Selçuk İnan bu sporu gerçekten yapıyor!
Açıkçası maç öncesinde kime sorsanız, bu skoru kolay kolay tahmin edemezdi.
Ancak sahadaki mücadele, tribünlerdeki atmosfer ve maç sonunda ortaya çıkan tablo hepimize büyük bir mutluluk yaşattı.
Cevdet Hoca’yla erkenden yola koyulduk.
Hava da güzeldi, “Stada erken gidelim” dedik.
İyi ki de erken gitmişiz.
Çünkü daha stada varmadan Kocaeli’nin havasının değiştiğini hissetmek mümkündü.
Stadın çevresinde, ara sokaklarda adeta bayram havası vardı.
İnsanların yüzünde tebessüm, taraftarın üzerinde büyük bir heyecan vardı.
Ama beni en çok mutlu eden görüntülerden biri, ailelerin de stada akın etmesiydi.
Çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı herkes oradaydı.
İşte özlediğimiz Kocaelispor tribünü tam olarak buydu.
Böyle bir manzaranın, bir Anadolu kulübü olarak ülkede de sayısı çok sınırlıdır.
Köfteciler de yerlerini almıştı…
Adettendir, herkes elinde köftesiyle stada doğru yürümeye başlamıştı.
Blok cezamıza rağmen tribünlerdeki seyirci sayısı ve atmosfer oldukça iyiydi.
15 binden, 75 bin kişilik ses çıktı. Bu anlamda Türkiye’nin en baba taraftarı biziz!
Bakın, seyirci demiyorum, taraftar diyorum…
Fakat benim için günün en güzel görüntüsü, Samsunspor ile aramızda esen dostluk rüzgârlarıydı.
Bir araya gelmek, karşılıklı alkışlar, iki takım taraftarının birbirine gösterdiği saygı…
Gün içinde de Enver Güler ve Hodri Meydan’ın kafa takımı, Samsun’dan gelen konuklarını en iyi şekilde ağırladı.
Toparlamak gerekirse, ortam harikaydı!
NASIL BİR KOCAELİSPOR İZLEDİK
Gelelim maça…
Kendi adıma oldukça zevkli bir mücadele izledim.
Çok önemli eksikleri olmasına rağmen, Samsunspor ayağa iyi pas yapan, hızlı atakları da araya ekleyen etkili ayaklara sahip bir takım görüntüsü verdi.
Kadro derinliği ilerleyen dakikalarda onları zorladı.
İki takım da maça yüksek tempoyla başladı.
Ancak Samsun gerçekten ciddi ataklar yaptı. Özellikle Tomasson ve Emre Kılınç üzerinden, bizim sağımızdan geldiler.
Bu arada Tomasson topçunun ağababası! Onu da araya ekleyeyim.
İlk yarım saatte biraz şanslıydık açıkçası.
Ancak Kocaelispor’un genel olarak en büyük artılarından biri oyuncuların birbirlerinin açığını kapatması ve her pozisyona göre aksiyon almasıdır.
Selçuk hoca bu konu yani alan, adam paylaşımı ile yardımlaşmada mahir bir teknik adam.
Bir pozisyon vardı, özellikle dikkatimi çekti.
Haidara ileride, üçüncü bölgede kaldı.
Onun boşalttığı alanı Berkan hemen kapattı.
Gözüm direkt Selçuk Hoca’ya gitti ve o da Berkan’ı alkışladı.
İşte futbol tam olarak böyle bir oyun.
NEDEN BUNLARI ÖZELLİKLE ANLATIYORUM?
Çünkü Selçuk Hoca günümüz futboluna gerçekten kafa yoruyor.
Modern futbol anlayışını sahaya yerleştirmeye çalışıyor.
Oyuncuların sadece kendi mevkilerini değil, takım arkadaşlarının görevlerini de düşünmesini istiyor.
Transferlerde hocanın tek yetkili düşünüyorum. İzleme ekibinin de çok iyi çalıştığı ortada.
Santos, Aye, Baku ve Maglica…
Bana göre dördü de net transfer.
Kim getirdiyse eksik olmasın.
Özellikle Maglica… Sanki yıllardır Kocaelispor forması giyiyormuş gibi.
Takımı ve arkadaşlarını kısa sürede benimsemiş.
Son anda takıma katılan Gulliksen ise henüz fazla süre bulamadı ama kaliteli bir kumaşı olduğu belli.
O da zamanla farkını ortaya koyacaktır.
