Play-Off'a kadar TAKIM olur muyuz?
Artık ligin sonu yaklaşırken Kocaelispor’un önündeki hedef, lig sonuna kadar toplayabileceği tüm puanları toplamak, en yüksek puan ve en iyi sıralama ile ligi tamamlamak ve Play-Off’taki rakiplerine tabiri caizse gözdağı vermek. Merak edilen soru eğer kalırsak, Play-Off'a kadar hazır bir takım oluyor muyuz? İzleyemediğim Şanlıurfa maçı hariç son 4 maçın toparlamasını paylaşıyorum.
AMED MAÇINDA OYUN YOKTU
Amedspor karşısında, kötü oyunla kaybedilen üç puan sonrası, rakiplerimizle oynayacağımız (Erzincan ve Hekimoğlu) maçlar öncesi kıymetli görülen bir maça çıktık. Takım olarak gerektiğinden fazla yorulmadığımız, çoğu zaman topu rakibe vererek, kontralar ve duran toplarla galibiyet arayacağımız görüntüsü ilk yarıda verilmişti.
BATUHAN EN GOLCÜ İSİM OLDU
Nitekim ikinci yarıda iyi diyebileceğimiz bir dakikada hızlı hücum ile golü bulduk. Burak’tan aldığı şık bir pasla kaleciyle karşı karşıya kalan Batuhan Er iyi bir bitiricilikle takımımızı öne geçirdi. İleri hattımızda, şuan en formda ve istekli görünen isim Batu. Israrların neticesinde, önceki senelerdeki gol sayısından halen daha çok uzak ama takımımızın en golcü oyuncusu statüsüne nihayet ulaştı.
KAZANMA ALIŞKANLIĞI
Kahramanmaraş maçında şu görüldü. Golden sonra rahat bir oyun oynuyoruz. Önemli olan atmak ama atana kadar acı çektiğimiz de bir gerçek. Özellikle kendi sahamıza çekildiğimizde, zor pozisyon veren bir takıma dönüşüyoruz. Bu -yerleşik oyun- adına sevindirici. Maraş’ta rahat bir oyunla maçın bitmesini bekledik. Dilaver’in harika frikik golüyle rahatladık. Oyun anlamında vasattık ama kazanma alışkanlığı bağlamında kıymetli bir işti.
ERZİNCAN MAÇINDA ERKEN GOLLE GERİYE DÜŞTÜK
Erzincanspor, 5 maçlık kazanamama serisinin ardından, tekrar play-off hatına tutunmak için biz ise yolumuza kayıpsız devam edip, rakiplerimizin birbiriyle oynadığı haftada puan farkını arttırmak için sahadaydık. Maçın ilk 5 dakikalık kısmı, alışık olduğumuz hızlı başlangıçlardan birisiydi. Fakat duran toplarda karşımıza çıkan zafiyet, bu maç içinde de kendini gösterdi ve maalesef erken bir golle geri düştük.
ASIL SORUN FİNAL
Golün arkasında reaksiyon göstermek adına bol paslı ve özellikle kenar organizasyonlarıyla pozisyonlar aradık. Kaçırdığımız, net diyebileceğimiz pozisyonlar oldu. Oyunumuzu geliştirmekte biraz zorlansak bile pozisyona girmek konusunda çok da zorlandığımız söylenemez. Asıl problemimizi bu pozisyonları bitirmekte ve son pasları atma konusunda yaşıyoruz.
MERKEZ DİRENCİ
Oyunun savunma anlamında zafiyet gösterdiğimiz nokta ise top kaybı yaptıktan sonra geri kazanma adına ileride yapacağımız presleri tam olarak yapamamamız, savunmamızdan seken boştaki topların genelini toparlayamamamızdı. Kısacası merkez direnci ve bağlantıları konusunda tempo ve algı kopukluklarımız var.
İLK YARININ SONUNDAKİ GOL İYİ OLMADI
Erzincan maçında -İlk yarı bitti- derken, ileride kaptırdığımız topa basıp, bariz şekilde alabileceğimiz bir pozisyonda rakibin yine 40-50 metre top sürmesine (Bizim Uğurcan) engel olamadık ve atılış itibariyle güzel, bizim açımızdan talihsiz bir kontra golü gördük. Asisti de İzmitli futbolcu Uğurcan Bekçi’nin yaptığını detaylara ekleyeyim. Bu golün benzerini Amedspor’a karşı yediğimiz 2. golde de görmüştük. Bu da hatalarımızdan ne kadar ders çıkarttığımızla alakalı önemli bir mesaj veriyor!
