berkay ikilisi daha başarılı maçlar çıkartıyordu.

Buna ilaveten Kolovos 10 numara pozisyonu yerine daha 8 gibi, oyun kurucu pozisyonunda tercih edilmeli.

Bal yapamayan arımız Pereira kötünün iyisiydi.

Ancak son zamanların kötü performanslılarından birisini sergileyen Benhur’un artık yedek kulübesine çekilmesi gerekiyor.

Denizli maçında oyundan çıkması gereken bir isim varsa o da Benhur’du.

Aylardır ortada yok.

Vaktimiz kalmadı... Hatırlatmak isterim... 

 

MÜSLÜM BABA

Aslında sonuçla, maçın hikayesi başka.

Etkili ve istekli başladık.

Kolovos kaçırdığı her pozisyonda hırsını taraftara hissettiriyordu.

Kaçırdıkça panikledik, hatalar yaptık.

Toplamdaki istatistikler ve maçın genelindeki oyun ile üstün olan taraftaydık.

Ancak basit goller yiyip, çıkaramadık, geri dönemedik... 

Tepki veremiyoruz kısacası. 

Oyundan düştük ve hikaye bizim için öylece devam etti.

Kaybettik, üzerine de Altınordu kazandı, iki sıra birden düştük.

Çok çok önemli bir fırsatı teptk... 

Rahmetli Müslüm Gürses’in de dediği gibi…

Nasıl başlamıştı, nasıl bitiyor…

Umarım sezon sonu da aynı şarkıyı mırıldanmak zorunda kalmayız…

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
YETKİNCAN GIDA
X