Takımın yaş ortalamasının düşmesi de sahaya olumlu şekilde yansıyor.
Gençlik, dinamizm ve mücadele gücü Kocaelispor’un oyununa ciddi katkı sağlıyor.
Transferlerin takıma kısa sürede uyum sağlaması ise ayrıca önemli.
SAMSUNSPOR'A DA ZAMAN GEREKİYOR
Samsunspor için ise biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Kadroları oldukça değişti ve yeniden yapılanma içerisindeler.
Eksikleri var ve onlar geldiğinde kolay kolay bileğini bükemezler.
Yüksel Yıldırım başkan tek ve sahipsiz.
Bunun da farkındayız.
Samsunlular kızıyor ama yarın Yüksel Yıldırım “Ben gidiyorum” dediğinde sıkıntı çekerler.
Amaaaaa, bir kulübün, camianın kaderini de bir kişinin eline bırakmamak da lazım.
Bu nedenle şehrin de Samsunspor için pozisyon alması zorunludur.
Böyle olmazsa, kim olursa olsun bir gün mazotsuz kalır.
Benden söylemesi.
KALEDE GÜVEN VEREN BİR SERHAT
Bir parantez de kaleci Serhat’a açmak istiyorum.
Altınordu’da farkını gösterdi, Kocaelispor formasıyla ise kalitesini iyice ortaya koymaya başladı.
Sanki yıllardır bizimle birlikteymiş gibi bir görüntüsü var.
Özellikle ayaklarına çok hâkim olması, oyunu geriden başlatabilmesi ve reflekslerinin çok güçlü olması dikkat çekiyor.
Aye’nin attığı golde Santos’a gönderdiği pas ise gerçekten tam isabet bir pastı.
Umarım uzun yıllar Kocaelispor’un kalesini korur.
Hatta bu performansının, tribünde maçı takip eden Montella’nın da dikkatini çekmiş olabileceğini düşünüyorum.
ŞİMDİ SIRA GALATASARAY'DA
Şimdi önümüzde Galatasaray deplasmanı var.
Kolay bir maç olmayacağı kesin.
Ama bu takımın sahaya çıkarken hiçbir rakipten korkmadığını artık biliyoruz.
Mücadele eden, koşan, basan ve en önemlisi pes etmeyen bir Kocaelispor var.
Bu yüzden Galatasaray deplasmanından iyi bir sonuçla döneceğimize dair inancım tam.
Çünkü bu takım artık sadece futbol oynamıyor.
Birbirine inanıyor…
Birbirinin açığını kapatıyor...
Son düdüğe kadar mücadele ediyor.
Ve en önemlisi…
Pes etmiyor ve bu takımın hiç geri vitesi yok!
İŞTE BİZİM TAKIMIN ÖZETİ
Samsunspor maçında sonra Selçuk Hoca’yı özellikle izledim.
Maç biter bitmez oyuncularının yanına gitti, tek tek sarıldı, öptü.
O an bir kez daha anladım.
Bizim takımın en büyük gücü sadece sahadaki futbol değil.
Aile olmak…
Oyuncunun hocasına, hocanın oyuncusuna inanması…
Başarı dediğimiz şeyin temeli de zaten burada yatıyor.
Kocaelispor bugün koşuyor, mücadele ediyor, savaşıyor ve vazgeçmiyorsa bunun altında birliktelik var.
Birlikteliğim mimarı da Selçuk İnan’dan başkası değil.
Evet, biliyorum… Daha yolun başındayız…
Ama görünen o ki bu takım bize uzun zamandır özlediğimiz heyecanı yeniden yaşatacak.
Yolunuz açık, mücadeleniz daim olsun.
Sağlıcakla kalın…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Tüm takım İNANIYOR! 31 Ağustos 2026 Pazartesi
- İyi mücadele ettik! 17 Ağustos 2026 Pazartesi
- Topa dönüyoruz! 12 Ağustos 2026 Çarşamba
- Asıl sorulması gereken soru 11 Ağustos 2026 Salı
- Hiç düşünmezler ki… 10 Ağustos 2026 Pazartesi
- Tablo pek iç açısı görünmüyor! 03 Ağustos 2026 Pazartesi
- Fatihhan Demir'e çok iyi bakın! 27 Temmuz 2026 Pazartesi
- İspanya’dan iki türlü ders! 20 Temmuz 2026 Pazartesi
- Daha iyisi olana kadar en iyisi bu! 13 Temmuz 2026 Pazartesi
- İnşallah hayata geçer! 29 Haziran 2026 Pazartesi