ÜMİTLENDİK
Hücumdayken kaybedilen toplara karşı sertliğimizi ve hemen pres çabamızı artırmayı denemeye devam etmeliyiz. Yoksa takımın sahadaki boyu uzuyor ve rakip kolayca boşluklar ve pas imkanları buluyor. İkinci yarının hemen başında –Sürpriz- diyebileceğimiz bir gol bulduk. Henüz ilk atakta kazanılan topta kazanılan gol ikinci yarıya bizim adımıza ümitlendirici bir başlangıç oldu.
İMKANLAR BULABİLİYORUZ ASLINDA
Golden sonra sürekli önce baskı ve topu ayağımıza alarak oynamaya başladık. Yine çokça pozisyona girdik. Erzincanspor’un özellikle tempoyu düşüremediği dakikalarda birçok isimle pozisyon bulduk. Çizgiye inilen pozisyonlarda rahat imkanlar bulabiliyoruz. Burak Süleyman’ın kaleciyi geçen şutu maalesef ki direkleri geçemedi. İnanılmaz bir talihsizlik yaşadık.
BURAK SÜLEYMAN’IN ÇIKMASI
İkinci yarı itibariyle yaklaşık 20-25 dakika çok güzel bir baskı kurmayı başardık. Özellikle Burak Süleyman oyundan çıktıktan sonra, takımımız oyunu rakip sahaya yıkmayı ve baskılı oyununu sürdürmeyi başaramadı. Bu dakikalarda Erzincanspor da yaptığı değişikliklerle direncimizi kırmayı başardı. Özellikle 2 ve 3. bölgedeki isimleri değiştirerek, savunma ve orta sahamıza baskı uygulayarak bize rahat top taşıma imkanı vermediler.
KAÇ MAÇI ÇÖZDÜK
Tekrardan orta sahayı kuvvetlendirip oyunu yıkmaya çabalayabilirdik. İrfan ve Dilaver değişikliklerinin bu anlamda çok geç yapıldığını düşünüyorum. Özellikle geride olduğumuz maçlarda, doldur boşalta veya uzun topa dönmemiz, bugün üst liglerde görmediğimiz, bizimse hala uygulamaya çalıştığımız bir yöntem. Bu girişim, sezon başından beri bu şekilde sıkışan maçların kaçında bizim için çözücü oldu? Vereceğimiz net bir örnek yok.
MURAT CEM
Bir parantez de Murat Cem için açalım. Maç özelinde sezonun en etkisiz performansı gösterdiğini söylemek yanlış olmaz. Ama genel olarak Murat’tan razıyız. Oyunda olduğu zamanlarda, özellikle 2. bölgede pas yüzdemiz artarken, defansif anlamda da daha temkinli bir yerde duruyoruz. Sürekli arayan ve savunmada çalışkan, iki yönlü hali bence sezonun görünmeyen, fakat takım adına önemli hizmetlerinden.
KALEYİ TUTSA GOLDÜ
Murat’ın sürekli araması pozisyona da girmesini beraberinde getiriyor. Pas tercihleri henüz tam bir standarda ulaşmasa da üçüncü bölgede sürpriz oyuncu olarak skora katkı sağlayabilir bir kimliğe sahip. Erzincan maçındaki şutunda top direği yalayıp dışarı çıkmıştı. O top kaleyi tutsa goldü. Çünkü kaleci de kilitlenmişti.
ÇOK KAÇIRIYORUZ
Baskımız kırıldıktan sonra attığı bir uzun topla Tahir Babaoğlu’nun kaleciyle karşı karşıya kalmasını sağladık. Oyunda kalmasının ve takımımız için oyun kurgusundaki önemini, kötü performans gösterdiğimiz maçta bile ortaya koymuş oldu. İyice kapanan Erzincanspor’a karşı net pozisyonlar bulsak da ilk yarıda yediğimiz iki golü çıkartamadık. İki topumuz çizgiden çıkartılırken, bir topumuz da direkten döndü.
Evimizde son 3 haftada kaybettiğimiz 6 puan sebebiyle Hekimoğlu deplasmanına ikincilik yerine, Play-Off’u sağlamlaştırmak için çıktık. Play-off dışıyla puan farkımız 3 puana kadar düşmüştü. Genel oyunumuz yüksek düzeyde olmasa da direncimiz ile 1 puanı getirdik. Burhan’ın oyundan erken çıkması, Batuhan’ın durağanlığı ve açıkçası Hekimoğlu’nun da gününde olmaması puanı getirdi.
SON VURUŞLARDAKİ ACEMİLİKLER
Öyle bir maç oldu ki, sabaha kadar oynansa maç 0-0 bitecek gibiydi. Kırılma pozisyonu Murat Cem’in Batuhan’ın şutunu çizgi üzerinden çıkarmasıydı. Tabii ki burada Bayram’ın da elleri ile topu yumuşattığını söylememiz lazım. Takımın en dinamik ancak son vuruşlardaki en talihsiz ismi Benhur son bölümde karşı karşıya kaldığı pozisyonda acele etmeseydi, Trabzon’dan galibiyetle dönecektik. Keza Semih de çok iyi bir pozisyon buldu ama o da kafasını kaldırmadan kör bir şut çekti, topu dışarıya gönderdi.
DİRENCİMİZLE KAZANDIĞIMIZ 1 PUANDI
Biz Hekimoğlu Trabzon maçında iyi oynamadık… Dirençli ve mücadeleciydik. İyi oyun demek, oyunun hakimi olmak, rakibi sahasına hapsetmek, oyunu sürekli yönlendiren bir oyun oynamak demek. Biz bunu yapabildik mi? Hayır… Top sürekli Hekimoğlu’ndaydı ve biz kazandığımız toplarla hızlı şekilde sahamızı terk ederek rakip kaleye inmek istedik. Samanalevi misali… Eğer geriye düşseydik sonraki süreci nasıl yöneteceğimiz konusunda bize fikir vermeyen bir maçtı Hekimoğlu maçı. Böylesi bir deplasmanda alınan 1 puan iyi puandı.
İZLEYEMEDİK Kİ
Son maçımızı Şanlıurfaspor ile oynadık. Misli.com bu karşılaşmayı yayınlayamadığı için, bize de yasak olduğu için maçı izleyemedim. Bu nedenle bir değerlendirme yapamam. Maç ile ilgili gördüğüm tek şey Bayram’ın kurtardığı penaltıydı. Kendisine ve emek sarf eden herkese galibiyet için teşekkür ederim. Misli.com için uzun uzun bir şeyler yazmak lazım.
BECEREMİYORSUNUZ
Anti parantez şu kadar anlatayım. Misli.com yayın haklarını aldı ama onlarca kulübün maçını yayınlayamayarak mağdur etti. Eğer bir topa girdiysen altından adam gibi çıkacaksın. Bu iş gönül eğlendirme işi değil. Beceremiyorsunuz! Millete bahis oynatacağım diye maçlar sürekli hafta içi oynanıyor.
KULÜPLER CEZA ALIYOR
Nihat Özdemir’e seslenelim. Eski TFF ve Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in sahibi olduğu Misli.com görevini iyi yapamıyor, maçların çoğundan kimsenin bir haberi yok. İnsanlar bu nedenden ötürü maçlara kaçak göçek girmeye çalışıyor ve kulüpler bu nedenle sürekli ceza alıyor.
HEPSİ SENİN YÜZÜNDEN
Ancak şu da var… Stada girenlerin de kulübü düşünmeden maçı izleme hevesini de anlamak mümkün değil. Eğer sen giriyorsan ben de girmeliyim. Senin benden bir ayrıcalığının, üstünlüğün yok. İşte bunlar hep Misli.com’un yüzünden oluyor. Maçlar yayınlasa da stada girme ihtirası içinde olanlar da hem bencillik yapıyor hem de kulübe ceza gelmesine neden oluyor. Bunlar –Nasıl olsa öderler… Bana ne- diyor ama binlerce Kocaelisporlunun hakkını gasp ettiğini umursamıyor!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Fırat Gül’e soralım? 21 Aralık 2022 Çarşamba
- Böyle bitmemeliydi 20 Aralık 2022 Salı
- Kaleci Gökhan’ı bu kadar konuşuyorsak sıkıntı var demektir 13 Aralık 2022 Salı
- Kocaelispor forması ağır bastı 08 Aralık 2022 Perşembe
- Karacabey’i gözümüzde çok büyütmüşüz 29 Kasım 2022 Salı
- Kafala: Modern Kölelik Biçimi… 27 Kasım 2022 Pazar
- Bunlar hep Engin Koyun ve Fırat Gül'e eksi yazar 22 Kasım 2022 Salı
- Kocaelispor ve şirketleşme durumu 15 Kasım 2022 Salı
- Madem öyle… Yiğit Canguru’yu ve onun gibilerini gönderin! 08 Kasım 2022 Salı
- Zor deplasman… Rahat galibiyet… 31 Ekim 2022 Pazartesi